top of page

UÇURTMALAR 

3 gün önce
2 dakikada okunur

Yaşamımızın birçok döneminde ılık rüzgarların esintisiyle uçuşan uçurtmalar içimi bir sevinç yumağına dönüştürür. Uçurtmalar alabildiğince yükselmeyi ve beraberinde kuşlar kadar özgür olmayı anlatır. Yükseklere çıkması rüzgarın şiddetinden değil ona kafa tutmasından, ona karşı mücadele etmesinden kaynaklanır. Bize vücudumuzu kaplayan mutluluğu sağlamasının nedeni de bu karşı koyma m0625ücadelesidir. Ne zaman içinizden bir yerlere gitmek düşüncesi oluştuğu zaman, içinizdeki bu zarif sese kulak verin. Mutlaka ayaklarınız sizi bir uçurtma dükkanına götürecektir. Bu sürüklemenin farkına bile varamazsınız. Önce rengine karar veremezsiniz, içinizde küçük bir sıkıntı oluşur. Sonunda kararınızı verir uçurtmanızı elinize alınca küçük bir sevinç gelir yerleşir yüreğinize. Hızla koşar adımlarla çıkıp gitmek istersiniz. Yemyeşil kırların, bayırların ve rüzgarın çağrısına ayak uydurmak içinizi sevince boğar.

Sonra beklenen an gelir, yüzünüzü rüzgara karşı verir ve ipin diğer ucundaki uçurmaya sevgiyle bakarsınız. Öyle bir bakıştır ki o sanki bir daha onu hiç göremeyecekmiş gibi gelir. Kalbinizi kısa bir süre hüzün kaplar. Vedalaşır ipin ucunu salarsınız. Önce tereddütle bir iki yana salınır uçurtma. Daha sonra rüzgarı arkasına alıp yükselir göğe doğru. İçinizde bir sevinç, bir ferahlama ile başarının şavkı vurur yüzünüze. Bir de göklere doğru uzanmanın büyük sevinci. Ayaklarınızın yerden kesilip göğe doğru tırmanması sizi kuş gibi özgür yapar, içinizi mutluluğun o coşkusuyla doldurur. Bedeninizi bir hafiflik ve özgürlüğün mutluluk dolu masmavi duyguları kaplar. Tuttuğunuz ipin ucundan sizde uçurtmayla birlikte bulutlara yükselirsiniz. Uçurtma siz, siz uçurtma olursunuz. Kimseyi aranıza almak istemezsiniz. Uçurtma gökyüzünde salınırken, dudaklarınıza sevinç yüklü bir türkü gelip yerleşir. İçimizdeki umudu, hayata karşı mutluluğumuzu anlatır. Özgürlüğü solur ve yanaklarımız tebessüm ile dolar. Uçurtmamız gökyüzünde salınırken çocukluğunuza ait tüm yaşanmış veya yaşayamadığımız sevinçler, hüzünler aklımıza gelir. Yaşamımızda kaybettiklerimiz, paylaşamadıklarımız ve heyecanlarımız bizleri yağmur bulutlarından damlayan taneler gibi bizi gelir bulur.

 Aslında o masum çocukluğumuz hep oradadır, hiçbir yere gitmemiş sizin bir gün bir uçurtmanın peşine takılarak O’nu arayacağınızı bilmektedir. Çocukluğumuz bizim hayat sınavında hep yanı başımızda olmuş, tüm bencil, hırslı ve hatalı kararlarımızda gülümseyerek her türlü şartlarda destek vermiştir. Uçurtma çocukluğumuzun neşe dolu, kaygısız balonlu günleri gibi bir şeydir. Uçurtma belki içimizdeki o masum çocuk için yapabileceğimiz son şeydir. Feride Çiçekoğlu’nun “Uçurtmayı Vurmasınlar” eserindeki gibi uçurtmalarımızı en yüksek zirvelere kadar, hiçbir şeye aldırış etmeden uçuralım. Uçurtmalarımızı uçuralım ki bir kuş gibi mutlu ve yaşama korkmadan sarılarak tutunalım.

 

bottom of page