top of page
GÖRÜNÜM
VİCDAN
Yaşamımıza yön veren,doğruları bulmamıza yardım eden çok önemli varlığımız vicdanımızdır. Yaşamı hep sürecek gibi düşünenler ,etrafına kibir ile yaklaşanlar , herkesi ezip geçip zamanı hesaba katmayanlar mutlaka vicdanına danışmalı doğruları bulmalıdırlar. Bunun dışında, kendisi için büyük emekler verenleri unutanlar, vefasızlığı elden bırakmayıp bencilliğe kapılanlar da bir gün güç duruma düşebileceklerini hesaba katmalılar. Duygusal ve düşünsel kayıtsızlık bizi makinalaştır

Ahmet Güdücüoğlu
23 Şub2 dakikada okunur
TEŞEKKÜR ETMEK
Bazen çevrede kilerimizi istemeden kırabiliyoruz. Günümüzde sorunları daha da artan kişiler, karşısındakileri fazla düşünmeden verdiği cevaplarla üzebiliyor. Dertleri karşısında bunalan kişi çabucak bir yakınını verdiği cevaplarla tersleyebiliyor. Daha sonra hatasını anlayanlar kırdıkları dostlarını arayıp bir özür dileme konusundada yetersiz kalabiliyorlar. Özür dilemek kırdığımız, yaraladığımız kişiyi, ilişkiyi iyileştirmek için çok gerekli bir davranıştır. Ancak bizler bu

Ahmet Güdücüoğlu
17 Şub2 dakikada okunur
ORKİDELER
Orkideleri çok severim ama nazlı ve narindirler. Yılda birkaç kez çiçek verir ve o çiçekler de ortalama üç beş ay kalır, kalmaz. Sonrasında saksıda kalansa, sadece ince, uzun ve çoğu insana anlamsız gelen bomboş gövdedir. Kimi kişilere bu yapraksız, çiçeksiz orkideler garip ve gereksiz gelir. Oysa, benim gözümde hiç de öyle onların dediği gibi değildir. Ben o kuru gövdelerde umudu görürüm, yarın açacak rengarenk çiçekleri ve çiçeklerin etrafını sarmalayan yaprakları görürüm.

Ahmet Güdücüoğlu
16 Şub2 dakikada okunur
FÜRUZAN
Füruzan, Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisidir. Türk öykücülüğünde toplumun hakkı yenmiş, duyarlıklı iç dünyaları keşfedilmemiş insanlarını yazmıştır. Füruzan, 29 Ekim 1932 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. 11 Şubat 2024 tarihinde İstanbul'da 92 yaşında vefat etti.Asıl adı Feruze Çerçi’dir. Baba tarafı, Balkanlardan göç etmeye zorlanmış bir ailedir. Esnaf olan babasını küçük yaşta kaybetti. İlkokulu 1946 yılında bitirdi. Parasız Yatılı sınavını kazanmışsa da

Ahmet Güdücüoğlu
11 Şub2 dakikada okunur
SÜMEYRA ÇAKIR
Sümeyra Çakır, müzik yaşamına, Dostlar Korosu'nun 1975 yılındaki kuruluş süreciyle birlikte adım atmış olan ve Ruhi Su'nun yetiştirdiği en önemli müzisyenlerdendi. 1946 Edirne doğumlu olan sanatçı, İTÜ Maçka Mimarlık Fakültesinden 1969‘da mezun oldu. Üniversiteye devam ederken, aynı zamanda 1966 yılında başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Klasik Batı Müziği Şan Bölümünde 1977 yılına kadar eğitim gördü. Sümeyra Çakır anılarında müzik yaşamından şu şekilde anlatımda bulu

