top of page

Taksiciler çözüm istiyor!

4 saat önce
4 dakikada okunur

“Bize zulüm ediliyor”

Lüleburgaz kent merkezindeki yayalaştırma çalışmaları, bölgede hizmet veren Huzur Taksi, Birlik Taksi, Park Taksi ve Özlem Taksi esnafının tepkisine neden oldu. Bekleme alanlarının daraltıldığını ve giriş-çıkış noktalarında kısıtlamalar yaşandığını öne süren taksiciler, belediyeden araçlarını bekletebilecekleri uygun bir alan oluşturulmasını istiyor.

Lüleburgaz kent merkezinde sürdürülen yayalaştırma çalışmaları, bölgede faaliyet gösteren taksiciler ile yeniden gündeme geldi. Motosikletler için park alanları oluşturulurken taksilerin araçlarını bekletebilecekleri alanların daraltıldığını savunan Huzur Taksi, Birlik Taksi, Park Taksi ve Özlem Taksi esnafı, mevcut düzenlemelerin çalışma koşullarını zorlaştırdığını belirtti.

Yıllardır aynı bölgede hizmet verdiklerini ifade eden taksiciler, daha önce kullandıkları depolama alanlarının kaldırıldığını, giriş-çıkış noktalarında kısıtlamalar yaşandığını ve bu durumun müşteri kaybına yol açtığını öne sürdü. Taleplerini belediyeye dilekçeyle ilettiklerini belirten esnaf, çözüm beklediklerini kaydetti.

Taksicilerin talebi, yayalaştırma uygulamasının sona erdirilmesi değil; yayaların güvenliğini koruyacak ve taksilerin hizmet vermesini sağlayacak ortak bir düzenleme yapılması.

“TAKSİCİLİK YAPMAMAMIZ İÇİN ZORLUK ÇIKARILIYOR”

Özlem Taksi esnafından Şahin Şerbetçi, yayalaştırılmış alanda taksicilik yapmanın giderek zorlaştığını savundu. Belediye yönetiminin uygulamalarını eleştiren Şerbetçi, taksicilerin de halka hizmet veren bir meslek grubu olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şerbetçi, “Bizim şu anki ortak sorunumuz, Lüleburgaz’ın yayalaştırılmış alanında taksicilik yapmaya çalışan taksiciler olmamız. Ama taksicilik yapmamamız için belediye elinden geleni yapıyor. Biz burada halka hizmet vererek kurumsal bir görev yaptığımızı düşünüyoruz” dedi.

Belediye Meclisi’nden ret kararı çıkmasına rağmen taksilerin bulunduğu park alanının kısmen iptal edildiğini ve araçların dışarıya yönlendirildiğini öne süren Şerbetçi, bu nedenle vatandaşlara hizmet sunmakta güçlük çektiklerini ifade etti.

Belediyeden taksilerin bekleyebileceği bir depolama alanı talep ettiklerini belirten Şerbetçi, başvurularına ilişkin henüz bekledikleri yanıtı alamadıklarını söyledi.

“AYRICALIK DEĞİL, ÇALIŞMA ALANI İSTİYORUZ”

Bazı çevreler tarafından taksicilerin ayrıcalıklı bir konumda görüldüğünü düşündüğünü dile getiren Şerbetçi, taleplerinin özel muamele değil, yıllardır hizmet verdikleri bölgede çalışabilecekleri uygun koşulların sağlanması olduğunu belirtti.

Şerbetçi, “Onlara göre biz ayrıcalıklıymışız, iltimaslı taksicilermişiz. Oysa biz daha önce dışarıda değildik. Bizi sonradan içeri almadılar. Biz zaten buradaydık. Burası yayalaştırılmış alana dönüştürüldüğünde de biz burada hizmet veriyorduk” ifadelerini kullandı.

Taksi duraklarının geçmişinin uzun yıllara dayandığını vurgulayan Şerbetçi, “Elli yıllık duraklarımız var. Biz burada duraklarımızın restore edilmesini, daha iyi şartlarda hizmet vermeyi beklerken bizi buradan çıkarmaya çalışıyorlar. Biz halka daha güzel ve daha iyi hizmet vermek istiyoruz” diye konuştu.

“SEKİZ YILDIR BİR YAYAYA ÇARPAN TAKSİ DUYMADIM”

Yayalaştırılmış alanlarda taksilerin yayalar için tehlike oluşturduğu yönündeki değerlendirmelere de değinen Şerbetçi, sürüş sırasında dikkatli davrandıklarını ve düşük hızda hareket ettiklerini savundu.

Şerbetçi, “Biz burada bir kurye gibi ya da motosikletler gibi halkın üzerine araç kullanan kişiler değiliz. Yayalaştırılmış alanda saatte 10 kilometreyi geçmeyecek şekilde hareket ediyoruz. Hiçbir yayaya korna çalmadan yolumuza devam ediyoruz. Kimseyi yolundan şaşırtmıyoruz, kimseye zarar vermiyoruz” dedi.

