top of page
GÖRÜNÜM
TIP BAYRAMI
Yaşamımızda birçok zorluklarla mücadele eder, çoğunda hayatın çok dik dönemeçli, virajlı yollarını bahane edip uğraş vermekten vazgeçeriz. Yapabileceğimiz birçok şeyi sudan sebeplerle erteleriz. İnsanlık tarihi yılmadan mücadele veren, hedefine ulaşmak için her türlü güçlüğün üstesinden gelen kahramanlarla dolu. Öyle ki bunları yaparken kendisini değil, insanlığı düşünmüşlerdir. Örneğin Bilim İnsanı Jonas Salk bunlardan birisi. Onu özel kılan ise şu; 1955 yılında, çocuk felci

Ahmet Güdücüoğlu
2 gün önce2 dakikada okunur
GÜLÜMSEMEK
Gülümsemek nedir? İnsanın mutluluğunu, yaşama olan sevgisini yansıtan güzel bir eylem biçimidir. İçten olmak ve karşı tarafa samimi duygularımızı küçük bir tebessümle iletebilmektir. Yaşamın üzerimizde yarattığı dertler, geçinme zorlukları, çeşitli sorunlar nedeniyle gülmeyi unutmuş bir toplum olduk. Sokakta yürürken, şöyle bir çevremize baktığımızda genelde asık suratlar ve donuk çehrelerle karşılaşırız. Gerçi böyle bir duruma düşmemizin bir nedeni de kişilerin bitmek bilmey

Ahmet Güdücüoğlu
6 Mar3 dakikada okunur
8 MART’IN ÖNEMİ
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşıyor. Dünyanın dört bir yanında kadınlar, baskılara, eşitsizliklere, sömürüye ve yok sayılmaya karşı seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Dünya ölçeğinde kapitalizmin yarattığı sosyal sorunlara ve bunun bir boyutu olan kadınlar üzerindeki baskı ve eşitsizliklere karşı çıkan kadınların sayısı gün geçtikçe artıyor. Farklı gündemlerle alanları dolduran kadınlar, toplumsal mücadelede simgeleşmiş günlerden biri olan 8 Mart’ta da Dünya’da sesler

Ahmet Güdücüoğlu
5 Mar2 dakikada okunur
EDİP AKBAYRAM
“Gaziantep'te soyadım gibi ama pek ak olmayan bir bayram arifesinde dünyaya gelmişim. Henüz 9 aylıkken de çocuk felcine yakalanmışım. Bu zalim hastalık yemiş bitirmiş beni. Çocukken akranlarım top peşinde koştururken, ben kenarda oturur izlerdim onları. Heves ederdim onlar gibi koşmaya, oynamaya rüyalarımda koşardım hep. Öylesine bir hüzündür ki bu, anlatılır gibi değildir. Ancak yaşanması gerekir. Bazen düşünüyorum da, sesimin yanıklığı o yıllardan gelmiş olmalı.“Bağrı yanık

Ahmet Güdücüoğlu
3 Mar2 dakikada okunur
YAPAY ZEKA
Günümüz bilindiği gibi bir teknoloji çağı. Adını çok sık duyduğumuz yapay zeka bizlerin oldukça ilgisini çekiyor. Aynı dönemde yapay zeka ve robotik teknolojiler, insanlık tarihinde benzeri görülmemiş bir hızla ilerliyor. İnsan gücüne duyulan ihtiyaç, özellikle fabrika üretimi, lojistik, muhasebe, bankacılık ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda belirgin biçimde azalıyor. Japonya’da yalnızca yaşlı bakım merkezlerinde değil; restoranlarda, hastanelerde ve otellerde bile robotla

Ahmet Güdücüoğlu
28 Şub2 dakikada okunur
HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL
“Giderdi su, Giderdi orman, Giderdi toprak” Öyle bir yerde, Sivas’ta, 1927’de doğdu Hasan Hüseyin Korkmazgil. “Gürün’de doğdum/mutlu günlerin dışında/ekmek kavgasının içinde doğdum/ ” Kıpır kıpır, soluk soluğa gitti 1942’de parasız yatılı Niğde Ortaokuluna. Adana Erkek Lisesini 1948’de bitirdi. Adım adım, kulaç kulaç ilerleyecek Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünden 1950’de mezun olacaktı. Yay gibiydi; coşkulu ve öfkeli. Nehirler boyunca gitti. Öğretmenlikten siyasi eylemleri gere

Ahmet Güdücüoğlu
27 Şub2 dakikada okunur
YAŞAR KEMAL
Yaşar Kemal ( Kemal Sadık Gökçeli) 6 Ekim 1923 te Osmaniye de doğdu. İstanbul’da 28 Şubat 2015 te vefat etti.Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurt dışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Ya

