top of page

4 sendika tek ses!

Şanlıurfa’da yaşanan ve tüm Türkiye’yi sarsan okul saldırısının ardından eğitim camiası ülke genelinde ortak bir tepki ortaya koyarken Lüleburgaz’da 4 sendika ortak bir açıklama yaptı.

14 Nisan sabah saatlerinde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Hasan Çelebi Mahallesi’nde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana gelen silahlı saldırıda, okulun eski öğrencisi olduğu öğrenilen 19 yaşındaki Ömer Ket pompalı tüfekle 16 kişiyi yaralamış, ardından intihar etmişti. Olay sonrası 4 okul yöneticisi görevden uzaklaştırılırken, 4 sendika iş bırakma kararı aldı. Bu gelişmeler üzerine öğretmen sendikaları 15 Nisan’da Türkiye genelinde iş bıraktı.

Eylemin Lüleburgaz ayağında Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Teç-Sen’e bağlı öğretmenler saat 12.30’da Öğretmenevi önünde bir araya geldi. Burada toplanan kalabalık, sloganlar eşliğinde ve alkışlarla tepkilerini ortaya koyarak yürüyüşe geçti. Öğretmenler, şehir merkezinde dikkat çeken yürüyüşlerinin ardından basın açıklamalarının geleneksel adresi olan Üçgen Park’a ulaştı.

Yoğun katılımın olduğu Üçgen Park’taki programda sendikalar sırasıyla açıklamalarını okudu. Eğitim-Sen adına Mehmet Sezgin, Eğitim-İş adına Murat Aktaş, Hürriyetçi Eğitim Sen adına Fatih Çodar söz alırken, programın sonunda tüm sendikalar adına ortak basın açıklamasını öğretmen Aylin Acar gerçekleştirdi.

Acar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar adeta kan gölüne dönüyor, ancak sorumlular sadece izlemekle yetiniyor.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu olay, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının yıllardır sistemli şekilde değersizleştirildiğini, gençliğin geleceksiz bırakıldığını ve okulların sahipsiz olduğunu göstermektedir.

Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına güvenemiyor. Çünkü bu sistem onları çaresizliğe ve öfkeye sürüklüyor. Ve bu öfke bugün okul koridorlarında şiddet olarak karşımıza çıkıyor.

Buradan soruyoruz: En güvenli olması gereken okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin ve aydınlanmanın merkezi olması gereken okullar, nasıl çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerler haline geldi?

Bu bir çöküştür. Eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır. Öğretmeni ve eğitim çalışanlarını yalnız bırakan anlayışın sonucudur.

10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantin görevlisi ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık ‘münferit’ olarak geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin yaşandığı alanlara dönüşmüştür.

Biz eğitim sendikaları olarak yıllardır uyarıyoruz. Daha önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde de söyledik: ‘Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha büyük acılar yaşanacak.’ Ancak hiçbir adım atılmadı.

Ne güvenlik politikası oluşturuldu, ne rehberlik hizmetleri güçlendirildi, ne de eğitim çalışanları korundu. Bugün hem öğrenciler hem öğretmenler can güvenliği endişesiyle okula gidiyor.

Bu tabloyu yaratanlar, eğitimi bilimsel ve kamusal temelden uzaklaştıranlardır. Sorumluluk almayanlardır.

Buradan açıkça uyarıyoruz: Okullarda güvenlik bir tercih değil, devletin görevidir. Rehberlik hizmetleri süs değildir, zorunlu bir ihtiyaçtır. Öğrencinin ve eğitim çalışanının can güvenliği sağlanmak zorundadır.

Biz yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm de sunuyoruz. Yıllardır söylüyoruz: Okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz.

Bu kapsamda taleplerimiz nettir: Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunmalıdır. Girişlerde kadrolu güvenlik görevlisi olmalıdır. Temizlik personeli sayısı artırılmalıdır. Her öğrenciye ücretsiz, sağlıklı yemek ve içme suyu sağlanmalıdır. Her okula yeterli sayıda rehber öğretmen atanmalıdır. Kalabalık sınıflar azaltılmalıdır. Okul binaları ve derslikler artırılmalıdır. Sanat ve spor faaliyetleri güçlendirilmelidir. Tüm okullar güvenlik standartlarına uygun hale getirilmelidir. Bu talepler bir lütuf değil, en temel haktır. Okulları güvensiz bırakanlar bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Biz buradayız, bu mücadelenin takipçisiyiz. Çocuklarımız ve eğitim emekçileri için daha güvenli okullar istiyoruz. Eğitimi şiddetten ve güvensizlikten kurtarmak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Basın açıklamasının ardından öğretmenler olaysız şekilde dağıldı. Sendika temsilcileri, talepler karşılanana kadar sürecin takipçisi olacaklarını ve mücadeleye devam edeceklerini belirtti.

bottom of page