top of page

Toprakta yeşeren mutluluk!

5 saat önce
5 dakikada okunur

Lüleburgaz Belediyesi’nin Yücel Şınığ Hobi Bahçeleri’nde dört yıldır üretim yapan Necati ve Hayriye Beğen çifti, domatesten bibere, karpuzdan kudret narına kadar birçok ürünü kendi elleriyle yetiştiriyor. Toprağa duydukları sevgiyle üretim yapan çift, elde ettikleri mahsulleri komşularıyla paylaşırken hobi bahçesinin aynı zamanda dostlukları da büyüttüğünü söylüyor.

Kent yaşamının yoğunluğu içerisinde toprağa dokunmak, kendi sebzesini ve meyvesini yetiştirmek isteyen vatandaşlar için oluşturulan hobi bahçeleri, Lüleburgaz’da üretimin küçük ama anlamlı adreslerinden biri olmayı sürdürüyor.

Lüleburgaz Belediyesi tarafından vatandaşları tarımsal üretime teşvik etmek amacıyla hizmete sunulan Yücel Şınığ Hobi Bahçeleri’nde üretim yapan Necati Beğen (64) ve Hayriye Beğen (57) çifti de bu uygulamadan iki dönemdir, toplam 4 yıldır faydalanıyor.

Beğen çifti için hobi bahçesi, yalnızca birkaç sıra sebzenin yetiştirildiği bir alan olmaktan çok daha fazlası. Günün önemli bölümünü bahçesinde geçiren Necati Beğen, toprağın bakımından ekimine, gübrelemeden ürünlerin gelişimini takip etmeye kadar pek çok işle bizzat ilgileniyor.

2013 yılında emekli olduğunu belirten Necati Beğen, 2020 yılından sonra bahçe işleriyle daha fazla ilgilenmeye başladığını söyledi. Başlangıçta bir hobi olarak gördüğü bahçe işlerinin zaman içerisinde günlük yaşamının önemli bir parçası haline geldiğini anlatan Beğen, kendi yetiştirdiği ürünleri tüketmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti.

“Ben bunu tamamen hobi olarak yapıyorum. Toprakla uğraşmayı seviyorum. Kendi yetiştirdiğim ürünlerin soframa gelmesi benim için önemli. Ne kullandığımı, nasıl yetiştirdiğimi biliyorum. Dalından kopardığım domatesi, biberi soframa koymanın verdiği mutluluk başka” diyen Beğen, üretimin kendisine aynı zamanda günlük hayatın stresinden uzaklaşma fırsatı verdiğini ifade etti.

Bir dönem iş nedeniyle Eskişehir’de bulunduğunu aktaran Beğen, orada karşılaştığı hobi bahçesi uygulamasının kendisinin dikkatini çektiğini söyledi. Eskişehir’deki bazı hobi bahçelerinde vatandaşlara üretimin yanında konaklama imkânı da sunulduğunu belirten Beğen, Lüleburgaz’da aynı ölçekte bir proje bulunmasa da kentte böyle bir uygulamanın hayata geçirilmiş olmasından memnun olduğunu dile getirdi.

Beğen, farklı şehirlerdeki uygulamaların vatandaşların toprağa olan ilgisini artırabileceğini belirterek, hobi bahçelerinin yalnızca tarımsal üretim açısından değil, şehir yaşamında doğayla bağ kurmak açısından da önemli olduğunu söyledi.

Beğen çiftinin bahçesinde adeta küçük bir tarla çeşitliliği bulunuyor. Domates, salatalık, patlıcan, kabak, karpuz, biber ve fasulyenin yanı sıra kudret narı gibi ürünler de yetiştiriliyor. Ürünlerin yetiştirilme sürecinde doğal yöntemlere ağırlık verdiklerini belirten Necati Beğen, özellikle ata tohumlarının kendileri için önemli olduğunu vurguladı.

Bahçede yetiştirdikleri ürünleri yalnızca kendileri tüketmediklerini de belirten çift, ürünlerin fazla geldiği dönemlerde yakınları ve komşularıyla da paylaşım yapıyor. Böylece bahçede başlayan üretim, apartmanlara ve komşuluk ilişkilerine kadar uzanan bir paylaşım kültürüne dönüşüyor.

