top of page
GÖRÜNÜM
BİLGE OLGAÇ
BİLGE OLGAÇ Bizim coğrafyamızda bir çok değerli sanatçılar,edebiyatçılar,sanat insanları yetişmiştir. Bu gün Vize’de doğmuş bir film yönetmeninden söz etmek isterim.Türk sinemasının Jeanne d’Arc’ı olarak tanımlanan Türkiye’nin ilk kadın yönetmenlerinden Bilge Olgaç, altı çocuklu bir ailenin çocuğu olarak 14 Ocak 1940’ta Kırklareli’nin Vize ilçesinde dünyaya geldi. Altı kardeşin en küçüğü olan Bilge, maddi imkansızlıklarla dolu bir çocukluğun ardından Nişantaşı Kız Enstitüsü’n

Ahmet Güdücüoğlu
7 gün önce3 dakikada okunur
ACILAR
Farkında mısınız bilmiyorum ama acayip bir yüzyıla şahitlik ediyoruz. İyi, hoş, güzel ve insana umut veren ne varsa, ya yüzüne bakılmıyor, ya da bakılsa bile, üç beş güne kalmadan tüketilip bir kenara atılıyor.Biraz mutlu olmaya gör, biraz ayağa kalkmaya, umut etmeye, yeniden sevmeye gör, anlatacak, paylaşacak kimse bulamıyorsun. Düşmüşsen, bir felaket yaşamışsan, yara almış ya da incitilmişsen, biri gelip, biri gidiyor."Anlatsana, ne oldu, nasıl oldu?"Hani merak ettiklerinde

Ahmet Güdücüoğlu
20 Oca2 dakikada okunur
GİDENİN ARDINDAN
En zoru, gidenin ardından yazmaktır. İnsan ne yazacağını, onca kelimeyi, cümleyi, acıyı nereye koyacağını bilemez. En zoru, gidenin ardından yazmaktır. "Görüşürüz." mü diyeceksin, yoksa "Kendine iyi bak." mı ?Göz göze gelinmeyecek bir daha, çaldırdığın telefon açılmayacak. Sorulmayacak bir daha hal hatır, tavla oynanmayacak, yağmurda ıslanıp, sokakta rastlanılmayacak. Bilirsin, sevdiğini kaybettikten sonra ne sen o bildiğin sensindir ne de Dünya o bildiğin Dünya. Azala azala

Ahmet Güdücüoğlu
19 Oca1 dakikada okunur
EVDE YOKLAR
Tarihler boyunca bin bir zorluklar yaşayan insanlığın, sonunda mücadelesiyle, umuduyla bütün zorlukların üstesinden geldiğini biliyoruz. Zorlu pandemi günleri için genellikle geçmişle karşılaştırılıp yahu ne savaşlar, ne salgınlar atlattık, bunu da atlatırız denildi. Örneğin: 1.Dünya Savaşı'nda yirmi iki milyon, İspanyol gribi salgınında elli milyon insan ölmüş. Sonuçta Dünya dönmeye devam edecek ve bu zorlu günleri de mutlaka atlatacağız. Ama bu kez değişik olan, sanki farkl

Ahmet Güdücüoğlu
14 Oca3 dakikada okunur
NAZIM
Hikmet Bey ve Celile Hanım’ın oğlu Nazım Hikmet, 15 Ocak 1902’de Selanik’te dünyaya gelir. Babası Hikmet Bey, çeşitli illerde valilik yapmış olan Nazım Paşa’nın oğludur. Osmanlı Hariciyesi’nde çeşitli memurluklarda ve Matbuat Umum Müdürlüğü görevinde bulunmuştur. Annesi Celile Hanım ise, dilci Enver Paşa ile Leyla Hanım’ın kızıdır. İlk kadın ressamlarımız arasında anılan Celile Hanım, kültürlü, sanatçı ruhlu bir kadındır.Küçük Nazım ilk eğitimini annesi ve sıkça şiirli toplan

Ahmet Güdücüoğlu
13 Oca3 dakikada okunur
ONAT KUTLAR
ONAT KUTLAR Edebiyatımızın seçkin bir yazarı, sinema insanı Onat Kutlar’ı yitireli 31 yıl olmuş. 30 Aralık 1994’te The Marmara Oteli’nin pastanesinde patlayan bomba yaralanmasına, 11 Ocak 1995 ’te de ölümüne yol açtı onun. Geride şiirleri, öyküleri,denemeleri, portre ve sinema yazıları kaldı.Çok yönlü biriydi Onat Kutlar, yazılarının yanı sıra sinemamızın köşe taşı sayılabilecek “Yusuf ile Kenan” 1979, “Hazal” 1979, “Deli Kan”1981, “Hakkari’de Bir Mevsim” 1982 filmlerinin

