top of page
GÖRÜNÜM
FERHAN ŞENSOY
“Gerçek sanat, insanın içindeki derin duygulara dokunan ve onları harekete geçiren sanattır.” Diyen büyük usta Ferhan Şensoy 31.08.2021 günü aramızdan ayrılmıştı. Çok yönlü, üretken bir sanatçıydı. Ardında büyük bir birikim bıraktı. Kitaplar, oyunlar, sinema filmleri, bestelerden oluşan bir miras. Ferhan Şensoy, tiyatroda komedi, mizah, ironi ve eleştiriyi en ustaca kullanan, muhalif tavrıyla oldukça sevilen bir tiyatro insanı olarak sanatseverlerin belleğinde haklı yerini al

Ahmet Güdücüoğlu
1 gün önce3 dakikada okunur
GENCO ERKAL
31.07.2024 günü Türk Tiyatrosunun dev sanatçısı Genco Erkal’ı kaybettik.86 yaşının son anına kadar; bu toplumun hiçbir sıkıntısına yüz çevirmeyen "aydın" kelimesinin tam karşılığı, koca bir yürek, dev bir sanatçıydı. Nazım'ın sesi, sustu. 86 yaşının sonuna kadar üreterek, farkındalık için çabalamış, aydın kimliğine yaraşır bir ömür geçirmiş olan, tok sesli Usta’yı yitirdik. Genco Erkal, 28 Mart 1938 tarihinde İstanbul’da doğdu. Robert Kolej’den mezun olduktan sonra İstanbul

Ahmet Güdücüoğlu
6 gün önce3 dakikada okunur
DEĞİŞMEK
Dikkatinizi çekmiştir mutlaka, artık çarşılarda tamirci esnafına pek rastlayamıyoruz. Ayakkabıcı tamircisi, televizyon tamircisi veya terzi aramaya kalktığımızda koca şehirde bir iki tane çok zor buluyoruz. Bunun yorumu şu şekilde galiba: artık onarmak, tamir etmek, telafi etmek, düzeltmek gibi sorumluluklar hissetmiyoruz. Ne gerek var bunlara, değiştir gitsin diye düşünüyoruz zannedersem. Kimse kendini yormuyor, bozulan bir şeyi tamir etmekle vakit kaybetmiyor. Nasıl olsa ye

Ahmet Güdücüoğlu
28 Tem2 dakikada okunur
SUNA PEKUYSAL
Tiyatro ve sinema dünyasının önemli sanatçılarındandı. Suna Pekuysal özellikle tiyatro sanatı için çok özveride bulunan birisiydi. Eski dönemlerde tiyatro ancak büyük şehirlerde vardı ve sanatçıları ancak burada yaşayan sanat tüketicileri izleyebiliyordu. Ülkenin çok büyük bir bölümü ancak sinema ile oyuncuları tanıyordu. Yeşilçam yıldız sistemine dayanıyordu, seyirciyi etkileyen, filme iş yaptıran, yeni film siparişi sağlayan güzel yüzlü, güzel fizikli kadınlar ve güzel yüzl

Ahmet Güdücüoğlu
24 Tem3 dakikada okunur
DİDEM MADAK
Hüzünlü dizelerin Şairi Didem Madak, kısa ömründe duygu yüklü üç tane çok değerli eser bıraktı. Henüz 13 yaşındayken annesi Füsun Hanımı kaybeder ve böyle başlar Şairimizin zorlu günleri. Şiirleri anne kokar, özlem kokar. Kızına çok sevdiği annesinin ismini verir. Didem Madak 24 Temmuz 2011 de hayata gözlerini yumduğunda, üç kitap bırakmış ardında, bir de üç yaşında sevgili kızı Füsun'u. Annesi gibi genç yaşta 41 yaşında yaşama veda etmiş. Ve 2011'den itibaren her yıl insanla

Ahmet Güdücüoğlu
23 Tem2 dakikada okunur
ZEYTİN
Zeytin ağacı yaz kış gümüşi yeşil yapraklarını koruyarak, yüzyıllarca yıl yaşaması onun ölümsüz ağaç olarak insanlar arasında anılmasını sağlamış. Tarih boyunca barışın, yaşamın sembolü sayılmıştır. Eski Yunan da Atina Anayasasına göre zeytin ağacını kesmek çok ağır cezalara neden oluyordu. Mısır’da bulunan duvar resimlerinde adaleti temsil eden zeytin dallarıyla oluşan taç, firavunların başında yer almıştır. Topraklarında çok zeytin yetişen Filistin’in sembolüdür zeytin ağac

Ahmet Güdücüoğlu
22 Tem4 dakikada okunur
ADNAN YÜCEL
27 Mart 1953 tarihinde Elazığ'ın Dilek Köyünde bir karayolları işçisinin oğlu olarak dünyaya gelen Adnan Yücel, ilk öğrenimini köy ilkokulunda, orta ve lise öğrenimini ise Elazığ'da yaptı. Önce Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu (1975), ardından Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi bölümünü bitirdi ve yüksek lisansını "Çağdaş Türk Edebiyatı" üzerine yaptı. (1979) Eğitimini tamamladıktan sonra Elazığ Karakoçan Lisesi