Bölgede sekiz yıldır taksicilik yaptığını belirten Şerbetçi, “Bugüne kadar ben burada bir yayaya çarpan taksi duymadım. Varsa kendileri söylesin. Biz kimseye zarar vermedik. En düşük hızda ve en dikkatli şekilde hareket etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“BİZ SADECE YOLCU TAŞIMIYORUZ”

Taksicilerin bölgedeki varlığının yalnızca ticari faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Şerbetçi, özellikle yaşlıların, esnafın ve acil ulaşım ihtiyacı duyan vatandaşların taksi hizmetine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Kalp krizi geçiren hastaların, yaralananların ve günlük işlerini görmek için ulaşım desteğine ihtiyaç duyan kişilerin taşınmasında taksicilerin de rol üstlendiğini ifade eden Şerbetçi, şöyle konuştu:

“Biz burada kalp krizi geçiren hastaları, ayağı kırılan yaşlıları taşıyoruz. Esnafın bazı ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Yaşı ilerlemiş, bankada işi olan insanları götürüyoruz. Burada bir çocuk okulda rahatsızlandığında, düştüğünde veya bir şey olduğunda ilk yetişenlerden biri biz oluyoruz. Bize neden bu kadar üvey evlat muamelesi yapılıyor, hâlâ anlamış değilim.”

GİRİŞ-ÇIKIŞ NOKTALARINDA KISITLAMA İDDİASI

Şerbetçi, taksilerin bölgeye giriş ve çıkışlarında da sorun yaşadıklarını öne sürdü. Daha önce iki farklı noktayı kullanabildiklerini belirten Şerbetçi, Özlem Taksi’nin kapalı otoparkın bulunduğu noktadan giriş yapmasına izin verilmediğini, bazı diğer taksilerin ise bu noktayı kullanabildiğini iddia etti.

Şerbetçi, “Belediye Meclisi’nin bize verdiği imkân kapsamında iki alandan giriş-çıkış yapabiliyorduk. Şu an zabıta müdürlüğü bize, özellikle Özlem Taksi’ye, kapalı otoparkın oradan giriş yapamayacağını söylüyor. Diğer taksiler girebiliyor. Onlar iki giriş-çıkış noktasını kullanırken biz yalnızca tek bir noktadan giriş-çıkış yapabiliyoruz” dedi.

Uygulamanın farklı şekilde yürütülmesinin çalışma düzenlerini etkilediğini savunan Şerbetçi, bu konuda belediyeden açıklama ve çözüm beklediklerini belirtti.

DEPOLAMA ALANLARI KALDIRILDI

Taksicilerin öne çıkan sorunlarından biri de araçlarını bekletebilecekleri alanların yetersizliği. Şerbetçi’nin aktardığına göre esnaf, daha önce Kızılay şubesinin yanındaki depolama alanını kullanıyordu. Ardından taksicilere yayalaştırılmış alanda yalnızca iki araç bulundurabilecekleri bildirildi.

Bu sınırlamaya uyduklarını ancak daha sonra arkadaki depolama alanının da iptal edildiğini öne süren Şerbetçi, araçlarını caminin yanındaki alana çekmeye başladıklarını, buranın da bisiklet park alanına dönüştürüldüğünü söyledi.

Motosikletler için park alanları oluşturulmasına karşı olmadıklarını belirten taksiciler, kendi ihtiyaçlarının da planlamada dikkate alınmasını istiyor. Şerbetçi, “Motosikletler nereye park etmek istiyorsa onlara yardımcı olabiliriz. Onların istediği yere çekeriz, orası motosiklet park alanı olur” dedi.

Esnaf, özellikle yağmur ve kar gibi olumsuz hava koşullarında araçlarını nerede bekletecekleri konusunda belirsizlik yaşadıklarını ifade ederek, kendilerine uygun bir alan tahsis edilmesini talep etti.

“MÜŞTERİ GİTTİ, BİZİM DE İŞİMİZ OLMADI”

Taksicilerden Ayhan Altun da bekleme alanlarının yetersizliğinin müşteri ilişkilerini olumsuz etkilediğini söyledi. Yaşadığı bir olayı anlatan Altun, otogara gitmek isteyen ve acelesi bulunan bir müşteriye uygun noktada bekleyemediği için hizmet veremediğini belirtti.

Altun, “Geçtiğimiz gün bir müşteri geldi. Otogara gitmek istediğini, aciliyeti olduğunu söyledi. Ben de yer olmadığı için aracı otogara yakın bir yere çekmiştim zaten. Müşteri gitti. Ne benim işim oldu ne de onun işi” dedi.

TAKSİCİLER ÇÖZÜM BEKLİYOR

Yayalaştırma düzenlemeleriyle birlikte kent merkezindeki ulaşım planlamasının da bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini savunan taksiciler, bölgede katlı otopark yapılması konusunu da gündeme getirdi.

Huzur Taksi, Birlik Taksi, Park Taksi ve Özlem Taksi esnafı; araçlarını bekletebilecekleri bir depolama alanı oluşturulmasını, giriş-çıkış noktalarındaki uygulamaların yeniden değerlendirilmesini ve çalışma koşullarını kolaylaştıracak bir düzenleme yapılmasını istiyor.

Taksiciler, yayalaştırma uygulamasına karşı olmadıklarını, ancak hem yayaların güvenliğini gözeten hem de vatandaşlara ulaşım hizmetinin aksamadan sürmesini sağlayan bir çözümün hayata geçirilmesini beklediklerini belirtiyor.

bottom of page