top of page

“Bu yalnızca bir intihar değil”

18 saat önce
3 dakikada okunur

Lüleburgaz’da emekli örgütleri Üçgen Park’ta bir araya gelerek, Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu’nun ölümünü ve emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunları yeniden gündeme taşıdı. Açıklamada siyasi iktidara yönelik eleştiriler dile getirildi.

Lüleburgaz’da emekli örgütleri, 25 Eylül’de Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu’nun ölümünün ardından basın açıklaması gerçekleştirdi. 2 Ekim saat 15.00’te Üçgen Park’ta düzenlenen açıklamaya Tüm Emeklilerin Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği, Lüleburgaz Emekliler Dayanışma Derneği ve Lüleburgaz Birleşik Emekliler Sendikası katıldı.

Emekli örgütleri adına yapılan açıklamada, 25 Eylül’de Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinde emeklilerin seyyanen zam ve insanca yaşam talepleriyle alanlarda olduğu sırada Ali Şekeroğlu’nun yaşamına son vermesinin kendilerini derinden sarstığı belirtildi.

“HİÇBİR EMEKLİ KENDİ CANINA ZARAR VERMEMELİ”

Açıklamada, hiçbir emeklinin ve yurttaşın öfkesini ya da çaresizliğini kendi canına veya başka birinin canına zarar verecek noktaya taşımaması gerektiği vurgulandı.

Mücadelenin barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesi olduğu belirtilerek, emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşmasının yolunun örgütlenme, dayanışma ve birlikte mücadeleden geçtiği ifade edildi.

Öte yandan Ali Şekeroğlu’nun ölümünün yalnızca “bireysel bir intihar” olarak değerlendirilmemesi gerektiği savunularak, olayın arkasındaki ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulların da dikkate alınması gerektiği dile getirildi.

ŞEKEROĞLU’NUN SÖZLERİ HATIRLATILDI

Açıklamada Ali Şekeroğlu’nun daha önce yaptığı paylaşımlardaki sözlerine yer verildi. Şekeroğlu’nun, “Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım” ifadelerini kullandığı, yönetenlere ise “Devletimizi ve bizleri yönetenler de duysun” diye seslendiği aktarıldı.

Şekeroğlu’nun başka bir paylaşımında, “Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz, ancak açlıkla da cezalandıramaz” dediği belirtilirken, Anayasa Mahkemesi önüne geldiğinde elindeki dövizde “Para için değil, onurumuz için!” yazdığı hatırlatıldı.

Emekli örgütleri, bu ifadelerin ardından “Ali Şekeroğlu daha ne deseydi?” sorusunu yöneltti.

Açıklamada, Şekeroğlu’nun ölümünün yaşandığı koşullara ilişkin olarak “Bu yalnızca bir intihar değil, siyasi bir cinayettir” ifadesi kullanıldı. Bu değerlendirmenin, ölümün arkasındaki ekonomik, toplumsal ve siyasi koşullara ilişkin örgütlerin görüşü olduğu vurgulandı.

EKONOMİK KOŞULLARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca mutfak, pazar, kira ve faturalarda görülmediği; yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçlarının da ağırlaştığı savunuldu.

Açıklamada, mevcut ekonomik tablonun kendiliğinden ortaya çıkmadığı belirtilerek, emekli aylıklarını emeklilerin belirlemediği, 5510 sayılı yasayı emeklilerin çıkarmadığı ve seyyanen artışın çalışan kamu görevlilerine verilip emeklilere yansıtılmamasına emeklilerin karar vermediği ifade edildi.

Bütçe, vergi politikası, sosyal güvenlik sistemi ve kamu kaynaklarının kullanımının siyasi kararlar olduğu belirtilen açıklamada, bu politikaların sorumluluğunun siyasi iktidara ait olduğu savunuldu.

Emekli örgütleri, AK Parti iktidarının 5510 sayılı yasayla emekli aylıklarını aşağı çeken sistemi sürdürdüğünü, emeklilerin milli gelirden aldığı payın gerilemesine yol açan politikaların devam ettiğini ve seyyanen artışın emeklilere verilmediğini ileri sürdü.

