top of page

Öğretmenler öfkeli!

“OKULDA ÖLMEK İSTEMİYORUZ”

Lüleburgaz’da bir araya gelen eğitim sendikaları, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılar başta olmak üzere eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına bir kez daha tepki gösterdi. Öğretmenevi önünden Üçgen Park’a kadar sloganlar eşliğinde yürüyen öğretmenler, eğitim kurumlarında artan şiddetin yapısal bir sorun haline geldiğini ifade ederek, kamusal ve güvenli eğitim ortamı talebinde bulundu.

Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Teç-Sen, son günlerde farklı illerde yaşanan saldırı olaylarına tepki göstermek amacıyla bir kez daha Lüleburgaz’da yürüyüş gerçekleştirdi.

İki gün üst üste yaşanan olayların eğitim camiasında derin üzüntü ve öfkeye neden olduğu belirtilirken, eğitimciler 16 Nisan Perşembe günü saat 12.30’da Lüleburgaz Öğretmenevi önünde bir araya geldi.

Burada toplanan kalabalık, sloganlar eşliğinde Üçgen Park’a kadar yürüyerek yaşanan şiddet olaylarını protesto etti. Yürüyüş boyunca eğitimde güvenlik, kamusal sorumluluk ve şiddetin artan boyutu sık sık dile getirildi.

Dört sendika adına basın açıklamasını Aylin Acar okudu. Açıklamada, son dönemde yaşanan saldırıların münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanarak eğitim sistemindeki yapısal sorunlara dikkat çekildi. Eğitim ortamlarının giderek güvensiz hale geldiği belirtilen açıklamada, şiddetin toplumsal eşitsizlikler, geleceksizlik algısı ve eğitim politikalarındaki dönüşümle bağlantılı olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Dün ve önceki gün Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarımızda yaşanan, hepimizi derinden sarsan ağır bir saldırı yaşanmıştır.

Bu olayları tek başına bir “şiddet vakası” olarak değerlendirilemeyecek olan bu elim hadise, içinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır. Daha geçtiğimiz ay İstanbul Çekmeköy’de görev yaptığı okulda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden meslektaşımız Fatma Nur Çelik’in acısını hâlâ içimizde taşırken, böylesine bir trajedinin yeniden yaşanması şiddetin eğitim kurumlarında ne denli yapısal bir sorun haline geldiğini göstermektedir.

Okullar, çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güvenli bir biçimde bulunması gereken kamusal alanlardır. Ancak bugün bu alanların giderek güvensizleştiği ve koruyucu niteliğini yitirdiği açıktır. Şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceği de bilinmelidir. Çünkü şiddet öylece ortaya çıkmaz. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitimle bağının zayıfladığı ve dışlanmanın olağanlaştığı koşullarda ortaya çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılması, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybı bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.

Eğitim sistemindeki eşitsizlikleri derinleştiren ve eğitimin kamusal niteliğini aşındıran siyasi iktidar; tüm kurumları işlevsizleştiren, denetim ve destek mekanizmalarını zayıflatan idari anlayış ve bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur ve tüm sorumlular kamuoyu önünde hesap vermelidir.

Yaşanan bu olaylar, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılması durumunda nasıl derin yaralar açılabileceğini bir kez daha göstermiştir. Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmak için eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşası zorunludur. Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacaktır.

Eğitimciler ve veliler olarak bir kez daha altını çiziyoruz:

Eğitim, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal, piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir haktır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir.

Yaşanan bu vahim saldırılarda yaralanan eğitim emekçilerine ve öğrencilere acil şifalar diliyor, tüm eğitim emekçilerine, öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Bugün bizler, en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil yaşamın, kamusal, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimin alanı haline getirmek için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.”

Basın açıklamasının ardından katılımcılar Üçgen Park’ta oturma eylemi gerçekleştirirken, sonrasında sorunsuz bir şekilde kalabalık dağıldı.

bottom of page