Ahmet Güdücüoğlu
10 Şub2 dakikada okunur
CEM KARACA VE BARIŞ MANÇO
Türk Rock müziğinin en önemli temsilcileri sayılan Cem Karaca ve Barış Manco’yu Şubat ayında kaybetmiştik. Bu ikiliden 01 Şubat 1999 da Barış Manco’yu ve 08 Şubat 2004 te Cem Karaca’yı yitirmiştik. “Sen gülünce güller açar, Gülpembe Bülbüller seni söyler, biz dinlerdik, Gülpembe” Gençliğimizde Barış Manço’nun “7’den 77’ye” adlı programını televizyon başında heyecanla beklemeler ve o çok saçlı adamı fotoğraf haricinde ekranda seyretmenin, dinlemenin mutluluğu. Yani şimdiki gib

Ahmet Güdücüoğlu
7 Şub2 dakikada okunur
NİYAZİ AKINCIOĞLU
“Selâmın geçiyor besbelli, Yeşerdi telgraf direkleri. “ Bölgemizde yetişmiş değerli Şairlerden biriside Niyazi Akıncıoğlu’dur. Oldukça önemli edebiyatçımız şiir sanatında güzel şiirleriyle yerini almıştır.1919 yılında Kırklareli'nin Pınarhisar İlçesi, Kurudere Köyü'nde dünyaya gelen Niyazi Akıncıoğlu (tam adı Muharrem Niyazi Akıncıoğlu) orta öğrenimini Edirne ve Bursa'da yaptı. Ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Kırklarelinde serbest avukatlık yaptı. 1

Ahmet Güdücüoğlu
3 Şub3 dakikada okunur
BİLGE OLGAÇ
BİLGE OLGAÇ Bizim coğrafyamızda bir çok değerli sanatçılar,edebiyatçılar,sanat insanları yetişmiştir. Bu gün Vize’de doğmuş bir film yönetmeninden söz etmek isterim.Türk sinemasının Jeanne d’Arc’ı olarak tanımlanan Türkiye’nin ilk kadın yönetmenlerinden Bilge Olgaç, altı çocuklu bir ailenin çocuğu olarak 14 Ocak 1940’ta Kırklareli’nin Vize ilçesinde dünyaya geldi. Altı kardeşin en küçüğü olan Bilge, maddi imkansızlıklarla dolu bir çocukluğun ardından Nişantaşı Kız Enstitüsü’n

Ahmet Güdücüoğlu
21 Oca3 dakikada okunur
ACILAR
Farkında mısınız bilmiyorum ama acayip bir yüzyıla şahitlik ediyoruz. İyi, hoş, güzel ve insana umut veren ne varsa, ya yüzüne bakılmıyor, ya da bakılsa bile, üç beş güne kalmadan tüketilip bir kenara atılıyor.Biraz mutlu olmaya gör, biraz ayağa kalkmaya, umut etmeye, yeniden sevmeye gör, anlatacak, paylaşacak kimse bulamıyorsun. Düşmüşsen, bir felaket yaşamışsan, yara almış ya da incitilmişsen, biri gelip, biri gidiyor."Anlatsana, ne oldu, nasıl oldu?"Hani merak ettiklerinde

Ahmet Güdücüoğlu
20 Oca2 dakikada okunur
GİDENİN ARDINDAN
En zoru, gidenin ardından yazmaktır. İnsan ne yazacağını, onca kelimeyi, cümleyi, acıyı nereye koyacağını bilemez. En zoru, gidenin ardından yazmaktır. "Görüşürüz." mü diyeceksin, yoksa "Kendine iyi bak." mı ?Göz göze gelinmeyecek bir daha, çaldırdığın telefon açılmayacak. Sorulmayacak bir daha hal hatır, tavla oynanmayacak, yağmurda ıslanıp, sokakta rastlanılmayacak. Bilirsin, sevdiğini kaybettikten sonra ne sen o bildiğin sensindir ne de Dünya o bildiğin Dünya. Azala azala

