top of page

Bir sandık kumaştan Sedef’e!

2 gün önce
4 dakikada okunur

Lüleburgaz’da gelinlik, nişanlık ve özel gün giyim sektörünün köklü işletmelerinden Sedef Gelinlik Mağazasının hikâyesi, 1933 yılında Sakızköy’de bir bakkal dükkânında başladı. Bir sandık kumaşla yola çıkan Ermut ailesinin ticaret serüveni, üç kuşak boyunca gelişerek bugün yüzlerce metrekarelik mağazalara uzanırken, değişen moda ve alışkanlıklara rağmen gelinlik Sedef’in hikâyesindeki yerini korumaya devam ediyor.

Lüleburgaz’da yıllardır gelinlik, nişanlık ve özel gün giyim sektöründe faaliyet gösteren Sedef Çeyiz ve Sedef Gelinlik işletmelerinin sahibi Tamer Ermut, ailesinin 1933’te Sakızköy’de başlayan ticaret serüvenini ve bugünlere uzanan Sedef hikâyesini anlattı. Bir sandık kumaşla başlayan yolculuk, kuşaktan kuşağa aktarılarak bugün yüzlerce metrekarelik mağazalarda devam ediyor.

KÖYDEKİ BAKKALDAN PAZARLARA UZANAN YOLCULUK

Ermut ailesinin ticaretle tanışması, 1933 yılında Sakızköy’de dünyaya gelen dedesiyle başladı. O yıllarda büyük dedesine ait bakkal dükkânında ticaret hayatına atıldıklarını anlatan Ermut, o dönemde köydeki bakkal dükkanında şalvarlık basma kumaş satışının da yapıldığını belirtti. O yıllarda Lüleburgaz’a ulaşımın bugünkü kadar kolay olmadığını ifade eden Ermut, büyükbabasının kumaş ticaretine ilgisinin de bu yıllarda başladığını söyledi.

Ailenin geçim sıkıntısı yaşadığı dönemde dedesinin, babasına “Bu bakkal dükkânı bize bakmaz” diyerek kendi yolunu çizmek istediğini aktaran Ermut, büyükbabasının ceketini alıp köyden çıktığını ve Lüleburgaz’daki bir aile dostundan borç para temin ederek İstanbul Eminönü’nden bir sandık kumaş aldığını anlattı.

İlk sergisini açan büyükbabasının, bir hafta içerisinde elindeki kumaşların tamamını sattığını belirten Ermut, bu satışın ardından işlerin büyüdüğünü söyledi. Kumaşlar; toplar ve rulolar halinde satılırken, dönemin alışveriş kültürünün bugünkünden oldukça farklı olduğunu ifade eden Ermut, müşterilerin aldıkları ürünlerin parasını sonraki hafta ödeyebildiğini aktardı. Bu dönemle birlikte ailenin Büyükmandıra Pazarı’nda da yer aldığını anlatan Ermut, dedesinin Büyükmandıra’nın ilk tezgahını açan pazarcı esnafı olduğunu söyledi.

1967’DE İKİNCİ KUŞAK DEVREYE GİRDİ

Ailenin ticaret hikâyesinde önemli dönüm noktalarından biri ise 1967 yılı oldu. Tamer Ermut’un babası Sadettin Ermut ilkokulu bitirdiği 13 yaşında babasının yanında pazarlarda çalışmaya başladı. 1973’te ise amcası Metin Ermut’un da aile işletmesine katılmasıyla birlikte ticarette yeni bir dönem başladı. Pazar yerlerinden mağazacılığa geçiş fikri gündeme geldi ve 1974 yılında Lüleburgaz’da bugünkü Enver Cengiz Çarşısı’nın bulunduğu bölgede, yaklaşık 45-50 metrekarelik bir dükkânda mağazacılık hayatına adım atıldı.

O dönemde işletmenin adı ise “Muammer Ermut ve Mahdumları” olarak kullanılıyordu.

