1 Mayıs’ın mimarı konuştu!
- Özlem KARAKOYUN

- 1 May
- 4 dakikada okunur
“Bu benim vekilliğimin sembolü”
1 Mayıs’ın 2009 yılında yeniden “Emek ve Dayanışma Günü” olarak resmi tatil ilan edilmesinde önemli rol oynayan dönemin CHP Kırklareli Milletvekili Tansel Barış, sürecin perde arkasını anlattı. Barış, gazetemize özel röportajında teklifin kendi milletvekilliğinin simgesi olduğunu vurgularken, emeğin ve işçinin Türkiye’nin kalkınmasındaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.


Türkiye’de ilk kez 1923 yılında resmi olarak kutlanmaya başlanan 1 Mayıs, zaman içinde çeşitli kesintilere uğradı.
12 Eylül döneminde Milli Güvenlik Konseyi tarafından resmi tatil olmaktan çıkarılan gün, uzun yıllar tartışmaların odağında kaldı.
Ancak 2009 yılında yeniden düzenleme yapılarak “Emek ve Dayanışma Günü” adıyla tekrar resmi tatil ilan edildi. Bu sürecin mimarlarından biri ise 23. dönem CHP Milletvekili Tansel Barış oldu.
Barış, 13 Mart 2008 tarihinde İçişleri Komisyonu’na sunduğu kanun teklifiyle süreci başlatan isim oldu. 16 Nisan 2009’da kabul edilen düzenlemeyle 1 Mayıs yeniden resmi tatil ilan edilirken, teklifin ilk imza sahibi olarak Tansel Barış öne çıktı.
“BU BENİM VEKİLLİĞİMİN SEMBOLÜ”
Güne özel kendisi ile görüştüğümüz Tansel Barış, gazetemize özel açıklamalarda bulundu.
Barış, değerlendirmesinde, ‘’Benden önce de pek çok kez farklı partiler tarafından gündeme geldi bu konu ama kale alınmadı. Ben 2008 yılında bu teklifi verdim. Diğer partilerin verdikleri pek dikkate alınmamıştı. Benim ilk verdiğim kanun teklifinin akabinde diğer partilerden de teklifler gelmeye başladı. O zaman da iktidar tüm partilerden teklif gelmeye başlayınca bunu dikkate aldı. İçişleri komisyonuna havale edildi, orada değerlendirildi ve kabul edilerek meclise gönderildi. Bu benim vekilliğimin sembolü. Her verilen yasa geçmiyor. Ben bu konuda gururluyum. 1 Mayıs işçi bayramının yasa teklifini vermek ve onaylanmasını sağlamak da gurur verici. Ben o gün parti adına konuştum.’’ ifadelerini kullandı.
“İŞÇİ TÜRKİYE’NİN HER ŞEYİ”
1952 yılında Kıbrıs’ta doğan ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunu olan Barış, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yapıyor. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Barış, emeğin önemine dikkat çekerek, ‘’İşçi Türkiye’nin her şeyi. İşçi olmadan kalkınma olmaz gelişme olmaz çağdaşlık olmaz. İşçi yani emekçi, tabi bunun yanında köylü de emekli de bu ülkenin kalkınmasında bir değer sahibidir. Herkes bu ülkenin kalkınmasında bir değer sahibidir. Yalnız işverenle bu iş olmaz. İşveren tek başına hiçbir şey yapamaz. O yüzden bir yerde emek ve sermaye birbiriyle barışık olmalı. Her iki tarafın da birbirine saygısı olmalı. İşçiyi sömürürsen gün gelir işveren olarak sen de zor durumda kalırsın. Onun için saygı çerçevesinde bu dünya düzeni böyle gidecek. İşçi olmadan hiçbir şey olmaz.’’ dedi.
‘’BEN 1977’DE TAKSİM’DEYDİM”
1977 yılında Taksim’de yaşanan olaylara da tanıklık ettiğini belirten Barış, ‘’Ben 1977’de Taksim’deydim. Yanlış hatırlamıyorsam 36 kişi Taksim meydanında sağdan soldan açılan ateşler sonucunda ve o Kazancı Yokuşu’nda çok sayıda kişi ezilerek öldü. O günleri yaşayan biri olarak milletvekili olunca böyle bir kanun teklifini vermeyi kendime bir borç, bir görev bildim ve bu teklifi verdim. Ben o zaman Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisiydim.” diye konuştu.