Ahmet Güdücüoğlu
10 Oca4 dakikada okunur
CEMAL SÜREYA
Modern şiirimizin usta şairi Cemal Süreya’yı 9 Ocak 1990’ da 59 yaşındayken yitirdik. Şair kısmı yaşama genellikle sezgisel yaklaşır. Süreya’da kendi yaşamına dair, “Kehanet 1985” şiirinde şöyle diyordu: “Lokman şair senin hayatın/ Yedi kırlangıcın hayatı kadar/ Altısını yaşadın/ Bir kırlangıcın daha var.” Kendisine bu mısralarla ilişkin sorulara şöyle karşılık veriyor: “Lokman Hekim söylencesinden çıkış yaptım. Lokman yedi kartal ömrü dilekte bulunmuş. Kartalın 80 yıl yaşadı

Ahmet Güdücüoğlu
9 Oca4 dakikada okunur
YENİ YIL
Karşıladığımız yeni yılda daha umutlu, daha keyifli işler yapmak durumundayız. Örneğin kendimize iyilikler yapacağız. Küçük sevinçler arayacağız. İyi müzikler dinleyecek, iyi filmler izleyeceğiz. Vasatın hakimiyetine karşı, niteliğin zaferi için mücadele edeceğiz. Sanat iyileştirir anlayışıyla daha fazla sergiye, daha çok kütüphaneye, daha çok konsere gideceğiz. Karanlığa ses çıkaracağız. Korkabiliriz, kendimizi yalnız hissedebiliriz, bunalabiliriz. En azından doğamız için, i

Ahmet Güdücüoğlu
31 Ara 20253 dakikada okunur
NECATİ KAYHAN
Bazı insanlar vardır beraber olduğunuz ortamlarda içiniz ısınır, O geldiğinde neşeniz, yaşama daha bir sıcak bakmanız artar. O kişiyle birlikte olduğunuzda karamsarlığınız kaybolur, bahar coşkusu gibi bir sevinç kaplar yüreğinizi. İnsani duyguların giderek yara aldığı günümüzde Onun gibi insanların dostluğuna sahip olmak çok değerli. Bu güzelliklerin farkında olmamakta ayrı bir hüzün kaynağı. Çocukken mahallede arkadaşlarla saklambaç oynardık. Yakayı ele verir, ebe olurdum.

Ahmet Güdücüoğlu
30 Ara 20253 dakikada okunur
SADRİ ALIŞIK
Ofsayt Osman da oydu, Turist Ömer de sinema dünyamızdaki yerinde. Sadri Alışık 100 Yaşında. Doğumundan 100 sene sonra hala 7’den 70’e halkımızın ve tüm sevenlerinin kalbinde yaşamaya devam ediyor. Ne mutlu. Sevgiyle, Özlemle. Bütün karakterlerini peşinde sürükleyip, hayatımıza girmişti. Onların arkasında gördüğümüz Sadri Alışık da fazla yanıltmıyordu bizi. O da kalenderdi, o da bilgeydi, o da bıçkındı, o da vefakardı. Sıkı dostlarını o da hiç yalnız bırakmaz, ölenlerin, ölen

Ahmet Güdücüoğlu
24 Ara 20252 dakikada okunur
KÖTÜ DAVRANIŞ
Mahatma Gandi Londra'da hukuk okurken Peters soyadlı, kötü niyetli ve kibirli bir hocası vardı. Gandhi onunla her karşılaştığında hiç boyun eğmedi, yanıt verirken hep dik durdu. Bir gün Peters üniversite kantininde bir şeyler atıştırırken Gandi tepsisini alıp yanına oturdu. Hocası kibirli bir ifadeyle şöyle dedi: "Gandi, anlamıyor musun? Hiçbir zaman bir domuz ve bir kuş yan yana oturamaz. Gandi "Sakin olun hocam, ben uçuyorum öyleyse!" deyip bir başka masaya geçti. Profesör

Ahmet Güdücüoğlu
23 Ara 20252 dakikada okunur
Frederic Chopin
O bir bir müzik dehası idi. Çocukluğunda iki büyük sevdası vardı: Piyanosu ve Konstancja Gladkowska ’sı... Piyanosuyla Dünyayı selamladığında henüz 12’sindeydi. İlk bestesini Gladkowska için yaptığında ise 16 yaşına yeni basmıştı. 1829 yılının başlarında Chopin, şarkıcı Gladkowska ile tanıştı ve ona karşı yoğun bir sevgi geliştirdi; ancak bu konuda ona doğrudan hitap edip etmediği belli değil. Ah işte o insanlığı yıldıran savaşlar. Savaş, onu 20 yaşında yurdundan etti. Çarlık

Ahmet Güdücüoğlu
22 Ara 20252 dakikada okunur
BALKAN TÜRKÜLERİ
Bizim yöremiz türkülerini incelediğimizde neşenin bile hüzünle yoğrulduğu melodilere tanık oluruz. Balkan coğrafyasında yıllarca süren savaşlar ve sonucunda oluşan göçler, göçmenlikler hep türkülerimize yansımıştır. Genel olarak baktığımızda Dünya üzerinde yaşayan her halkın, kendi yaşamının anlatıldığı bir hüznü, çaresizliği vardır. Çünkü bu insana dair olandır. Ama biz yaratılan turistik imajlar, medya yönlendirmeleri ve kolaycı bakışlar yüzünden bazı toplumların neşesini,

