top of page

Dinç’ten köprü ve tesis açıklaması!

18 saat önce
3 dakikada okunur

CHP Kırklareli İl Genel Meclis Üyesi Binnur Dinç, Lüleburgaz’da düzenlenen halk toplantısında Karatalaşman Köprüsü’ndeki mühendislik hatası iddiasını, engelli bireylerin istihdamına yönelik çalışmaları ve Turgutbey’deki yağ dolum tesisi planını gündeme taşıdı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırklareli İl Genel Meclis Üyesi Binnur Dinç, 12 Ekim Pazartesi günü CHP Lüleburgaz İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen halk toplantısında konuştu.

Dinç, Alacaoğlu yolu üzerindeki Karatalaşman Köprüsü, engelli bireylerin istihdamı ve Turgutbey Köyü’nde kurulması planlanan yağ dolum tesisi hakkında değerlendirmelerde bulunurken, konuşmasının devamında siyasi gelişmelere ve İzmir Marşı üzerinden yaşanan tartışmalara da değindi.

KARATALAŞMAN KÖPRÜSÜ İÇİN ÖNERGE

Alacaoğlu yolu üzerinde bulunan ve yaşanan kazalarla sık sık gündeme gelen Karatalaşman Köprüsü hakkında konuşan Dinç, köprünün yapımına ilişkin eleştirilerini dile getirdi. Köprünün sosyal medyada da gündem olduğunu belirten Dinç, CHP grubu olarak konuyu il genel meclisinin bu ayki toplantısında önergeyle gündeme taşıdıklarını söyledi.

Köprünün aceleyle yapıldığını ve ciddi bir mühendislik hatası bulunduğunu savunan Dinç, konuyla ilgili gerekli incelemelerin yapılacağını belirtti.

Dinç, “Köprü o kadar alelacele yapılmış ki tamamen bir mühendislik hatası. Onu gündeme getirdik. Gerekli incelemeler yapılacak. Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak bunu yine gündeme getirmiş olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

ENGELLİ GENÇLER İÇİN İSTİHDAM MODELİ

Dinç’in gündeme taşıdığı bir diğer konu, engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını kolaylaştıracak yeni bir istihdam modeli oldu. Geçtiğimiz ay Aile, Çocuk ve Engelli Komisyonu kapsamında bu konuda önerge verdiklerini belirten Dinç, organize sanayi bölgelerinde engelli bireylere yönelik korunaklı iş yerleri oluşturulması için çalışma yürüttüklerini anlattı.

Türkiye’de bu modelin Manisa ve Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde uygulandığını belirten Dinç, örnekleri yerinde incelediklerini ve Kırklareli’nde de benzer bir uygulamanın hayata geçirilmesi için girişimlerde bulunduklarını söyledi.

Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi’nin müteşebbis heyeti başkanlığını Kırklareli Valisi Uğur Turan’ın yürüttüğünü hatırlatan Dinç, valiyle görüşerek gerekli çalışmaları sunduklarını ve önümüzdeki aylarda konuyla ilgili adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti.

Planlanan sistemin işleyişine ilişkin bilgi veren Dinç, organize sanayi bölgesi içerisinde engelli bireylerin çalışabileceği korunaklı alanlar oluşturulacağını belirtti. İşletmelerin bu alanları kullanarak engelli çalışan istihdam edebileceğini aktaran Dinç, çalışma alanlarının öncelikle eğitim amacıyla da değerlendirileceğini, eğitim sürecinin ardından gençlerin istihdam edilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Dinç, işletmelerin bu alanları kiralayabileceğini, ulaşım ve sigorta gibi konuların da sistem kapsamında ele alınacağını söyledi. Böylece engelli bireylerin küçük işletmeler bünyesinde çalışma hayatına katılabileceğini ifade etti. Engelli bireylerin istihdam edilmesinin aileler açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Dinç, özellikle anne ve babaların kendilerinden sonra çocuklarının geleceğine ilişkin kaygılarına dikkat çekti.

Dinç, “Anneler, babalar, ‘Biz öldükten sonra çocuklarımız ne olacak?’ derler ya. Biz onları istihdam etmeyi hedefliyoruz. Kendi ihtiyaçlarını sağlayabilmelerini ve özgüvenlerine kavuşabilmelerini hedefliyoruz” dedi. Çalışmanın Nilüfer Erol ve Alev Bayrak Özden çalışma arkadaşıyla birlikte yürütüldüğünü belirten Dinç, engelli bireylerin istihdamına yönelik girişimlerin takipçisi olacaklarını ifade etti.

TURGUTBEY’DEKİ YAĞ DOLUM TESİSİNE DİKKAT ÇEKTİ

Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de Turgutbey Köyü’nde kurulması planlanan Mehmetler Yağ Sanayi’ye ait yağ dolum tesisi oldu.

Köylülerin talebi üzerine İl Genel Meclis Üyesi Nilüfer Erol ile birlikte bölgeye giderek incelemelerde bulunduklarını belirten Dinç, yağ sanayisindeki deneyimine dikkat çekti. Meslek hayatında 30 yıllık deneyimi bulunduğunu ve bunun 25 yılını fabrika müdürü olarak geçirdiğini söyleyen Dinç, tesisin çevresindeki yerleşim alanlarının dikkate alınması gerektiğini savundu.

Dinç, tesisin teknik açıdan yapılabilir olduğunu belirtmekle birlikte, çevresindeki imar ve yerleşim durumunun soru işaretleri yarattığını ifade etti. Alanın arka tarafında 40 villa için imar izni verildiğini söyleyen Dinç, diğer yönlerde de yerleşim alanlarının bulunduğunu kaydetti.

Yaklaşık 3,5 dönümlük bir araziye kurulması planlanan dolum tesisinde tankların bulunacağını, bu tanklara yağ taşınacağını ve dolum işlemleri için tankerlerin bölgeye geleceğini anlatan Dinç, faaliyetlerin yoğun araç trafiğine neden olabileceğini dile getirdi.

Dinç, “Oraya baktığınız zaman üç buçuk dönümlük bir araziye bir dolum tesisi yapılacak. Depo yapılacak. Ama bunun için bir tank kurulması lazım. Tanklar olacak. Tanklara yağ gelecek. Tanklara yağ doldurmak için tankerler gelecek. Bu dolan yağları taşımak için kamyonlar sürekli çalışacak. Orada bir araç sirkülasyonu olacak” diye konuştu.

Söz konusu alan için daha önce imar izni verildiğini belirten Dinç, mevcut durumda yapılabileceklerin sınırlı olduğunu ifade etti. Ancak ilerleyen süreçte yeni imar izinleri gündeme geldiğinde konunun yeniden değerlendirilebileceğini söyledi.

Dinç, asıl kaygısının tesisin başka bölgelerdeki benzer talepler için emsal oluşturması olduğunu vurguladı. Tarım alanlarının giderek azaldığını savunan Dinç, yerel kararların yalnızca bugünün koşullarına göre değil, gelecek nesillerin ihtiyaçları da düşünülerek alınması gerektiğini belirtti.

“Biz konuyu bugünlük düşünmemeliyiz. Konuyu 20 sene sonra, 30 sene sonra için düşünmeliyiz. Zaten tarım topraklarını kaybettik. Tarım toprağımız yok” diyen Dinç, sanayi faaliyetlerinin yerleşim alanları ve tarım arazileri üzerindeki olası etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

 

Dinç, “Bacasız sanayi” ifadesi üzerinden yürütülen değerlendirmelerde de dikkatli olunması gerektiğini belirterek, köylülerin ve bölge halkının kaygılarının dikkate alınması çağrısında bulundu.

bottom of page