SİVAS KONGRESİ, MECLİS İRADESİ VE DEMOKRASİ
- Deniz Kılıç

- 4 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Deniz Kılıç yazdı...



Sivas Kongresi'nin 106. Yıl dönümü kutlu olsun!
Bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktası olan Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919), yalnızca işgallere karşı direnişin örgütlendiği bir toplantı değil, aynı zamanda milli iradenin tecelli ettiği, halkın söz hakkını merkeze alan bir demokrasi manifestosudur.
O günlerde Anadolu’nun dört bir yanı işgal altındaydı. Türlü düşmanlara karşı milletimiz büyük bir direniş sergilemeye başlamıştı.
Manda ve himaye düşüncesi giderek yayılıyordu. Tam da bu kritik süreçte, milletin temsilcileri Sivas’ta bir araya geldi ve alınan kararlarla yalnızca bağımsızlığın değil, aynı zamanda demokrasinin temellerini de attı.
TARİHİ KARAR: BİRLEŞME
4 Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’nde alınan en önemli kararlardan biri; ülke genelinde işgalcilere karşı direnen Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nin birleşmesi oldu.
Neticede, Anadolu’da ve Rumeli’nin farklı bölgelerinde vatan savunması için örgütlenen bu cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında tek çatı altında toplandı.
Bu birleşme sayesinde milli mücadele tek merkezden yönetildi. Alınan bu karar, Kurtuluş Savaşı’nın başarıya ulaşması için atılan en kritik adımlardan biri olarak tarihe geçti. Çünkü milli mücadelenin tek bir yerden koordineli bir şekilde yürütülmesi gerekiyordu. Böylelikle milli mücadele tek bir yerden koordineli bir şekilde yürütülerek, başarıya ulaştı.
MİLLET İRADESİ ÜSTÜN KILINDI
Sivas Kongresi’nde alınan kararlar, milletin kendi geleceğini kendi iradesiyle belirleyeceğinin açık ilanıydı.
Delegelerin ortak iradesiyle alınan “Manda ve himaye kabul edilemez” kararı, yalnızca bir bağımsızlık bildirgesi değil, aynı zamanda millet egemenliğini esas alan bir meclis anlayışının ilk ifadesiydi.
Bu karar, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla kurumsallaştı ve demokrasi geleneğimizin temelini oluşturdu.
Aynı zamanda milletin, hiçbir yabancı gücün himayesine girmeden kendi kaderini tayin edeceğinin güçlü bir beyanı olarak tarihe geçti.
MECLİS İRADESİ
Sivas Kongresi’nin ruhunu anlamak için Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine bakmak gerekir. Atatürk, hiçbir zaman tek başına karar almak istemedi.
Her zaman kararların meclis çatısı altında tartışılmasını savundu. Böylelikle alınan her karar, yalnızca bir kişinin değil, milletin temsilcilerinin ortak iradesiyle şekillendi.
Bu anlayış, meclis iradesi kavramını Kurtuluş Mücadelesi’nin merkezine yerleştirdi. Sivas’tan Ankara’ya taşınan bu ruh, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş felsefesine ilham oldu.
CUMHURİYETİN TEMELİNDE DEMOKRASİ VAR
Cumhuriyetimizin bugün hâlâ güçlü şekilde ayakta olmasının temelinde, Atatürk’ün demokratik liderliği vardır.
Atatürk, birlikte çalıştığı kadroların fikirlerini önemsemiş, en zor şartlarda bile ortak aklı esas almıştır. Bu, onun demokrasiye olan sarsılmaz inancının göstergesidir.
Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda halkın iradesinin tecelli ettiği bir rejimdir.
Atatürk’ün ifadesiyle Cumhuriyet, “kimsesizlerin kimsesidir.” Çünkü Cumhuriyet’in kuruluş süreci, demokrasiyle yoğrulmuş ve halkın iradesine yaslanmıştır.
DEMOKRASİ KÜLTÜRÜMÜZÜN TEMELİ
Sivas Kongresi, yalnızca Kurtuluş Savaşı’mıza yön vermekle kalmamış, aynı zamanda demokrasi kültürümüzün de temelini atmıştır.
Kongre, farklı bölgelerden gelen delegelerin ulusun kaderini birlikte tartıştığı, ortak kararların istişare yoluyla alındığı bir platform işlevi görmüştür. Bu yönüyle, millet iradesinin somut şekilde hayata geçtiği ilk örneklerden biridir.
O gün Sivas’ta yakılan meşale, yalnızca bağımsızlık yolunu değil, aynı zamanda demokrasi yolunu da aydınlattı. Bugün sahip olduğumuz demokratik gelenek, o gün alınan cesur kararların ve ortak iradenin bir mirasıdır.
Sivas Kongresi, yalnızca askeri ve siyasi bir dönüm noktası değil, aynı zamanda demokrasiye giden yolun da kilometre taşıdır.
Burada alınan kararlar, milli iradenin, bağımsızlığın ve halk egemenliğinin birleştiği noktadır. Bu yüzden Sivas Kongresi, Cumhuriyetimizin demokrasiyle yoğrulmuş temel taşlarından biridir.