‘’TEKRAR RESMİLEŞMEDEN ÖNCEDE PARÇALI KUTLAMALAR YAPILIYORDU”
1 Mayıs’ın resmi tatil olmadığı dönemlerdeki kutlamalara değinen Barış, ‘’Tekrar resmileşmeden öncede parçalı kutlamalar yapılıyordu. Zaman zaman aksayarak zaman zaman kavgalı gürültülü olan toplantılarla kutlanmaya çalışıldı.” dedi.
Resmileştikten sonra da kutlamaların istenilen seviyeye ulaşamadığını ifade eden Barış, özellikle Taksim Meydanı tartışmalarına dikkat çekti. Bu konuda, ‘’Resmileştikten sonra da hep arzu edilen seviyede olmuyor kutlamalar. Mesela işçi sendikaları Taksim’de kutlamak istiyor ama maalesef devlet buna hayır diyor. Yani burada çelişkiler var. Zamanı geldiğinde bizim iktidarımızda işçiler nerede isterse 1 Mayıs bayramını orada kutlayacaklar. Taksim’se Taksim, Tandoğan’sa Tandoğan, Yenikapı’ysa Yenikapı… Nerede isterlerse orada kutlayacaklar. İktidar ise hayır diyor, bizim gösterdiğimiz yerde kutlayacaksınız diyor. Dolayısıyla bu konuda hala bir sıkıntı var. TBMM’de yaptığım konuşmada da şu ifadelere yer verdim: ‘’Her yıl tartışma, toplumsal bir gerilim, ‘’Taksim de olmasın, şurada olsun, burada olsun.’’. Değerli arkadaşlarım, bir otuz yıl daha bekleyerek bu sorunu çözmek mümkün değildir. O nedenle, sayın çalışma bakanım da burada, ben içişleri komisyonunda da bu öneriyi yapmıştım kendisine; gelin bizlerle beraber, hepimiz orada işçi kardeşlerimizle, sivil toplum örgütleriyle, siyasi partilerle hep beraber işçi kardeşlerimizle bir bayram havasında kutlayalım. Tabii ki zaman var, sanırım sayın bakanımız da bu konuda gerekli ilgiyi gösterecektir ve o gün hep beraber işçi bayramını Taksim’de kutlayacağız.’’ ifadelerini kullandı.
“BEN TAKSİM’DE KUTLANILMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNUYORUM”
Taksim’in sembolik önemine vurgu yapan Barış, ‘’Halen tartışmaları sürer Taksim’de olması gerektiğine dair. Ancak yine de yok diyorlar. Valilik onay vermiyor. Bunun sebebi Taksim bir semboldür. Orada yine yanlış hatırlamıyorsam 36 kişinin orada öldürülmesi herkesin elbette kanına dokunmuştur. Özellikle devrimci iş sendikalarının. Ama maalesef bu bugün halen kabul edilmiyor. O günler tekrar yaşanmasın diye mi, yoksa o günler tekrar hatırlanıp milleti galeyana getirmesin diye mi böyle bir düşünceleri illa ki vardır yukarıdakilerin. O yüzden müsaade etmiyorlar. Ben Taksim’de kutlanılması gerektiğini savunuyorum. Taksim bir sembol dediğim gibi. Ondan daha büyük meydanlar da var Kartal’da, Maltepe’de, Yenikapı’da ama Taksim bir başka. 1 Mayıs orada kutlanır.’’ dedi.
“İŞÇİNİN EN BAŞINDAN BERİ YANINDA OLDUM OLMAYA DA DEVAM EDECEĞİM”
Lüleburgaz’daki kutlamalara da değinen Barış, ‘’Lüleburgaz’da sendikalar birleşerek iyi kutlamalar yapıyorlar. Ciddi çalışmalar sonucunda tabi. Hatta bazen Trakya’da burası merkez olarak seçiliyor. Tüm sivil toplum kuruluşlarının da katılımıyla iyi mitingler yapılıyor, 1 Mayıslar kutlanıyor. Sağlığım müsaade ettiği müddetçe ben de katılıyorum. İşçinin en başından beri yanında oldum olmaya da devam edeceğim.’’ diyerek sözlerini tamamladı.
Tansel Barış’ın girişimiyle yasalaşan düzenleme, 1 Mayıs’ın Türkiye’de yeniden resmi bayram olarak kabul edilmesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.