KUDRET NARI DA YETİŞTİRİYOR

Bahçelerinde yetiştirdikleri ürünlerden biri de kudret narı. Geleneksel olarak farklı amaçlarla kullanılan kudret narının kendileri için de bahçenin dikkat çeken ürünlerinden biri olduğunu belirten Beğen, doğal ürün yetiştirmenin önemine dikkat çekti.

Beğen, “Kudret narını da yetiştiriyoruz. Bizim için önemli olan mümkün olduğunca doğal ürünler yetiştirmek. Kudret narı da eskiden beri kullanılan, özellikle mide ve sindirim sistemiyle ilgili faydaları olduğu düşünülen bir ürün. Tabii her üründe olduğu gibi bunu da bilinçli kullanmak gerekiyor. Biz bahçemizde yetiştiriyoruz, nasıl büyüdüğünü takip ediyoruz. Kendi yetiştirdiğimiz ürünü tüketmek bizim için önemli” ifadelerini kullandı.

“ODUN KÜLÜNÜ ATALARIMIZ DA KULLANIRDI”

Bahçenin bakımında hayvansal gübre kullandıklarını söyleyen Beğen çifti, bunun yanı sıra odun külünden de yararlanıyor. Odun külünün doğru miktarda kullanıldığında toprağa ve bitkilere katkı sağlayabileceğini belirten Necati Beğen, bu yöntemin yeni bir uygulama olmadığını, geçmişten günümüze aktarılan doğal yöntemlerden biri olduğunu söyledi.

Beğen, “Odun külü, doğru miktarda ve uygun topraklarda kullanıldığında sebzelere çok iyi geliyor. Eskiden atalarımız da bu şekilde kullanırmış. Biz de kullanıyoruz. Böceklenmeye karşı da yardımcı oluyor. Aynı zamanda içerisindeki bazı mineraller nedeniyle bitkinin gelişimine katkı sağlıyor. Biz mümkün olduğunca doğal yöntemleri tercih ediyoruz. Toprağın da neye ihtiyacı olduğunu gözlemlemek gerekiyor” dedi.

Hobi bahçesindeki üretimin emek istediğini vurgulayan Beğen, ürünlerin yetişmesinin yalnızca tohumları toprağa bırakmaktan ibaret olmadığını söyledi. Bahçesinde uzun saatler geçirdiğini anlatan Beğen, özellikle hayvan gübresi temin edebilmek için köylere gittiğini belirtti.

Beğen, “Gübre attığımızda o gübreden biz faydalanamıyoruz, bizden sonra burayı kullananlar faydalanıyor. Hayvan gübresi bulmak için köylere gidiyorum. Ben sabahtan akşama kadar buradayım. Özenle ilgileniyorum ektiklerimle. Tohumdan ürün haline gelene kadar her aşamasını takip ediyorum. Kullandığım tohumların hepsi ata tohumu” diye konuştu.

“İKİ YIL YETMİYOR, ÜÇ YIL OLSUN”

Hobi bahçesi uygulamasından oldukça memnun olduklarını ifade eden Necati Beğen, ancak kullanım süresinin üretim açısından yetersiz kaldığını söyledi. İki yıllık kullanım süresinin üç yıla çıkarılmasını isteyen Beğen, özellikle toprağa emek veren vatandaşların çalışmalarının karşılığını daha uzun süre görebilmesi gerektiğini dile getirdi.

Beğen, “Biz burada toprağa emek veriyoruz. Gübreliyoruz, ekiyoruz, bakımını yapıyoruz. İki yılın sonunda tam verim almaya başladığımızda süre bitiyor. Bir sonraki vatandaş geliyor ve bizden sonra yaptığımız hazırlığın faydasını o görüyor. Üç yıl olursa vatandaş açısından daha verimli olur. İnsan toprağı tanıyor, neyin nasıl yetiştiğini öğreniyor, ona göre üretim yapıyor. Tam alıştığınız dönemde bırakmak zorunda kalıyorsunuz” dedi.

