“Okullardaki şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıktı”
- Özlem KARAKOYUN

- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur
Lüleburgaz’da Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen tarafından yapılan basın açıklamasında, okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekilerek eğitimciler ve öğrenciler için daha güvenli bir eğitim ortamı oluşturulması çağrısında bulunuldu.




Lüleburgaz’da Memur-Sen Konfederasyonu tarafından düzenlenen basın açıklamasında, eğitimde artan şiddet olaylarına dikkat çekildi.
Saat 13.00’te Lüleburgaz Öğretmenevi önünde gerçekleştirilen açıklamayı Eğitim Bir-Sen İlçe Temsilcisi Hüseyin Ertuğral yaptı.
Toplanan kalabalık, son dönemde eğitimcilere ve öğrencilere yönelik artan saldırılara tepki gösterirken, açıklamada özellikle Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan silahlı saldırı olayı üzerinden eğitimde güvenlik sorununa vurgu yapıldı.
Hüseyin Ertuğral tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci olan saldırgan tarafından gerçekleştirilen saldırı, bir kez daha göstermiştir ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş, toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkarmıştır.
Eğitim sistemimizin en önemli paydaşlarından biri olarak, daha iyi bir eğitim için daha iyi bir müfredat, pedagojik yöntemler, daha ileri amaçlar üzerine kafa yormamız gerekirken, bugün bu yaramızı konu etmek mecburiyetinde kalışımızın ana sebebi, şiddetin ağırlaşan toplumsal maliyeti karşısında, ilgililerin çözüm üretmede yetersiz kalmaları veya isteksiz davranmalarıdır.
Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i âdiyeden bir hale geldiği, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği, silahın çocuklar tarafından kolayca elde edilerek pervasızca suç işlendiği bir zaman dilimindeyiz.
Aklı esenin, aklı kesenin ya da aklı başında olmayanın öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına, öğrenciye şiddet uyguladığı, can güvenliğinin eğitim-öğretime galebe çaldığı bir zemine doğru hızla yol alıyoruz.
Eğitimciye şiddetin bireysel suç vakaları olmaktan çıkarak eğitim, aile ve toplum politikalarının köken sorgulanmasını gerektiren bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü üzülerek müşahede ediyoruz.
Eğitimcilere yönelik saldırılar geleceğimizi karartmakta, eğitim camiasını tedirgin etmekte, can güvenliğinin çalışma hayatındaki başat sorun haline dönüşmesi riskini ortaya çıkarmaktadır. Eğitimcilere yönelik her saldırı, özellikle eğitim çağındaki çocuklardan, öğrencilerimizden kaynaklandığında aklımızı körleştirmekte, ruhumuzu karartmakta, benliğimizi esir almakta, irfanımızı yok etmektedir.
Eğitim, şiddeti ortadan kaldırılacak bir unsur olarak nitelendirilir iken; şiddetin, eğitimi tehdit ve tahdit eder boyuta ulaşması, bunun geleceğimizi tehlikeye sokacak boyuta doğru tırmanıyor olması, acil ve köklü çözüm bulmayı zaruri hâle getirmektedir.
Evrensel hukuk ve anayasada ifadesini bulan hayat hakkı ve can güvenliği ilkesi çerçevesinde, devletin kasıtlı ve hukuksuz şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü yanında kendi hukukuna tabi kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.
Devletin, bu yükümlülük çerçevesinde suç işlemekten caydırıcı yasal zemini ve idari koşulları tesis ederek yaşam hakkını koruması, eğitimcilerin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlaması, okullarda güvenli ve huzurlu bir çalışma ve eğitim-öğretim ortamı tesis etmesi gerekliliğini hatırlatıyoruz..
Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin son örneği olmalıdır. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır.”
Basın açıklamasında, eğitim kurumlarında güvenliğin artırılması, caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve eğitim çalışanlarının korunmasına yönelik somut adımlar atılması çağrısı yapıldı. Açıklama, katılımcıların sessiz şekilde dağılmasıyla sona erdi.