“KAYNAK KİME VAR EMEKLİYE NEDEN YOK?”

Açıklamada, milyonlarca emeklinin “Geçinemiyoruz” feryadının duyulmadığı savunulurken, Ali Şekeroğlu’nun ölümünün bütün nedenlerinin bilinmesinin mümkün olmadığı ve tek bir nedene indirgenemeyeceği de ifade edildi.

Bununla birlikte, bir emeklinin “İnsan gibi yaşamak istiyorum”, “Açlıkla cezalandırmayın” ve “Yönetenler sesimizi duysun” dedikten sonra Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son vermesinin siyasi iktidarın emeklilerin yaşadığı tabloyu görmezden gelemeyeceğini gösterdiği savunuldu.

Açıklamada ayrıca siyasi iktidardan bu sorumluluğu üstlenen güçlü bir açıklama duyulmadığı ifade edilerek, “Bir emekli Anayasa Mahkemesi önünde yaşamını yitiriyor. Ve siyasi iktidar sessizliğini sürdürüyor. Bunu normalleştirmeyeceğiz” denildi.

Bir tarafta emeklilere “Kaynak yok” denildiği, diğer tarafta milyarlarca liralık fon ve borsa soruşturmalarının kamuoyunun gündemine geldiği, faize trilyonlarca lira ayrıldığı ve kamu kaynaklarının kimlere, hangi önceliklerle aktarıldığının tartışıldığı belirtilerek, “Kaynak kime var, emekliye neden yok?” sorusu yöneltildi.

“BÜTÇE SİYASİ TERCİHTİR”

Bir ömür çalışan, vergisini veren ve primini ödeyen milyonlarca emekliye insanca yaşayabileceği bir aylık sağlanmasının neden “yük” olarak görüldüğü sorulan açıklamada, bütçenin yalnızca rakamlardan oluşmadığı belirtildi.

Açıklamada, kime kaynak ayrıldığı, kimden vergi alındığı, ekonomik krizin yükünün kimlerin üzerine bırakıldığı ve emeklilere nasıl bir yaşam sunulduğunun siyasi tercihler olduğu ifade edildi.

Bu tercihlerin sorumlusunun ülkeyi yöneten siyasi iktidar olduğu savunularak, emeklileri açlık ve yoksullukla karşı karşıya bıraktığı belirtilen düzenin siyasi sorumlusunun AK Parti iktidarı olduğu görüşü dile getirildi.

“YAŞAMAK, ÖRGÜTLENMEK VE HAKKIMIZI ARAMAK”

Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için!” sözünün bir insanın yaşamına son vermesini yüceltmek amacıyla değil, yaşayan milyonlarca emeklinin onurlu yaşam mücadelesini büyütmek amacıyla sahiplenildiği belirtildi.

Açıklamada, “Bu söz yerde kalmayacaktır” denilirken, bunun yolunun kişinin kendi yaşamından vazgeçmesi olmadığı özellikle vurgulandı.

Emeklilerin, emek örgütlerinin ve demokrasi güçlerinin yan yana gelerek birleşik, demokratik ve barışçıl mücadeleyi büyütmesi gerektiği ifade edildi.

“İNSANCA VE ONURUMUZLA YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Emeklilerin sadaka ve lütuf istemediği belirtilen açıklamada, bir ömür verilen emeğin ve ödenen primlerin karşılığının istendiği kaydedildi.

Açıklamada, “İnsanca beslenmek, barınmak, sağlık hizmetlerine ulaşmak; çocuklarımıza ve torunlarımıza mahcup olmadan, yarından korkmadan yaşamak istiyoruz” denildi.

Emekli örgütleri açıklamayı, “İnsanca ve onurumuzla yaşamak istiyoruz!” sözleriyle sürdürdü.

Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için!” sözünün yerde kalmayacağı ifade edilirken, açıklama “Geçinemiyoruz! Yaşasın insanca yaşam mücadelemiz! Yaşasın onurumuz için mücadelemiz!” sloganlarıyla sona erdi.

bottom of page