Kumaş satışının yanında zaman içerisinde triko, eşarp, kadın giyim ürünleri ve farklı tekstil ürünleri de mağazadaki yerini aldı. Kumaştan elde edilen gelirle ürün çeşitliliğinin artırıldığını anlatan Ermut, ailenin yıllar içinde hazır giyime doğru ilerlediğini belirtti.

GELİNLİK 1974’TEN BU YANA…

1974 yılında Enver Cengiz Çarşısı’nda başlayan serüven, 1977 yılında bugünkü Sedef Çeyiz’in bulunduğu Enver Cengiz Caddesi’ndeki alanda tek kat olarak başladı. 1977’den 1986’ya kadar tek katlı mağazada faaliyetlerini sürdüren işletme, 1974 yılında gelinlik satışına başladı. Kumaş, perde, gelinlik ve kadın giyim ürünlerinin aynı mağazada satıldığı bu dönem, Sedef’in gelinlik sektöründeki uzun yolculuğunun da başlangıcı oldu.

1986 yılında binanın yenilenmesinin ardından mağaza dört katlı bir yapıya dönüştü. 26 Ocak 1987’de yeni mağazanın açılışı gerçekleştirilirken Sedef Çeyiz adıyla faaliyetler devam etti. İlk yıllarda iki katı kullanılan mağazanın zaman içerisinde diğer bölümleri de aile işletmesine katıldı.

1995 yılında Sedef Perde’nin bulunduğu iki dükkânın satın alınmasıyla büyüme devam ederken, 1996 yılında binanın diğer iki katının da alınmasıyla dört katlı yapı tamamen Ermut ailesinin mülkiyetine geçti.

SEDEF’İN YÖNÜ DEĞİŞTİ, KUMAŞ VE BOHÇA DÖNEMİ GERİDE KALDI

Yıllar içerisinde mağazada erkek giyim, kaban, manto, pardösü, nişan bohçası, kumaş ve gelinlik gibi birçok ürün grubuna yer verildi. Ancak değişen tüketim alışkanlıkları bazı ürünlerin zamanla mağazalardan çekilmesine neden oldu.

Ermut’a göre özellikle kumaş ve manifatura kültürü, hazır giyimin yaygınlaşmasıyla büyük ölçüde geride kaldı. Geçmişte insanların kumaş alarak terzilerde kıyafet diktirdiğini belirten Ermut, bugün bu alışkanlığın yeni nesilde neredeyse tamamen ortadan kalktığını söyledi.

Benzer değişim nişan bohçalarında da yaşandı. Geçmişte aileler arasında önemli bir gelenek olan bohça alışverişinin zaman içerisinde anlamını yitirdiğini belirten Ermut, bugün bazı gençlerin “Nişan bohçası nedir?” diye sorduğunu ifade etti.

Manto ve pardösü grubunda da benzer bir değişimin yaşandığını belirten Ermut, geçmişte 45-50 yaş ve üzerindeki kadınların ağırlıklı olarak tercih ettiği bu giyim tarzının günümüzde yerini daha modern kıyafetlere bıraktığını söyledi.

Bu dönüşümün ardından işletmenin odağı abiye, nişanlık, damatlık ve gelinliğe kaydı.

2017’DE GELİNLİK YENİLENEN ŞEKLİYLE…

Sedef’in tarihinde bir başka önemli dönüm noktası ise 2017 oldu. Dört katlı mağazanın en üst katında bulunan gelinlik bölümünün hem fiziki koşulu hem de bölgesel sıkıntılar nedeniyle yeni bir concept ile Yeni Mahalle İstasyon Caddesi adresinde sadece gelinlik ve nişanlık odaklı bir mağaza açmasıyla başladı. Bu değişimin gelinlik adetlerinde ciddi bir değişim yarattığını belirterek, aslında pazarın düşündüklerinden çok daha büyük olduğunu bu süreçte fark ettiklerini söyledi.