BAHÇEDE ÜRETİM KADAR DOSTLUK DA VAR

Hayriye Beğen için ise hobi bahçesinin en güzel taraflarından biri, üretimin yanında beraberinde getirdiği sosyal ortam. Site içerisinde yaşadıklarını belirten Beğen, bahçenin kendileri için şehir hayatının monotonluğundan uzaklaşabilecekleri bir alan haline geldiğini söyledi.

“Sitelerde oturuyoruz. Böyle bir yerin olması çok iyi avantaj bizim için. Hem sosyalleşmek adına hem de mahsul yetiştirebilmek adına çok iyi” diyen Beğen, bahçedeki diğer üreticilerle zaman içerisinde arkadaş olduklarını anlattı.

Beğen, “Burada ekim yapan komşularımızla arkadaş olduk. Akşamları oturup çayımızı, kahvemizi içiyoruz. Birbirimizle tohum paylaşıyoruz. Biri bir şey yetiştiriyor, diğerimiz görüp ‘Ben de bunu ekeyim’ diyor. Herkes birbirinden bir şey öğreniyor” ifadelerini kullandı.

Bahçede yetişen ürünlerin zaman zaman ihtiyaçlarından fazla olduğunu belirten Hayriye Beğen, fazla mahsulleri apartmanlarında yaşayan komşularına dağıttıklarını söyledi.

Beğen, “Mahsuller bazen fazla fazla çıkıyor. Apartmanımızda yaşayanlara dağıtıyoruz. Böylece onlar da taze ürün yiyor. Bir şey yetiştirdiğinizde paylaşmak da ayrı güzel oluyor. Bir domatesin, biberin fazlası bile komşuluk ilişkisini güçlendiriyor” dedi.

Bahçeden toplanan ürünlerle hazırlanan sofranın dışarıdan satın alınan ürünlerden farklı olduğunu vurgulayan Beğen, “Dışarıdan aldığımız meyve sebzelerle tat farkı oldukça yüksek. Yani güzel bir şey, güzel bir duygu. İnsanın kendinin yetiştirdiği domatesi, salatalığı, biberi taze taze götürüp sofraya koyması çok güzel” diye konuştu.

Bahçenin mutfaklarına da doğrudan katkı sağladığını anlatan Hayriye Beğen, güne bahçeden topladığı ürünlerle hazırladığı kahvaltıyla başladığını söyledi. “Sabahleyin ben mesela fesleğenli, domatesli, biberli güzel bir kahvaltı hazırlıyorum. Burada reyhan, fesleğen var. Topladım, şimdi bunları kurutacağım. Almanya’ya kızıma göndereceğim. Orada yokmuş” diyen Beğen, bahçede yetişen ürünlerin aile bireyleriyle de paylaşıldığını ifade etti.

“HER ŞEY VAR BU BAHÇEDE”

Hobi bahçelerinin farklı ürünlerin bir arada yetiştirildiği bir alana dönüştüğünü belirten Beğen, yalnızca kendi bahçelerinde değil, çevredeki diğer parsellerde de farklı ürünlerin yetiştirildiğini söyledi.

Beğen, “Her şey var bu bahçede, her şey yetişiyor. Bizim yetiştirmediğimiz mahsuller de var, komşularımızın ürettiği mahsuller var; çeşit çeşit. Herkes birbirinden görüp bir şey yapmaya çalışıyor. Birinin yetiştirdiğini diğerimiz görüyor, tohumu alıyor, ertesi yıl kendisi ekiyor. Böyle böyle çeşitlilik artıyor” dedi.

TOPRAĞIN BİRLEŞTİRDİĞİ İNSANLAR

Beğen çiftinin dört yıllık hobi bahçesi deneyimi, kent içerisinde tarımsal üretimin yalnızca sebze ve meyve yetiştirmekten ibaret olmadığını da ortaya koyuyor. Aynı alanda üretim yapan vatandaşlar bir yandan kendi sofraları için doğal ürünler yetiştirirken diğer yandan tohum, bilgi ve mahsul paylaşımı yapıyor.

Şehir yaşamının içerisinde toprağa dokunma fırsatı bulan Necati ve Hayriye Beğen çifti ise hobi bahçelerinin daha uzun süreli kullanılabilmesi halinde üretimin daha da verimli hale geleceğini düşünüyor.

bottom of page