Surlarda tarih buluşması!
LÜTKÜSAD, Sırpsındığı Savaşı’nın 662’nci yıl dönümü vesilesiyle Lüleburgaz’da yer alan Bizans Surları’nda buluştu. Dernek Başkanı Bahri Berberoğulları, Lüleburgaz’ın Bizans dönemindeki geçmişini, surların kent yaşamındaki işlevini ve Osmanlı’nın Rumeli’deki ilerleyişini anlattı.



Lüleburgaz Tarih, Kültür, Sanat ve Doğal Varlıklarını Araştırma-Yaşatma Derneği (LÜTKÜSAD), 21 Ekim Çarşamba günü Lüleburgaz’ın tarihî mirasları arasında yer alan Bizans Surları’nda buluşma gerçekleştirdi.
Buluşma Sırpsındığı Savaşı Zaferi’nin 662. Yıldönümü vesilesi ile gerçekleşti. Buluşmada derneğin yönetim kurulu başkanı Bahri Berberoğulları, Lüleburgaz’ın Bizans dönemindeki geçmişini, surların kent yaşamındaki işlevini ve Osmanlı’nın Rumeli’deki ilerleyişinde yaşanan tarihî gelişmeleri anlattı.
“LÜLEBURGAZ BİR KALE ŞEHRİYDİ”
Lüleburgaz’ın tarihî kimliğine dikkat çeken Berberoğulları, kentin Bizans dönemindeki adının Arkadiopolis olduğunu belirterek surların yalnızca bir savunma yapısı olmadığını, geçmişte şehrin yaşamını şekillendiren önemli bir unsur olduğunu ifade etti.
Berberoğulları, “Şu anda Lüleburgaz’ın tarihî bir alanındayız. Burası, Türkler tarafından alınmadan önce Arkadiopolis adıyla bilinen kalenin bulunduğu bölge. Lüleburgaz’ın tarihini anlatırken buranın bir kale şehri olduğunu unutmamak gerekiyor. Kale şehri, kalenin içerisinde yerleşimin bulunduğu şehir anlamına geliyor” dedi.
Surların geçmişte şehrin giriş ve çıkışlarını kontrol ettiğini anlatan Berberoğulları, farklı kapıların farklı amaçlarla kullanıldığını söyledi. Şehrin ana girişinin çarşı bölgesine açıldığını ifade eden Berberoğulları, askerî amaçlarla kullanılan kapıların da bulunduğunu kaydetti. Günümüzde Dere Sokak olarak bilinen güzergâhın geçmişte hendek işlevi gördüğünü anlatan Berberoğulları, askerlerin bu bölgeden Taş Köprü’ye geçerek talim alanlarına ulaştığını dile getirdi.
OSMANLI’NIN RUMELİ’DEKİ İLERLEYİŞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Lüleburgaz’ın Osmanlı hâkimiyetine geçiş sürecine de değinen Berberoğulları, kentin Rumeli’deki fetihler açısından önemli bir konumda bulunduğunu söyledi. Hacı İlbey ve Gazi Evrenos gibi komutanların bu süreçteki rolünü anlatan Berberoğulları, Lüleburgaz’ın Osmanlıların bölgedeki ilerleyişinde önemli bir merkez hâline geldiğini ifade etti.
SIRPSINDIĞI SAVAŞI’NIN ÖNEMİNİ ANLATTI
Buluşmanın önemli başlıklarından biri de Sırpsındığı Savaşı oldu. Berberoğulları, Osmanlıların Rumeli’deki ilerleyişine karşı Balkan güçlerinin oluşturduğu ittifakı ve Hacı İlbey’in savaşta üstlendiği role ilişkin tarih anlatımını katılımcılarla paylaştı.
Berberoğulları, Osmanlı ordusunun önemli komutanlarından Hacı İlbey’in, müttefik kuvvetlere yönelik gece baskınıyla kazanıldığı aktarılan zaferde öne çıktığını belirtti. Savaşın Osmanlıların Balkanlar’daki varlığını güçlendiren gelişmelerden biri olduğunu dile getirdi.
“TARİHİMİZE SAHİP ÇIKMAK İSTİYORUZ”
Derneğin kuruluş amaçlarına da değinen Berberoğulları, Lüleburgaz’ın tarihî değerlerinin araştırılması, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
Berberoğulları, “Dernek olmadan önce de bir grup olarak bu çalışmaları ve etkinlikleri gerçekleştiriyorduk. Amacımız, Lüleburgaz’ın merkezinden köylerine kadar tarihine, kültürüne, sanatına ve doğal varlıklarına sahip çıkmak. Tarihî bilgileri araştırarak yanlış bilinenleri düzeltmek ve taşları yerine oturtmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Bölgede bulunan tarihî yapıların ve geçmişe ilişkin bilgilerin doğru şekilde tanıtılmasının önemini vurgulayan Berberoğulları, tarihî alanlardaki bilgilendirme çalışmalarının da dikkatle ele alınması gerektiğini belirtti.
Kurucu üye Fadıl Cansever’de savaşa ilişkin bilgileri paylaştı.