Ahmet Güdücüoğlu
17 Ara 20252 dakikada okunur
Nermin Abadan Unat
18 Eylül 1921'de Viyana'da dünyaya gelen Prof. Dr. Nermin Abadan Unat 11 Aralık gecesi 104 yaşında İstanbul'da aramızdan ayrıldı. Cumhuriyet'in her döneminin en parlak kadın entelektüellerinden biri olan Unat, kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesi ve daha iyi daha adil bir gelecek inşası çabalarına katkısıyla da anımsanacak. Türkiye sosyal bilimlerinin kurucularından, iletişim araştırmalarının öncüsü, göç çalışmalarıyla uluslararası alanda tanınan Hocamız ma

Ahmet Güdücüoğlu
16 Ara 20253 dakikada okunur
BİZLER
Açın halinden anlamak için, mutlaka aç kalman gerekmiyor. Babasızlığı, anasızlığı, sevgisizliği anlamak için de, babasız, anasız ve sevgisiz olman gerekmiyor. Gözleri görmüyordur, elleri tutmuyordur. Bir yatağa bağlıdır, ya da bir sandalyeye mahkumdur. Yani anlamak ve hissetmek için yataklara düşmesen de olur, görmesen de olur. Biraz vicdanından bakmayı bilsen, biraz yüreğinle görebilsen ve birazcık olsun o ön yargılarını bir kenara bırakabilirsen, inan sana benzemeyenleri an

Ahmet Güdücüoğlu
15 Ara 20252 dakikada okunur
YAŞLILIK
Çoğumuzun korkusu ve gelmesini istemediğimiz bir zamandır yaşlanmak. Günümüzde sanayileşme, toplumun sosyal yapısında önemli değişikliklere neden olmuştur. Eskiden otorite olan yaşlı, toplumsal saygınlığını kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik zorluklardan dolayı giderek küçülen aile topluluğu, bir çekirdek aile biçimine dönmüştür. Bundan dolayı yaşlılar son danışılan olmaktan çıkmıştır. Günümüzde erozyona uğrayan değerler arasında, büyüklere gösterilen saygıda nasibini almıştır

Ahmet Güdücüoğlu
10 Ara 20252 dakikada okunur
ESKİ ESNAFLAR
Hep eskilerin güzelliğinden, naifliğinden dem vururuz. Bunu çok istemesekte yaşadıklarımız bizlere hep bu yaşanmışlıkları aratır.Mesela eski esnafların zarifliğini aramamak imkansız gibi. Görmek istemesem de, sürekli karşıma çıkan, aralarında kebapçının, pazarcının, marketçinin, araba tamircisinin olduğu esnaf videoları var. Göbek atıyorlar, gerdan kırıyorlar, masalarda oturan insanların kafalarından aşağı limon sıkıyorlar. Bütün bu olup bitenleri yüz binlerce insan takip edi

Ahmet Güdücüoğlu
6 Ara 20253 dakikada okunur


Demirköy’de şok uygulama
Demirköy’de gece yapılan şok uygulamada 5 şüpheli ile 6 yabancı uyruklu şahıs yakalandı. Yabancılar geri gönderme merkezine teslim edilirken 5 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü Demirköy İlçe Emniyet Amirliği ekipleri tarafından Fettah Ali Çeşme mevkisinde şok uygulama gerçekleştirildi. Uygulamada toplam 5 şüpheli şahıs ile 6 yabancı uyruklu kişi yakalandı. İşlemleri tamamlanan yabancı uyruklu şahıslar, Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi

Hamza Dalgıç
29 Kas 20251 dakikada okunur
Özcan Çeltikli
İnsanların yaşamına anlam katan, değer yükleyen dostlarımızı kaybettiğimiz gün ve daha sonraki onlarsız günlerde ne kadar sevildiklerini, özlendiklerini anlıyoruz. Yokluklarıyla bizleri eksik bırakan dostlarımızdan birisi olan sevgili arkadaşım Özcan Çeltik’liyi kaybedeli tam sekiz yıl olmuş. 02.12.2017 de yitirmiştik Şehrimizin fedakar fotoğrafçısını. O fotoğraf olgusunun Kentimize yerleşmesi için büyük bir gayret içinde oldu. Bizlere fotoğraf çekmenin sadece deklanşöre bas

Ahmet Güdücüoğlu
29 Kas 20252 dakikada okunur
KIRMIZI PAZARTESİ
Kırmızı Pazartesi adlı roman, Gabriel García Marquez’in en önemli eserlerinden birisidir. Kırmızı Pazartesi, en basit tanımlaması ile bir cinayet romanıdır. Biraz daha dikkatli okur için, bir töre cinayetini anlatır. Ama derinlemesine bakıldığında toplumsal ahlak kurallarını, insan vicdanını, adaleti, ötekileştirmeyi ve toplumsal ikiyüzlülüğü hallaç pamuğu gibi savurup darmadağın eder. Bir toplumun susarak ve edilgenliğiyle suç ortağı olmasına ayna tutar. Eserin konusu cinaye

Ahmet Güdücüoğlu
27 Kas 20253 dakikada okunur
bottom of page