ACILAR
- Ahmet Güdücüoğlu

- 20 Oca
- 2 dakikada okunur
Farkında mısınız bilmiyorum ama acayip bir yüzyıla şahitlik ediyoruz. İyi, hoş, güzel ve insana umut veren ne varsa, ya yüzüne bakılmıyor, ya da bakılsa bile, üç beş güne kalmadan tüketilip bir kenara atılıyor.Biraz mutlu olmaya gör,
biraz ayağa kalkmaya, umut etmeye, yeniden sevmeye gör,
anlatacak, paylaşacak kimse bulamıyorsun.
Düşmüşsen, bir felaket yaşamışsan, yara almış ya da incitilmişsen, biri gelip, biri gidiyor."Anlatsana, ne oldu, nasıl oldu?"Hani merak ettiklerinden falan değil. Sadece içten içe bir haz alma durumu bu. "Oh, şükür ben böyle şeyler yaşamadım."
Mesela dilenciler, mesela berduşlar ya da evsizler, kimsesizler.
Çoğu insanın bunları önemsediği, yardım etmek istediği, elinden tutmaya kalktığı falan yok.Sadece bir "acıma" ve "kendiyle kıyaslama". Hepsi "Şükür, ben iyiyim.""Beterin beteri var."Bir sürü dizi film de bu sebepten çekilmiyor mu?Düşünün bi nefeslik.Birkaç istisna hariç, içinde huzur, neşe, sevgi, paylaşım, eğlence ve kardeşliğin olduğu hangi dizi yıllarca sürmüştür, hangi sinema filmi izlenme rekorları kırmıştır?
Varsa yoksa, kin, öfke, kan, acı, gözyaşı, katliam, entrika, ihanet, şiddet. Savaşları hatırlayın. Savaşların ekranlara düşen canlı kanlı görüntülerini. Rahat koltuklarına yayılıp, nefeslerini tutarak ekranların karşısına geçen milyonları düşünün.
Gecenin en kirli saati.Bombalar yağıyor, evler yıkılıyor, insanlar ölüyor.Çığlık, feryat, korku, çaresizlik."Şükür, bizde her şey yolunda. Bak bakalım çocuğun üstü açılmış mı?"Sosyal medya deseniz, orası da başka bir perişanlık.Bir güzel söz, resim, fotoğraf, bir bilimsel ya da edebi eser kimseye ilginç gelmiyor. Sevinçli haberler, insana iyi gelebilecek toplumsal gelişmeler, umudu ve inancı harlayacak bir müjde.Alıcısı yok güzelin ve iyiyin. Nerede bir hakaret var, nerede bir küfür, linç varsa, yığınlar orada. Kime ve neden sayıp sövdüklerini bile bilmeyen bir kalabalık ve keyif, mutluluk, saadet, rahatlama...
Acılardan beslenen asrın insanları bunlar ve biz bunlarla az ya da çok hısım akrabayız, kapı komşusuyuz, aynı metrobüs duraklarında yan yana bekliyor, aynı iş yerlerinde çalışıyoruz.