Ahmet Güdücüoğlu
20 Tem3 dakikada okunur
HABABAM SINIFI
Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eseridir Hababam Sınıfı. İnsanımızın neredeyse bütün karakterlerini tanıdığı ve içerisinde kendisinden bir şeyler bulduğu başyapıttır. Halkın sıkıntılarının, eğitim sistemindeki aksaklıkların, yanlışlıkların, güllerin, dikenlerin ve bunların yalın, duru, akıcı, anlaşılır bir Türkçe ile mizah yollu anlatıldığı romanın adıdır. Koca Çınar'ın öfkesinin, sevgisinin, özleminin yansımasıdır. Hababam Sınıfı, 1956-1957 yıllarında Rıfat Ilgaz'ın "Stepne" takma ad

Ahmet Güdücüoğlu
15 Tem2 dakikada okunur
MAVİ KELEBEKLER
Tarihler 11 Temmuz 1995’i gösterdiğinde Srebrenitsa’da 2.Dünya savaşından sonraki en büyük soykırımı başlamıştı. Sırp askerleri, 8372 Bosnalıyı katletti. Fakat bunu Dünyadan gizlemek istiyorlardı. Toplu mezarlar bulunmasın diye cesetleri çok uzağa gömdüler. Bölgenin bitki örtüsüne uygun bitkilerle üzerini örtmeye çalıştılar. Toplu mezarların bulunmasında kullanılan uydu resimlerinde manyetik değişkenlik taramasının yapılamaması için mezarların içine metal parçaları bıraktılar

Ahmet Güdücüoğlu
14 Tem2 dakikada okunur
ORHAN SUAT
Beş yıl önce 11.07.2021 günü değerli Hocam Orhan Suat’ı kaybetmenin hüznünü yaşadım. Yaşamı bize sevdiren güzel insanları ölümsüzlüğe uğurlamak kalbimizde tarifsiz acılara neden oluyor. Gezi Grubumuzun Abisi, Yaşama hep gülerek bakmamızı sağlayan Hocamız bizim gülen ışığımızdı. Bir karanfil de Orhan Hocam için astık gökyüzünün doruklarına. Kalbimizdeki pırıltısı hiç tükenmeyecektir. Orhan Hoca’mla tanışmam 1973 yılında Sokullu Kütüphanesinde kitapları karıştırırken çok değer

Ahmet Güdücüoğlu
10 Tem2 dakikada okunur
VEDAT GÜNYOL
Arnavutluk'tan gelen bir baba ile Diyarbakırlı bir annenin çocuğu olarak İstanbul Fatih’te doğdu. İlkokulu Diyarbakır'da (1922), ortaokulu İstanbul'da ve liseyi 1934'te Saint Benoit Fransız Lisesinde tamamladıktan sonra 1938 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çevirilerini üniversite yıllarında yaptı. Paris’te başladığı Devletler Hukuku doktorasını İkinci Dünya Savaşı yüzünden yarım bırakmak zorunda kaldı ama 10 yıl sonra geri dönerek Devletler Huku

Ahmet Güdücüoğlu
9 Tem3 dakikada okunur
METİN ALTIOK
İzmir’in Bergama ilçesinde 1941 yılında Göçbeyli isimli bir köyde dünyaya gelir Metin Altıok. Orta halli bir ailenin ilk çocuğu olarak doğar. Yaradılış itibari ile içe dönük, çok konuşmayan, çok konuşulmasına tahammül edilmeyen, utangaç bir çocuktur. Fiziksel olarak yaşıtlarının gerisindedir ve ufak tefek bir görünüme sahiptir. Metin Altıok’un şiirinde ve kişiliğinde çocukluk döneminde yaşadığı travmaların etkisi büyüktür. Annesi Melahat Hanım çocuklarıyla sağlıklı bir iletiş

Ahmet Güdücüoğlu
7 Tem5 dakikada okunur
RIFAT ILGAZ
Tam adı Mehmet Rıfat Ilgaz olan usta yazar, 7 Mayıs 1911'de Kastamonu'da dünyaya geldi. İlk ve orta okul eğitimini Kastamonu'da tamamlayan Ilgaz, yatılı olarak öğrenim gördüğü Muallim Mektebinden 1930 yılında mezun oldu. Şiir yazmaya öğrencilik yıllarında başlayan Ilgaz, 1936'da Gazi Eğitim Enstitüsünde edebiyat eğitimi de alarak, 6 yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ilgaz, daha sonra İstanbul'a tayin olarak Karagümrük Ortaokulunda ve Nişant