Ahmet Güdücüoğlu
24 Şub2 dakikada okunur
VİCDAN
Yaşamımıza yön veren,doğruları bulmamıza yardım eden çok önemli varlığımız vicdanımızdır. Yaşamı hep sürecek gibi düşünenler ,etrafına kibir ile yaklaşanlar , herkesi ezip geçip zamanı hesaba katmayanlar mutlaka vicdanına danışmalı doğruları bulmalıdırlar. Bunun dışında, kendisi için büyük emekler verenleri unutanlar, vefasızlığı elden bırakmayıp bencilliğe kapılanlar da bir gün güç duruma düşebileceklerini hesaba katmalılar. Duygusal ve düşünsel kayıtsızlık bizi makinalaştır

Ahmet Güdücüoğlu
23 Şub2 dakikada okunur
TEŞEKKÜR ETMEK
Bazen çevrede kilerimizi istemeden kırabiliyoruz. Günümüzde sorunları daha da artan kişiler, karşısındakileri fazla düşünmeden verdiği cevaplarla üzebiliyor. Dertleri karşısında bunalan kişi çabucak bir yakınını verdiği cevaplarla tersleyebiliyor. Daha sonra hatasını anlayanlar kırdıkları dostlarını arayıp bir özür dileme konusundada yetersiz kalabiliyorlar. Özür dilemek kırdığımız, yaraladığımız kişiyi, ilişkiyi iyileştirmek için çok gerekli bir davranıştır. Ancak bizler bu

Ahmet Güdücüoğlu
17 Şub2 dakikada okunur
ORKİDELER
Orkideleri çok severim ama nazlı ve narindirler. Yılda birkaç kez çiçek verir ve o çiçekler de ortalama üç beş ay kalır, kalmaz. Sonrasında saksıda kalansa, sadece ince, uzun ve çoğu insana anlamsız gelen bomboş gövdedir. Kimi kişilere bu yapraksız, çiçeksiz orkideler garip ve gereksiz gelir. Oysa, benim gözümde hiç de öyle onların dediği gibi değildir. Ben o kuru gövdelerde umudu görürüm, yarın açacak rengarenk çiçekleri ve çiçeklerin etrafını sarmalayan yaprakları görürüm.

Ahmet Güdücüoğlu
16 Şub2 dakikada okunur
FÜRUZAN
Füruzan, Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisidir. Türk öykücülüğünde toplumun hakkı yenmiş, duyarlıklı iç dünyaları keşfedilmemiş insanlarını yazmıştır. Füruzan, 29 Ekim 1932 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. 11 Şubat 2024 tarihinde İstanbul'da 92 yaşında vefat etti.Asıl adı Feruze Çerçi’dir. Baba tarafı, Balkanlardan göç etmeye zorlanmış bir ailedir. Esnaf olan babasını küçük yaşta kaybetti. İlkokulu 1946 yılında bitirdi. Parasız Yatılı sınavını kazanmışsa da

Ahmet Güdücüoğlu
11 Şub2 dakikada okunur
SÜMEYRA ÇAKIR
Sümeyra Çakır, müzik yaşamına, Dostlar Korosu'nun 1975 yılındaki kuruluş süreciyle birlikte adım atmış olan ve Ruhi Su'nun yetiştirdiği en önemli müzisyenlerdendi. 1946 Edirne doğumlu olan sanatçı, İTÜ Maçka Mimarlık Fakültesinden 1969‘da mezun oldu. Üniversiteye devam ederken, aynı zamanda 1966 yılında başladığı İstanbul Belediye Konservatuvarı Klasik Batı Müziği Şan Bölümünde 1977 yılına kadar eğitim gördü. Sümeyra Çakır anılarında müzik yaşamından şu şekilde anlatımda bulu

Ahmet Güdücüoğlu
10 Şub2 dakikada okunur
CEM KARACA VE BARIŞ MANÇO
Türk Rock müziğinin en önemli temsilcileri sayılan Cem Karaca ve Barış Manco’yu Şubat ayında kaybetmiştik. Bu ikiliden 01 Şubat 1999 da Barış Manco’yu ve 08 Şubat 2004 te Cem Karaca’yı yitirmiştik. “Sen gülünce güller açar, Gülpembe Bülbüller seni söyler, biz dinlerdik, Gülpembe” Gençliğimizde Barış Manço’nun “7’den 77’ye” adlı programını televizyon başında heyecanla beklemeler ve o çok saçlı adamı fotoğraf haricinde ekranda seyretmenin, dinlemenin mutluluğu. Yani şimdiki gib

Ahmet Güdücüoğlu
7 Şub2 dakikada okunur
NİYAZİ AKINCIOĞLU
“Selâmın geçiyor besbelli, Yeşerdi telgraf direkleri. “ Bölgemizde yetişmiş değerli Şairlerden biriside Niyazi Akıncıoğlu’dur. Oldukça önemli edebiyatçımız şiir sanatında güzel şiirleriyle yerini almıştır.1919 yılında Kırklareli'nin Pınarhisar İlçesi, Kurudere Köyü'nde dünyaya gelen Niyazi Akıncıoğlu (tam adı Muharrem Niyazi Akıncıoğlu) orta öğrenimini Edirne ve Bursa'da yaptı. Ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Kırklarelinde serbest avukatlık yaptı. 1

