top of page

“ÖLMEK İSTEMİYORUZ”

“Gergin ÇED toplantısı”

Lüleburgaz’a bağlı Eskibedir ve Yenibedir köylerinin yakınında, kurulmak istenen Tehlikeli Atık Yakma Tesisi’ne ilişkin Halkın Katılımı Toplantısı dün gerçekleştirildi. Toplantıda vatandaşlar firma yetkililerine sert sözler sarf edip tepki gösterirken, “Tehlikeyi niye gizliyorsunuz?” “Bu firma yalancı” sözleri salonda yankılandı. Toplantıda bölge ile ilgili birçok soru yanıtsız kalırken, toplantının yapıldığı otel girişine asılan maket ise her şeyi özetler niteliğindeydi.

Lüleburgaz’a bağlı Eskibedir ve Yenibedir köyleri sınırlarında kurulmak istenen Tehlikeli Atık Yakma Tesisi’ne ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılım Toplantısı, 2 Haziran Pazartesi günü saat 10.00’da İzer Otel’de gerçekleştirildi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren otelin otopark alanında toplanan vatandaşlar, ellerinde pankartlarla toplantı saatini bekledi.

Traktörleri ile toplantıya gelen vatandaşlar ise dikkat çekti.

Özellikle köylülerin ve çiftçilerin yoğun katılım gösterdiği toplantıda zaman zaman tansiyon yükseldi.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen toplantıda firma yetkilileri tarafından proje sunumu yapıldı.

Ancak yapılan sunum vatandaşların tepkisini çekti. Katılımcılar, sunumun proje ile yeterince ilgili olmadığını ve içerisinde yanlış bilgiler bulunduğunu öne sürerek itirazlarını dile getirdi. Tepkilerin artması üzerine sunum kısa sürede sonlandırılarak soru-cevap bölümüne geçildi.

“LÜLEBURGAZ’DAN BİR KİLO ÇÖP ALMIYORSUNUZ”

Soru-cevap bölümünde teknik soruların yanı sıra tesise yönelik eleştiriler ve sitemler öne çıktı. Bir vatandaş, sunumda yer alan “Bu tesis yalnızca bölgemizde üretilen atıkları kabul edecektir. Başka bölgelerden atık gelemeyecektir” ifadesini hatırlatarak, “Bölgemizden derken Trakya mı Marmara mı?” sorusunu yöneltti.

Firma yetkilisi bu soruya “Trakya Bölgesi” yanıtını verdi. Bunun üzerine başka bir vatandaş söz alarak, “Lüleburgaz’dan bir kilo çöp almıyorsunuz. Nasıl olacak, hangi bölgeden bahsediyorsunuz?” diye sordu. Yetkilinin, “Atık tesisiyle ilgili ben size cevap veremem ki” şeklindeki yanıtı salonda şaşkınlık yarattı.

“BU SÜREÇ ASLINDA HİÇ BAŞLAMAMALIYDI”

Toplantıda söz alan bir avukat ise ÇED sürecinin hukuki yönüne dikkat çekerek önemli iddialarda bulundu.

Avukat katılımcı, “ÇED Yönetmeliği Uygulamalarına Dair Genelge 2026/4 madde 40 der ki; eğer ki siz bu şekilde bir tesis işletmek istiyorsanız onaylı fizibilite raporu ve onay yazısını ÇED başvuru proje tanıtım dosyasına eklenmesi gerekmektedir. Eğer bu fizibilite raporu ve onay yazısı yoksa yapılan başvuruların ÇED süreçleri başlamadan iade edilmesi gerekmektedir diyor. Dosyada fizibilite raporunuz var mı bakmak istedim. Onay raporunuz var, raporunuza ilişkin hiçbir şey yok. O yüzden aslında sizin hiçbir sürece bakılmaksızın iade edilmesi gerekirken şu anda biz halkın katılımı toplantısı yapıyoruz. Aslında usul olarak da hiç yapılmaması gereken bir süreçteyiz. O yüzden iptal edilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamaların ardından salondaki bir vatandaş heyete dönerek, “O zaman niye buradayız?” sorusunu yöneltti. Ancak bu soruya herhangi bir yanıt verilmedi.

