Aktuna: “Yoksulluk yönetiliyor”
- Tevfik İŞÇİ

- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur
İYİ Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Gürkan Aktuna, 2026 maaş artış oranlarının milyonlarca emekli, engelli, dul ve yetimi insan onuruna yakışmayan koşullara mahkûm ettiğini belirterek, iktidarın yoksulluğu azaltmak yerine yönetmeyi tercih ettiğini söyledi.

İYİ Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Gürkan Aktuna, 2026 yılı maaş artış oranlarının açıklanmasının ardından emekliler, asgari ücretliler ve sosyal destek alan yurttaşların yaşadığı geçim sıkıntılarına ilişkin bir açıklama yaptı.
Aktuna açıklamasında, “Özellikle 2026 yılı maaş artış oranlarının belirlenmesiyle birlikte herkes hakikaten insan onuruna yakışmayan, sefalet vaadeden emekli maaşlarını ve asgari ücreti konuşuyor. Evet, bu haksızlık daha çok konuşulmalı, yüksek sesle her platformda itiraz edilmelidir. Burada hiçbir tereddüt yok. Ancak bu tartışmanın gölgesinde sesi hiç duyulmayan, sahipsiz kalmış çok daha büyük bir toplumsal trajedi vardır” dedi.
Bu trajedinin ülkenin kıdemli vatandaşları, engelli yurttaşları, bakıma muhtaçları, dul ve yetimleri olduğunu vurgulayan Aktuna, 2026 yılı için belirlenen sosyal destek tutarlarını şu sözlerle paylaştı:
“2026 yılı artışlarına göre; 65 yaş ve üzeri kıdemli vatandaşlarımıza verilecek yaşlılık aylığı yalnızca 6.393 TL’dir. Bu maaşla yaşamaya çalışan yaklaşık 850 bin insan var.Yüzde 70 ve üzeri engelli yurttaşlarımıza verilecek aylık 7.655 TL’dir. Yaklaşık 800 bin engelli vatandaşımız bu tutarla hayata her gün adeta survivor yaşamaktadır.Evde bakım yardımı olarak verilen destek 13.878 TL’dir ve bu yardıma muhtaç 520 bin insanımız var.Ölen sigortalının eşine bağlanan dul maaşı çocuk varsa ortalama 9.468 TL, çocuk yoksa 12.340 TL’dir.2026 yılında yetim aylığı ise 4.735 TL’dir.Bu kapsamdaki yurttaş sayısı yaklaşık 4 milyon 300 bindir.”
Aktuna, söz konusu rakamların sadece istatistikten ibaret olmadığını belirterek, “Bunlar kuru birer rakam değildir, hayatın ta kendisidir. Kabaca bir hesapla yaklaşık 6,5 milyon insanımızı konuşuyoruz. Kira ödeyen, ilaç alan, pazara çıkan, torununa ya da çocuğuna harçlık vermek isteyen insanlardır bunlar. Velhasıl onuruyla, kimseye muhtaç olmadan kıt kanaat yaşamak isteyen yurttaşlarımızdır” ifadelerini kullandı.
“Bu insanlar yük değil, bu ülkenin onurudur” diyen Aktuna, “Dedemizdir, ninemizdir, annemizdir, babamızdır, kardeşimizdir” şeklinde konuştu.
“İKTİDAR YOKSULLUĞU AZALTMAYI DEĞİL, YOKSULLUĞU YÖNETMEYİ TERCİH EDİYOR”
İktidarın yaklaşımını sert sözlerle eleştiren Aktuna, “Bugün iktidar, yoksulluğu azaltmayı değil, yoksulluğu yönetmeyi tercih ediyor. Sadaka kültürüyle, geçici yardımlarla, insan onurunu zedeleyen ve yapılanı insanların gözüne sokan bir anlayışla yoksulları kendine kul köle yapmaya çalışıyor, sonra da partisinin artan üye sayısıyla övünüyor. Biz buna razı değiliz” dedi.
Sosyal devlet anlayışının bunun tam tersi olduğunu vurgulayan Aktuna, “Sosyal devlet; yurttaşını sadakayla hayatta kalmaya zorlayan değil, insanca yaşamasını garanti altına alan devlettir. Kıdemli vatandaşını geçim derdiyle baş başa bırakan, engelli yurttaşını enflasyona ezdiren, dul ve yetimini yoksulluğa mahkûm eden bir düzen sosyal devlet değildir” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda çözüm vurgusu yapan Aktuna, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Biz diyoruz ki; bu ülkede kimse kaderine terk edilmeyecek. Kimse ‘idare et’, ‘en zoru geride kaldı’ masallarıyla yoksulluğa alıştırılmayacak. Biz yoksulluğun yönetilmesi değil, yenilmesi gerektiğine inanıyoruz. Kıdemli vatandaşlarımızın, engelli yurttaşlarımızın, dul ve yetimlerimizin insanca yaşayabildiği bir Türkiye mümkündür.”
Kaynak sorunu olmadığını vurgulayan Aktuna, “Bunun için kaynaklarımız vardır. Bu tablonun sorumlusu; personelin servisini kaldırmayı tasarruf sayıp makam odalarına özel banyo yaptıranların, halktan ve haktan yana olmayan tercihleridir. KKM garabetiyle işçisine, emeklisine, yetimine, engellisine para vermeyip bu milletin cebinden 60 milyar doları, yani 2,5 trilyon TL’yi dolar zenginlerinin cebine aktaranlardır” dedi.
Açıklamasını umut mesajıyla tamamlayan Aktuna, “Onların olmadığı; bütçe aktarım tercihlerinin faiz yoluyla dolar milyonerlerinden, vergi aflarıyla yandaş müteahhitlerden yana değil, yukarıda saydığımız 6,5 milyon ihtiyaç sahibi vatandaştan yana yapıldığı, bolca üreten ve hakça bölüşen, yüzü gülen Türkiye’yi birlikte kuracağız. Bu memleket daha İYİ’sini hak ediyor” ifadelerini kullandı.

