IRK AYRIMCILIĞINA SON VERİLSİN
- Vicdan ALADAĞ

- 18 Tem
- 2 dakikada okunur
| |
Bu, bir yıldan uzun süredir Dr. Abu Safiya’nın görülen ilk fotoğrafı. Gazze’de yenidoğan bebeklerin hayatlarını kurtaran doktor, bedeninde yaşadığı işkencenin izleri açıkça gözükür bir halde, mahkeme heyeti karşısında onurlu bir sükutla otururken İsrailli görevliler telaş içinde bu görüntüyü gazetecilerden saklamaya çalışıyorlardı. Bu fotoğrafların viral olduğu bu günlerde AB hükümetlerinin İsrail’e Abu Safiya’nın derhal serbest bırakması için baskı yapmalarını talep eden 600.000’den fazla kişi Dr. Abu Safiya’nın ve Gazze’nin tüm sağlık çalışanlarının özgürlüklerine kavuşması için imza verdi.
Dr. Abu Safiya bir kahraman. Gazze’de hayat kurtarmak için her şeyini feda etti. Şimdi ise İsrail onu hiçbir suçlama olmadan alıkoyuyor ve işkence gördüğü bildiriliyor. Dünyanın dört bir yanından doktorlar onun ve diğer Gazze sağlık çalışanlarının derhal serbest bırakılması için ayağa kalktı.
Oğlunu öldürdüler. Çalıştığı hastaneyi bombaladılar. Acı içinde çığlıklar atan çocukları tedavi etmek için kullandığı ilaçları ülkeye sokmadılar.Ama hayat kurtarmak için çalışmasına engel olamadılar- ta ki İsrail güçleri onu hapse atana, ve iddialara göre, işkence yapana kadar.Şimdi Dr. Abu Safiya ve yaklaşık 90 sağlık çalışanı daha göz altında tutuluyor, pek çoğu hastalarıyla ilgilendikleri sırada alınıp götürüldü. Beşinin cezaevinde hayatını kaybettiği bildiriliyor, diğerleri ise saldırılara ve dayağa maruz kalıyor.Dünya liderleri ateşkes planına odaklanırken, dünyanın dört bir yanındaki doktorlar cesur meslektaşlarının özgürlüğü için ayağa kalkıyor. Çünkü onlar serbest kalmadan Gazze’nin binlerce yaralı çocuğunun yaşama tutunması mümkün değil.Tüm insan hakları savunucuları dünyaya insanlığın ne demek olduğunu göstermelidir. Dr. Abu Safiya ve sağlık çalışanlarının serbest kalması ve ailelerine kavuşmalarına için her türlü desteği vermelidir. Hayat kurtarma çalışmaları uluslararası hukukun koruması altındadır. Ancak İsrail, Gazze’ye yönelik saldırılar sırasında bu en temel ilkeyi yok saydı. Yalnızca on binlerce kadın ve çocuğu öldürmekle kalmadı, hastaneleri yerle bir etti, ambulansları bombaladı ve 1500’den fazla sağlık çalışanını öldürdü.Baskına kadar Gazze’nin kuzeyinde işler durumda kalan son hastanenin müdürü olan Dr. Hussam Abu Safiya gibi, yaklaşık 100 sağlık çalışanı daha hala İsrail’de hapiste tutuluyor — birçoğu Filistin’de hastanelerde ve ambulanslarda görev başındayken zorla alındı.Dr. Abu Safiya’nın hikayesinin unutulmasına izin verilmemeli ve hayat kurtarmak için her şeyini riske atanların maruz kaldığı adaletsizliği dünyaya gösterilmelidir.Dünyanın dört bir yanından yüz binlerce insanın göstereceği tepki, onların serbest bırakılması için yürütülen çabayı güçlendirebilir ve Gazze’nin doktorları özgürlüğüne kavuşana kadar dünya kamuoyunun dikkatini canlı tutabilir. Ateşkese rağmen Filistinliler hala her gün ağır şiddet ve baskı altında yaşıyor ve apartheid düzeni(apartheid=ırk ayrımcılığına ve eşitsizliğe dayanan kurumsallaşmış yönetim biçimi) altında zulüm görüyor. Zaten bu kırılgan ateşkes defalarca ihlal edildi. Liderlerin sorumluluktan kaçmasına izin verilmemeli. Gerçek bir iyileşme ve toparlanmanın artık başlaması ve zulmün sona ermesi gerekiyor, hem de hemen.Yılmaz bir umutla, |
|
|
|