Ahmet Güdücüoğlu
19 Oca1 dakikada okunur
EVDE YOKLAR
Tarihler boyunca bin bir zorluklar yaşayan insanlığın, sonunda mücadelesiyle, umuduyla bütün zorlukların üstesinden geldiğini biliyoruz. Zorlu pandemi günleri için genellikle geçmişle karşılaştırılıp yahu ne savaşlar, ne salgınlar atlattık, bunu da atlatırız denildi. Örneğin: 1.Dünya Savaşı'nda yirmi iki milyon, İspanyol gribi salgınında elli milyon insan ölmüş. Sonuçta Dünya dönmeye devam edecek ve bu zorlu günleri de mutlaka atlatacağız. Ama bu kez değişik olan, sanki farkl

Ahmet Güdücüoğlu
14 Oca3 dakikada okunur
NAZIM
Hikmet Bey ve Celile Hanım’ın oğlu Nazım Hikmet, 15 Ocak 1902’de Selanik’te dünyaya gelir. Babası Hikmet Bey, çeşitli illerde valilik yapmış olan Nazım Paşa’nın oğludur. Osmanlı Hariciyesi’nde çeşitli memurluklarda ve Matbuat Umum Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Annesi Celile Hanım ise, dilci Enver Paşa ile Leyla Hanım’ın kızıdır. İlk kadın ressamlarımız arasında anılan Celile Hanım, kültürlü, sanatçı ruhlu bir kadındır.Küçük Nazım ilk eğitimini annesi ve sıkça şiirli toplan

Ahmet Güdücüoğlu
13 Oca3 dakikada okunur
ONAT KUTLAR
ONAT KUTLAR Edebiyatımızın seçkin bir yazarı, sinema insanı Onat Kutlar’ı yitireli 31 yıl olmuş. 30 Aralık 1994’te The Marmara Oteli’nin pastanesinde patlayan bomba yaralanmasına, 11 Ocak 1995 ’te de ölümüne yol açtı onun. Geride şiirleri, öyküleri,denemeleri, portre ve sinema yazıları kaldı.Çok yönlü biriydi Onat Kutlar, yazılarının yanı sıra sinemamızın köşe taşı sayılabilecek “Yusuf ile Kenan” 1979, “Hazal” 1979, “Deli Kan”1981, “Hakkari’de Bir Mevsim” 1982 filmlerinin

Ahmet Güdücüoğlu
10 Oca4 dakikada okunur
CEMAL SÜREYA
Modern şiirimizin usta şairi Cemal Süreya’yı 9 Ocak 1990’ da 59 yaşındayken yitirdik. Şair kısmı yaşama genellikle sezgisel yaklaşır. Süreya’da kendi yaşamına dair, “Kehanet 1985” şiirinde şöyle diyordu: “Lokman şair senin hayatın/ Yedi kırlangıcın hayatı kadar/ Altısını yaşadın/ Bir kırlangıcın daha var.” Kendisine bu mısralarla ilişkin sorulara şöyle karşılık veriyor: “Lokman Hekim söylencesinden çıkış yaptım. Lokman yedi kartal ömrü dilekte bulunmuş. Kartalın 80 yıl yaşadı

Ahmet Güdücüoğlu
9 Oca4 dakikada okunur
YENİ YIL
Karşıladığımız yeni yılda daha umutlu, daha keyifli işler yapmak durumundayız. Örneğin kendimize iyilikler yapacağız. Küçük sevinçler arayacağız. İyi müzikler dinleyecek, iyi filmler izleyeceğiz. Vasatın hakimiyetine karşı, niteliğin zaferi için mücadele edeceğiz. Sanat iyileştirir anlayışıyla daha fazla sergiye, daha çok kütüphaneye, daha çok konsere gideceğiz. Karanlığa ses çıkaracağız. Korkabiliriz, kendimizi yalnız hissedebiliriz, bunalabiliriz. En azından doğamız için, i