Ahmet Güdücüoğlu
3 Şub3 dakikada okunur
BİLGE OLGAÇ
BİLGE OLGAÇ Bizim coğrafyamızda bir çok değerli sanatçılar,edebiyatçılar,sanat insanları yetişmiştir. Bu gün Vize’de doğmuş bir film yönetmeninden söz etmek isterim.Türk sinemasının Jeanne d’Arc’ı olarak tanımlanan Türkiye’nin ilk kadın yönetmenlerinden Bilge Olgaç, altı çocuklu bir ailenin çocuğu olarak 14 Ocak 1940’ta Kırklareli’nin Vize ilçesinde dünyaya geldi. Altı kardeşin en küçüğü olan Bilge, maddi imkansızlıklarla dolu bir çocukluğun ardından Nişantaşı Kız Enstitüsü’n

Ahmet Güdücüoğlu
21 Oca3 dakikada okunur
ACILAR
Farkında mısınız bilmiyorum ama acayip bir yüzyıla şahitlik ediyoruz. İyi, hoş, güzel ve insana umut veren ne varsa, ya yüzüne bakılmıyor, ya da bakılsa bile, üç beş güne kalmadan tüketilip bir kenara atılıyor.Biraz mutlu olmaya gör, biraz ayağa kalkmaya, umut etmeye, yeniden sevmeye gör, anlatacak, paylaşacak kimse bulamıyorsun. Düşmüşsen, bir felaket yaşamışsan, yara almış ya da incitilmişsen, biri gelip, biri gidiyor."Anlatsana, ne oldu, nasıl oldu?"Hani merak ettiklerinde

Ahmet Güdücüoğlu
20 Oca2 dakikada okunur
GİDENİN ARDINDAN
En zoru, gidenin ardından yazmaktır. İnsan ne yazacağını, onca kelimeyi, cümleyi, acıyı nereye koyacağını bilemez. En zoru, gidenin ardından yazmaktır. "Görüşürüz." mü diyeceksin, yoksa "Kendine iyi bak." mı ?Göz göze gelinmeyecek bir daha, çaldırdığın telefon açılmayacak. Sorulmayacak bir daha hal hatır, tavla oynanmayacak, yağmurda ıslanıp, sokakta rastlanılmayacak. Bilirsin, sevdiğini kaybettikten sonra ne sen o bildiğin sensindir ne de Dünya o bildiğin Dünya. Azala azala

Ahmet Güdücüoğlu
19 Oca1 dakikada okunur
EVDE YOKLAR
Tarihler boyunca bin bir zorluklar yaşayan insanlığın, sonunda mücadelesiyle, umuduyla bütün zorlukların üstesinden geldiğini biliyoruz. Zorlu pandemi günleri için genellikle geçmişle karşılaştırılıp yahu ne savaşlar, ne salgınlar atlattık, bunu da atlatırız denildi. Örneğin: 1.Dünya Savaşı'nda yirmi iki milyon, İspanyol gribi salgınında elli milyon insan ölmüş. Sonuçta Dünya dönmeye devam edecek ve bu zorlu günleri de mutlaka atlatacağız. Ama bu kez değişik olan, sanki farkl

Ahmet Güdücüoğlu
14 Oca3 dakikada okunur
NAZIM
Hikmet Bey ve Celile Hanım’ın oğlu Nazım Hikmet, 15 Ocak 1902’de Selanik’te dünyaya gelir. Babası Hikmet Bey, çeşitli illerde valilik yapmış olan Nazım Paşa’nın oğludur. Osmanlı Hariciyesi’nde çeşitli memurluklarda ve Matbuat Umum Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Annesi Celile Hanım ise, dilci Enver Paşa ile Leyla Hanım’ın kızıdır. İlk kadın ressamlarımız arasında anılan Celile Hanım, kültürlü, sanatçı ruhlu bir kadındır.Küçük Nazım ilk eğitimini annesi ve sıkça şiirli toplan

Ahmet Güdücüoğlu
13 Oca3 dakikada okunur
ONAT KUTLAR
ONAT KUTLAR Edebiyatımızın seçkin bir yazarı, sinema insanı Onat Kutlar’ı yitireli 31 yıl olmuş. 30 Aralık 1994’te The Marmara Oteli’nin pastanesinde patlayan bomba yaralanmasına, 11 Ocak 1995 ’te de ölümüne yol açtı onun. Geride şiirleri, öyküleri,denemeleri, portre ve sinema yazıları kaldı.Çok yönlü biriydi Onat Kutlar, yazılarının yanı sıra sinemamızın köşe taşı sayılabilecek “Yusuf ile Kenan” 1979, “Hazal” 1979, “Deli Kan”1981, “Hakkari’de Bir Mevsim” 1982 filmlerinin

Ahmet Güdücüoğlu
10 Oca4 dakikada okunur
bottom of page