top of page

“Emeklilik açlıkla mücadeleye dönüştürüldü”

Tüm Emeklilerin Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği kuruldu

Tüm Emeklilerin Sendikası’nın Lüleburgaz Temsilciliği kurularak faaliyete başladı. Temsilcilik yöneticileri, emeklilerin geçim sıkıntısı, yoksulluk, barınma krizi ve hak kayıplarına dikkat çektikleri bir açıklama yaparak, iktidarın ekonomi politikalarına sert eleştiriler yöneltti.

Tüm Emeklilerin Sendikası’nın Lüleburgaz Temsilciliği kuruldu.

Yakın bir tarihte faaliyetlerine başlayan temsilcilikte Ertun Coşan, Cahit Aras ve Rasim Gürleyen baş temsilci olarak seçildi.

Temsilcilik yöneticileri, kuruluşun ardından gazetemizi ziyaret ederek emeklilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, emeklilerin içinde bulunduğu geçim sıkıntısı, yoksulluk, barınma krizi ve sosyal hak kayıplarına dikkat çekilerek iktidarın ekonomi politikalarına sert eleştiriler yöneltildi.

Tüm Emeklilerin Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği tarafından yapılan basın açıklamasında, Türkiye’de emekliliğin iktidarın bilinçli tercihleri sonucunda onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarıldığı, milyonlarca emeklinin yoksulluk, borç ve barınma kriziyle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.

Sendika temsilcileri, emeklilerin yaşadığı tablonun ekonomik zorunluluklardan değil, tek adam rejimi ve uygulanan neoliberal politikaların sonucu olduğunu savundu.

Açıklamada, emekliliğin artık huzur ve güvence dönemi olmaktan çıktığı, “açlıkla ölmemek mücadelesine” dönüştürüldüğü vurgulandı. Yıllarca çalışarak ülkenin değerlerini üreten emekçilerin bilinçli bir sınıf politikasıyla yoksulluğa itildiği belirtildi.

Açıklamada, uygulanan ekonomi politikalarının sosyal devleti tasfiye ettiği, kamusal kaynakların sermayeye ve ayrıcalıklı kesimlere aktarıldığı, emeklilerin ise bir yük olarak görüldüğü ifade edilerek bunun bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercih olduğu savunuldu.

Mart 2025 itibarıyla Türkiye’de emekli ve hak sahiplerinden oluşan 16,8 milyonu aşkın kişinin bulunduğu hatırlatılan açıklamada, bu kitlenin 4,5 milyonunun 16 bin 881 lira gibi açlık sınırının altındaki bir aylıkla yaşamaya mahkûm edildiği kaydedildi. Dul ve yetim hak sahiplerinin ise bu tutarın da altında gelir elde ettiği vurgulandı. Bu durum “derin yoksulluk” olarak tanımlandı.

Sendika açıklamasında, emeklilere fiilen “aç kal” denildiği, sendikal haklarının da gasp edilerek susturulmak istendiği ifade edilerek bunun emekçilerin yaşam onuruna yönelik açık bir saldırı olduğu belirtildi.

Asgari ücrete de değinilen açıklamada, 2026 yılı için belirlenen 28 bin 75 liralık net asgari ücretin daha açıklandığı anda açlık sınırının altında kaldığı ifade edildi. Dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenme giderlerinin dahi bu rakamı aştığı, barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim harcamalarıyla birlikte yoksulluk sınırının 100 bin liraya yaklaştığına dikkat çekildi. Bu durumun asgari ücretin bir geçim ücreti olmaktan çıkarılarak yoksulluğun taban ücreti haline getirildiğini gösterdiği kaydedildi.

Açıklamada, iktidarın “asgari ücreti enflasyona ezdirmedik” söyleminin gerçeği yansıtmadığı savunularak, resmi enflasyon oranları ile ücret artışları arasındaki farklara dikkat çekildi. Asgari ücretin yalnızca resmi enflasyon oranında artırılması durumunda dahi mevcut rakamın çok üzerinde olması gerektiği vurgulandı.

TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerinin gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı ileri sürülen açıklamada, gıda, kira, enerji ve sağlık harcamalarındaki artışların gizlendiği, düşük zamların bu verilerle meşrulaştırıldığı belirtildi. Ocak 2026’da emeklilere yapılması planlanan artış oranlarının yetersiz olduğu ifade edilerek bunun bir artış değil, yoksulluğun kalıcılaştırılması olduğu savunuldu.

Barınma krizinin emekliler açısından ciddi boyutlara ulaştığına da dikkat çekilen açıklamada, büyük şehirlerde birçok emeklinin pansiyonlarda, sağlıksız yapılarda ya da kamusal alanlarda yaşamak zorunda kaldığı belirtildi. Sosyal konut üretmeyen politikaların emekliler için barınma hakkını fiilen ortadan kaldırdığı ifade edildi.

Açıklamada, emekliler yoksullukla mücadele ederken üst düzey bürokratlara yüksek oranlı seyyanen zamların gündeme getirilmesine de tepki gösterildi. Emekliye “bütçe disiplini”, sermaye ve bürokrasiye ise ayrıcalık uygulandığı savunularak bunun rejimin sınıfsal karakterini ortaya koyduğu belirtildi.

Tüm Emeklilerin Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği taleplerini ise şu şekilde sıraladı:Tüm emeklilere 20 bin lira seyyanen zam yapılması, en düşük emekli aylığının yeni işe başlayan memur maaşına eşitlenmesi, enflasyon kayıplarının telafi edilmesi ve refah payı eklenmesi, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması, emekliler ve dar gelirli yurttaşlar için barınma ve kira desteği sağlanması ile kamusal sosyal konutların hayata geçirilmesi.

Açıklama, “Emekliler sadaka değil, gasbedilen haklarını istiyor. Bu düzen değişecek. Çare biziz, çare örgütlü gücümüzdür” ifadeleriyle sona erdi.

bottom of page