Ahmet Güdücüoğlu
31 Ara 20253 dakikada okunur
NECATİ KAYHAN
Bazı insanlar vardır beraber olduğunuz ortamlarda içiniz ısınır, O geldiğinde neşeniz, yaşama daha bir sıcak bakmanız artar. O kişiyle birlikte olduğunuzda karamsarlığınız kaybolur, bahar coşkusu gibi bir sevinç kaplar yüreğinizi. İnsani duyguların giderek yara aldığı günümüzde Onun gibi insanların dostluğuna sahip olmak çok değerli. Bu güzelliklerin farkında olmamakta ayrı bir hüzün kaynağı. Çocukken mahallede arkadaşlarla saklambaç oynardık. Yakayı ele verir, ebe olurdum.

Ahmet Güdücüoğlu
30 Ara 20253 dakikada okunur
SADRİ ALIŞIK
Ofsayt Osman da oydu, Turist Ömer de sinema dünyamızdaki yerinde. Sadri Alışık 100 Yaşında. Doğumundan 100 sene sonra hala 7’den 70’e halkımızın ve tüm sevenlerinin kalbinde yaşamaya devam ediyor. Ne mutlu. Sevgiyle, Özlemle. Bütün karakterlerini peşinde sürükleyip, hayatımıza girmişti. Onların arkasında gördüğümüz Sadri Alışık da fazla yanıltmıyordu bizi. O da kalenderdi, o da bilgeydi, o da bıçkındı, o da vefakardı. Sıkı dostlarını o da hiç yalnız bırakmaz, ölenlerin, ölen

Ahmet Güdücüoğlu
24 Ara 20252 dakikada okunur
KÖTÜ DAVRANIŞ
Mahatma Gandi Londra'da hukuk okurken Peters soyadlı, kötü niyetli ve kibirli bir hocası vardı. Gandhi onunla her karşılaştığında hiç boyun eğmedi, yanıt verirken hep dik durdu. Bir gün Peters üniversite kantininde bir şeyler atıştırırken Gandi tepsisini alıp yanına oturdu. Hocası kibirli bir ifadeyle şöyle dedi: "Gandi, anlamıyor musun? Hiçbir zaman bir domuz ve bir kuş yan yana oturamaz. Gandi "Sakin olun hocam, ben uçuyorum öyleyse!" deyip bir başka masaya geçti. Profesör

Ahmet Güdücüoğlu
23 Ara 20252 dakikada okunur
Frederic Chopin
O bir bir müzik dehası idi. Çocukluğunda iki büyük sevdası vardı: Piyanosu ve Konstancja Gladkowska ’sı... Piyanosuyla Dünyayı selamladığında henüz 12’sindeydi. İlk bestesini Gladkowska için yaptığında ise 16 yaşına yeni basmıştı. 1829 yılının başlarında Chopin, şarkıcı Gladkowska ile tanıştı ve ona karşı yoğun bir sevgi geliştirdi; ancak bu konuda ona doğrudan hitap edip etmediği belli değil. Ah işte o insanlığı yıldıran savaşlar. Savaş, onu 20 yaşında yurdundan etti. Çarlık

Ahmet Güdücüoğlu
22 Ara 20252 dakikada okunur
BALKAN TÜRKÜLERİ
Bizim yöremiz türkülerini incelediğimizde neşenin bile hüzünle yoğrulduğu melodilere tanık oluruz. Balkan coğrafyasında yıllarca süren savaşlar ve sonucunda oluşan göçler, göçmenlikler hep türkülerimize yansımıştır. Genel olarak baktığımızda Dünya üzerinde yaşayan her halkın, kendi yaşamının anlatıldığı bir hüznü, çaresizliği vardır. Çünkü bu insana dair olandır. Ama biz yaratılan turistik imajlar, medya yönlendirmeleri ve kolaycı bakışlar yüzünden bazı toplumların neşesini,

Ahmet Güdücüoğlu
17 Ara 20252 dakikada okunur
bottom of page