“TEHLİKEYİ NİYE GİZLİYORSUNUZ?”

Toplantıda sunum dosyasının kapağında kullanılan ifadeler de tartışma konusu oldu. Bir vatandaş, projeye ilişkin tanımlamanın eksik yapıldığını savunarak firma yetkililerine tepki gösterdi.

Vatandaş, “Niye orada tehlikeli atık yakma tesisi yazmıyor da yakma tesisi yazıyor? Tehlikeyi niye gizliyorsunuz?” sözleriyle sitemini dile getirdi.

ÇİFTÇİDEN SERT ELEŞTİRİLER

Toplantının en dikkat çeken konuşmalarından biri ise bölgede üretim yapan bir çiftçiden geldi. Mevcut tesisin komşusu olduğunu belirten çiftçi, firma hakkında ağır eleştirilerde bulundu.

Çiftçi, “Çiftçiyim. Bu mevcut olan firmaya da komşuyum. Benim gözümde bu firma yalancı, ahlak yoksunu bir firma. Mal kabul girişlerinin tam karşısında benim tarlam var. Ben her sene bu tarladan plastik atıklar, cam şişe atıkları, çivili paletler ve sürekli bunlara maruz kalıyor benim tarlam. Ben burada iki kez lastik patlattım, bu benim zararım. Siz bu mevcut çöplerinize bile sahip çıkamazken bir de bunu çalıştıracağınızı iddia ediyorsunuz ama biz buna kesinlikle inanmıyoruz ve güvenmiyoruz. Mevcut çöplerinizin yağmur sularına maruz kalmaması gerekiyor ama depolarınız yetmiyor. O çöpler yağmura maruz kaldığı zaman sular yola geliyor. Biz bu suları, pis kimyasal artık neyse, traktörlerimizle tarlalarımıza, bahçelerimize, avlularımıza sokuyoruz. Siz daha buna sahip çıkamıyorsunuz” dedi.

Konuşmasının devamında firma yetkilisine, “Beyefendi sizin firmanızda yılda kaç kez yangın çıkıyor?” sorusunu yönelten çiftçi, bu sorusuna da yanıt alamadı.

ÇAMLICA’DAN PROTOKOL TEPKİSİ

Toplantıda söz alan Lüleburgaz Ziraat Odası Başkanı Selçuk Çamlıca da firma yetkilisinin sunum sırasında sergilediği tavra tepki gösterdi. Çamlıca, yetkilinin konuşma yaptığı sırada ellerinin cebinde olmasını ve ceketinin açık şekilde sahnede bulunmasını eleştirerek duruma sert tepki gösterdi.

TRAKYA HALKININ SAĞLIĞI KONUSUNDA ENDİŞELİ MİSİNİZ?”

Toplantı sırasında bir vatandaşın, “Gerçekten Trakya halkının sağlığı konusunda endişeli misiniz?” sorusuna firma yetkilisi, “Evet, endişeliyim” yanıtını verdi. Bunun üzerine vatandaşlar, “Eğer endişeliyseniz, neden Trakya halkına bunu yapıyorsunuz?” diyerek tepki gösterdi. Ancak yöneltilen bu soruya firma yetkilileri tarafından herhangi bir yanıt verilmedi.

Yaklaşık üç saat süren toplantıda vatandaşların büyük bölümü projeye karşı olduklarını dile getirirken, soru-cevap bölümünde yöneltilen birçok sorunun yanıtsız kalması dikkat çekti. Salonda sık sık yükselen itiraz sesleri ve sert tartışmalar, toplantıya damga vurdu.

Öte yandan toplantının yapıldığı otel girişine asılan maket ise olası bir tesis kurulma süreci sonrası yaşanacakları özetler niteliğindeydi.

bottom of page