top of page

İSRAİL’İN CİNAYETLERİ (2)

8 Eyl
2 dakikada okunur

Ordu önce “bölgede askerimiz yoktu” dedi 

İsrail Ordusu başlangıçta Hind’in öldürüldüğü bölgede İsrail askerinin bulunmadığını ve birliklerinin aracın yakınında olmadığını savunmuştu.

Bu açıklama daha sonra uydu görüntülerini de değerlendiren araştırmacı gazeteciler ve bağımsız araştırmacılar tarafından sorgulandı. Adli mimarlık girişimi tarafından yürütülen mekânsal ve görsel inceleme, İsrail askeri araçlarının olay bölgesinde bulunduğunu ortaya çıkardı. 

İsrail Genelkurmay İnceleme ve Değerlendirme Mekanizması tarafından tamamlanan ve açıklanan son incelemede de, askerlerin ailenin içinde bulunduğu araca ateş ettiğini doğruladı.

Ordunun açıklamasına göre araç İsrail askerlerine doğru ilerliyor ve ordunun bölge halkına daha önce duyurduğu davranış talimatlarına aykırı şekilde seyrediyordu.

Ancak bu, ceza soruşturmasının açılma gerekliliğini ortadan kaldırmadı. Hind’i kurtarmaya giden Filistin Kızılayı ambulansının hareketinin İsrail ordusuyla koordine edilmiş olmasına rağmen, sağlık görevlilerinin top ateşiyle öldürülmesi ordunun başlangıçtaki inkârını tamamen çökertti.

Dosya bundan böyle İsrail Askeri Polisi Ceza Soruşturma Birimi tarafından soruşturulacak.

Anne “Askerî soruşturmaya güvenmiyorum”

Hind’in annesi Wesam Hamada, soruşturma kararını yeterli bulmadı. İsrail ordusunun kendi askerlerini soruşturacağı kapalı bir mekanizmaya güvenmediğini belirterek bağımsız ve şeffaf bir soruşturma ile sorumluların gerçek biçimde hesap vermesini istedi.

Ailenin kuşkusu, insan hakları kuruluşlarının İsrail askeri adalet sistemine yönelik genel eleştirileriyle de örtüşüyor. Hak örgütleri, Gazze’de sivillerin öldürüldüğü çok sayıdaki olay hakkında inceleme başlatılmasına rağmen, bunların yalnızca çok küçük bir bölümünün ceza kovuşturmasına dönüştüğüne dikkat çekiyor.

Bu trajedinin simgesi haline gelen Hind Rajab’ın adına kurulan Hind Rajab Vakfı da İsrail iç soruşturmasının yeterli olmadığını savunuyor. Vakıf daha önce Hind, altı yakını ve iki Kızılay görevlisinin öldürülmesinden sorumlu olduğunu ileri sürdüğü 24 İsrail askeri ve komutanı hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurmuştu.

15 sağlık çalışanının öldürülmesine de soruşturma

Hind Rajab dosyası İsrail ordusunun açıkladığı tek ceza soruşturması değil.

Askeri savcılık, 23 Mart 2025’te Refah’ın Tel el-Sultan bölgesinde ambulanslara, bir itfaiye aracına ve bir BM aracına ateş açılması sonucu 15 Filistinlinin öldürülmesi hakkında da ceza soruşturması başlatılmasına karar vermişti. 

İsrail ordusunun kendi incelemesine göre askerler, daha sonra ambulans, itfaiye ve BM araçları olduğu ortaya çıkan 3 ayrı olayda 3 araca ateş açmıştı. Öldürülenler arasında sağlık ve kurtarma görevlileri de yer alıyordu.

Ordu, açıklamasında olaydan sonra araçların ezildiğini ve cesetlerin metal ağlarla örtüldüğünü de kabul etti.

Askeri savcılık, bu olayda askerlerin ateş açmasının “cezayı gerektiren nitelikte bir davranış olduğu konusunda makul şüphe” bulunduğu sonucuna vardı ve askeri polise soruşturma talimatı verdi.

Beş dosyadan yalnız ikisine ceza soruşturması

İsrail Genelkurmayı bünyesindeki inceleme mekanizması savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 150 olayı askeri savcılığa gönderdi. Savcılık son olarak beş yüksek profilli dosya hakkındaki kararlarını açıkladı.

Hind Rajab ve Tel el-Sultan sağlık görevlileri dosyalarında ceza soruşturması açılırken üç dosyada soruşturma açılmamasına karar verildi.

Soruşturma açılmayan olaylar arasında, Nisan 2024’te açlık çekilen bölgelere yiyecek ulaştıran 7 çalışanının ve  Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün çalışanlarının öldürüldüğü iki ayrı saldırı da var.

İsrail ordusu bu olaylarda “ciddi operasyonel hatalar veya eksiklikler” bulunduğunu kabul etmekle birlikte, ceza soruşturmasını gerektirecek makul bir suç şüphesi bulunmadığı sonucuna vardı.

Hind Rajab dosyasının soruşturulmaya başlanması, soruşturmanın bağımsızlığı ve sonuç doğurup doğurmayacağı konusunda başlı başına bir güvence oluşturmuyor. Hind’in ailesi ve insan hakları örgütleri, dosyanın İsrail ordusunun kendi mekanizmalarıyla sınırlı kalmamasını ve bağımsız bir uluslararası soruşturma yürütülmesini istiyor.

bottom of page