Ahmet Güdücüoğlu
6 Tem4 dakikada okunur
EŞEKLİ KÜTÜPHANECİ
Fakir Baykurt 'un son çalışması. Hasta yatağında gücü tükenene dek bu eserinin son çalışmalarını yapmış. Verdiği mesajlar oldukça başarılı. İnsanın her zaman elinden geleni yapması, insanların kardeşliği, kitaplarla dolu yaşamın hayatta neleri değiştirebileceğini bizlere anlatıyor. Bu kitabı en iyi kim anlar biliyor musunuz? Köyde büyümüş olanlar anlar! Okumayı çok isteyip okuyamamış olanlar anlar! Biz kitabı nerede görüyorduk, okutmadılar ki, diyenler; hayatla erken mücadel

Ahmet Güdücüoğlu
30 Haz3 dakikada okunur
İSMAİL HAKKI TONGUÇ
Köy Enstitüleri kurucusu İsmail Hakkı Tonguç,ülkemiz çocuklarının “Tonguç Baba”sı bu ay ölümünün 66. yılında saygı, sevgi ve minnetle anıldı.“Elimden gelse, Dünyanın bütün okullarının programlarına insanın insanı sömürmemesi adlı bir ders koyardım” demişti Tonguç Baba. Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde emperyalizme karşı dişle tırnakla verilmiş, tüm Dünyaya örnek olmuş Kurtuluş Savaşının yoksul köylü çocuklarının eğitiminde büyük bir özveri ile çalışmıştır. Okulda iş iç

Ahmet Güdücüoğlu
26 Haz4 dakikada okunur
MEHMET BAŞARAN
Lüleburgaz’a bağlı Ceylanköy’de 1926 yılında Doksanüç muhaciri bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mehmet Başaran, Kepirtepe Köy Enstitüsü’nü (1943) ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’nü (1946) bitirdi. Öğretmenler olarak örgütlenmelerinin yolunu açan Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın (TÖS) kurucuları arasında yer aldı. Gerçekçi ve toplumcu bir estetik anlayışla yapıtlar verdi. Doğanın içinde bulunma, doğayı gözlemleme, esin kaynaklarındandı. Özellikle de Edremit bölgesi

Ahmet Güdücüoğlu
25 Haz3 dakikada okunur
KAZIM KOYUNCU
Kazım Koyuncu’yu 2005’in 25 Haziranında otuz üç yaşındayken yitirdik. Türkçenin büyük ozanı Yunus Emre, herhalde böylesi kaybettiklerimiz için söylemiştir şu dörtlüğü: “Bu dünyada bir nesneye Yanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlere Gök ekini biçmiş gibi.” Çernobil faciasından kanatlanan ölüm bulutu Karadenize varıp, Kazımın genç bedenini de sarmış, bu Dünyadan erken ayrılmasına yol açmıştı. Kazım İstanbula adım attığı ilk yıllarda müzik ile dopdolu idi. Arzulu ama tedirgin

Ahmet Güdücüoğlu
23 Haz2 dakikada okunur
OKUMAK
Kışın zor, meşakkatli günlerinden şimdilik kurtulduk. Kış günleri kısa, soğuk geçtiği ve sorunların daha arttığı bir dönem. Yaz günleri kış günlerinden uzun ve kıştaki o koşuşturma daha azalır. Bundan dolayı insan dinlenmeye, düşünmeye, kitap okumaya daha çok zaman ayırabilir. Yaz günleri, zamanımızın daha çok olduğu, modern yaşamın bizi fazla etkisine almadığı, düşünmeye, okumaya daha fazla zaman ayırdığımız eski günlerimize geri götürebilir. Elektronik medya yaşamı bize düş

Ahmet Güdücüoğlu
16 Haz2 dakikada okunur
ÇOCUKLARIMIZ
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü. Çocuk işçiliği çocukların sosyal ve psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkiler. Günümüzde Dünya’da 200 milyona yaklaşık çocuk okul sıralarında, parklarda olmak yerine çocuk işçiliğinde yer alıyor.18 yaşın altındaki her bireyin çocuk olduğu gerçeğinden hareketle çocuk işçiliği Dünya’da son bulmalıdır. "Tırnağını annesi keser, parmağını makinesi. “Nazım ne güzel anlatmıştır çocuk işçiliği sorununu, dertlerini. “Dünyayı çocukla

Ahmet Güdücüoğlu
15 Haz4 dakikada okunur
UNUTTUKLARIMIZ
İnsan olmanın güzel duygularından uzaklaştığımız gibi, sevginin bir sonucu olarak yansıyan birbirimize sarılmayı da unuttuk. Sarılma karşı tarafa sevgimizi, saygımızı gösteren bir eylem biçimidir. Öyle ki sarılma enerjisi insanları iki dakika sonra iyileştirmeye başlıyormuş. Bu bilimsel bir gerçek ve deneyimlenebilir bir güzellik. Sarılmak evrensel bir davranış şeklidir. Görmek, özleminin yarısını karşılamak demekti. Diğer yarısı da sarılmaktı. Sarılmak bir ihtiyaçtır, hem si

Ahmet Güdücüoğlu
11 Haz3 dakikada okunur
bottom of page