14 Mart 2017’de yeni mağazanın açılmasıyla birlikte gelinlik satışlarında önemli bir artış yaşandığını anlatan Ermut, 2023 yılına kadar artan iş potansiyelinin daha geniş bir mağaza ve atölye ihtiyacını beraberinde getirdiğini belirtti.

Gelinlikte prova sürecinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Ermut, gelinliğin tadilat aşaması, teknik detayları ve birtakım işlemlere hızlı müdahale edilebilmesi için atölyenin mağazayla birlikte çalışması gerektiğini söyledi. Gelinlik, damatlık ve atölyenin farklı noktalarda bulunmasının işleyişi zorlaştırdığını ifade eden Ermut, aradıkları şartlara uygun yeri bulmalarının zaman aldığını belirtti.

470 METREKARELİK YENİ MAĞAZA

2023 yılında başlayan arayışın ardından Özgürlük Caddesi’ndeki yeni mağaza için adım atıldı. Bugün 470 metrekarelik mağazada gelinlik, nişanlık, damatlık, bindallı ve atölye hizmetlerinin bir arada sunulduğunu belirten Ermut, yeni mağazayı farklı müşteri beklentilerine hitap edecek şekilde konumlandırdıklarını söyledi.

Ermut, amaçlarının yalnızca daha fazla ürün satmak olmadığını, Lüleburgaz’da farklı kalite ve fiyat gruplarındaki gelinlikleri iki ayrı mağaza konseptiyle müşterilere sunmak olduğunu ifade etti.

“GELİNLİK BİTMEZ ŞEKİL DEĞİŞTİRİR”

Düğün sektöründe son dönemde yaşanan daralmanın gelinlik satışlarını da etkilediğini belirten Ermut, buna rağmen gelinlik sektörünün hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmayacağını düşünüyor.

“Gelinlik bitmez, gelinlik şekil değiştirir” diyen Ermut, geçmişte kabarık, taşlı, pullu ve geniş tarlatanlı modellerin öne çıktığını, bugün ise daha sade, doğal ve Helenistik çizgideki modellerin tercih edildiğini söyledi.

Gelinlik modellerindeki değişimin toplumdaki dönüşümle de bağlantılı olduğunu ifade eden Ermut, özellikle eğitim seviyesi ve yaşam tarzındaki değişimin gelinlik tercihlerine yansıdığını belirtti. Günümüzde müşterilerin daha sade, zarif ve doğal modelleri tercih ettiğini söyleyen Ermut, “Ben simli, taşlı, çok gösterişli bir şey istemiyorum” diyen gelinlerin sayısının arttığını aktardı.

“BU İŞTE PARA KONUŞMAK İSTEMEDİĞİMİZ ANLAR OLUYOR”

Sedef’in hikâyesini yalnızca ticari bir geçmiş olarak görmeyen Ermut için gelinlik, aynı zamanda kuşakları birbirine bağlayan bir ürün. Dedesi ve babasından gelinlik alan o günün gelin adaylarının kızlarını bugün kendilerinin giydirdiğini belirten Ermut, bazı müşterilerin artık torunlarının özel günleri için de mağazaya geldiğini söyledi. Bu durumun kendileri açısından maddi değerinin ötesinde manevi bir anlam taşıdığını belirten Ermut, bu kuşak geçişine şahit olmanın çok kıymetli olduğunu belirtti.

Ermut’a göre gelinlik alışverişi sıradan bir alışveriş de değil. Gelin adaylarının gelinlik denemeye gelmeden önce hazırlandığını, saçına ve bakımına özen gösterdiğini anlatan Ermut, bu sürecin yıllar sonra bile hatırlanan bir anıya dönüştüğünü söyledi.

1933’te Sakızköy’deki bir bakkal dükkânında başlayan ticaret, 1974’te Sedef adına ve gelinlik sektörüne uzandı. Bugün ise üçüncü kuşak tarafından sürdürülen bu hikâye, değişen alışkanlıklara rağmen gelinliğin değişmeyen anlamı üzerinden devam ediyor.

bottom of page