top of page

Ayçiçeğinde fiyat bekleyişi!


SOL Parti Kırklareli İl Örgütü, ayçiçeğinde taban fiyatın hâlâ açıklanmamasına tepki göstererek kilogram fiyatının yağ oranına bağlı olarak 45-50 TL bandında belirlenmesi çağrısında bulundu. Parti, artan gübre, mazot, ilaç, tohum ve biçim maliyetlerine dikkat çekerek “Talan değil, taban fiyat istiyoruz” mesajı verdi.

SOL Parti Kırklareli İl Örgütü adına Başkan Celal Midilli, ayçiçeği üreticilerinin hasat döneminde yaşadığı belirsizliğe dikkat çekerek basın açıklaması yaptı. Ayçiçeği üretiminin gıda güvenliği açısından stratejik önem taşıdığına vurgu yapılan açıklamada, üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında açıklanacak taban fiyatı umutla beklediği belirtildi.

Yemeklik bitkisel yağın tüm dünya ülkelerinde temel gıdalardan biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bölgesel ve kontrollü savaşların gıda güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya çıkardığı ifade edildi. Türkiye’de ayçiçeği üretiminin yaklaşık yüzde 90’ının kuru tarım alanlarında gerçekleştirildiği belirtilirken, bu nedenle rekoltenin iklim koşullarına bağlı olarak artıp azalabildiği kaydedildi.

AYÇİÇEĞİNİN YÜZDE 85’İ TRAKYA’DA ÜRETİLİYOR

Yapılan açıklamada, ayçiçeği üretiminde iklim koşullarının yanı sıra hükümetlerin tarım politikaları ve uygulamalarının da önemli rol oynadığı belirtildi.

Türkiye’nin ayçiçeği üretiminde Avrupa Birliği’nin ardından dünyada ikinci sırada yer aldığı ifade edilen açıklamada, ülkede üretilen ayçiçeğinin yüzde 85’inin Trakya Bölgesi’nde üretildiğine dikkat çekildi.

Ayçiçeği üretimini etkileyen diğer unsurlar arasında ise desteklemeler, primler, gübre kullanımı, mazot fiyatları, tohum fiyatları, arazi kiraları, traktör ve ekipman maliyetleri sıralandı. Açıklamada ayrıca hükümetin hasat döneminde fiyatları düşürmek amacıyla yurt dışından ayçiçeği ithal etmesinin de üreticiyi olumsuz etkilediği savunuldu.

“GİRDİ MALİYETLERİ ARTTI”

Ayçiçeğinde taban fiyatın belirlenmesinde dikkate alınması gereken maliyet kalemlerine de yer verilen açıklamada, üreticinin karşı karşıya kaldığı fiyat artışları tek tek sıralandı.

Buna göre gübrenin kilogram fiyatının 28 TL’ye, mazotun litre fiyatının ise 83 TL’ye yükseldiği belirtildi. İlaç fiyatlarının geçen yıla göre yüzde 55-60 oranında arttığı ifade edilirken, tohumun kilogram fiyatının 1.350 TL’ye çıktığı kaydedildi.

Biçim maliyetinin de arttığı belirtilen açıklamada, bir dekar için biçim fiyatının 400-450 TL seviyesine yükseldiği aktarıldı.

“TABAN FİYAT HÂLÂ AÇIKLANMADI”

Ağustos ayının başında açıklanması gerektiği belirtilen ayçiçeği taban fiyatının, hasadın başlamasına rağmen hâlâ açıklanmamış olmasına tepki gösteren Celal Midilli, yaşanan belirsizliğin üreticiyi zor durumda bıraktığını savundu.

Açıklamada, “Bu durum, hükümet eliyle çiftçinin tefecinin kucağına itilmesidir” ifadelerine yer verildi.

Geçen yıl hükümet tarafından açıklanan ayçiçeği taban fiyatının kilogram başına 28 TL olduğu hatırlatıldı. Borcu bulunan küçük üreticinin, ürününü tefecilere, tüccarlara ve yağ fabrikalarına zararına satmak zorunda kaldığı ileri sürülen açıklamada, hükümet tarafından taban fiyatın üreticiyi koruyacak seviyede açıklanmamasının ayçiçeğinin değerinin çok altında satılmasına neden olduğu belirtildi.

“45-50 TL BANDINDA OLMALI”

SOL Parti Kırklareli İl Başkanı Celal Midilli, bu yıl da benzer bir sürecin yaşanmasından endişe duyduklarını belirterek başta Yağlı Tohumlar yöneticileri olmak üzere AKP-MHP iktidarının yetkililerine çağrıda bulundu.

Açıklamada, girdi fiyatlarının mutlaka hesaba katılması gerektiği belirtilerek ayçiçeği taban fiyatının üreticinin insanca yaşayabileceği, çocuklarını okutabileceği, traktör ve tarlasına haciz gelmeyecek bir seviyede belirlenmesi istendi.

Girdi maliyetlerini etkileyen unsurların gerçek enflasyonuna göre değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, ayçiçeğinin kilogram fiyatının yağ oranına bağlı olarak 45-50 TL bandında olması gerektiği savunuldu.

“YAĞ ORANI ÜRETİCİNİN NEZARETİNDE BELİRLENMELİ”

Açıklamada yalnızca taban fiyatın değil, ürünün yağ oranının belirlenme sürecinin de üretici açısından önem taşıdığına dikkat çekildi.

Yağ oranlarının belirlenmesinin tüccar ve alıcıların insafına bırakılmaması gerektiği belirtilerek, ölçümlerin bilimsel yöntemlerle ve kalibrasyonu yeni yapılmış araçlarla gerçekleştirilmesi çağrısında bulunuldu.

Midilli, yağ oranının belirlenmesi sırasında üretici çiftçinin de sürece nezaret etmesi gerektiğini ifade etti.

“200 KİLOGRAMLIK KAYIP AYÇİÇEĞİNDE YAŞANMASIN”

Açıklamada buğday ve mazot üzerinden de dikkat çekici bir karşılaştırmaya yer verildi.

Geçen yıl 110 litre mazot alan bir traktörün deposunun 350 kilogram buğday ile doldurulabildiği, bu yıl ise mazottaki fiyat artışı nedeniyle aynı deponun 530 kilogram buğday karşılığında doldurulabildiği belirtildi.

Geçen yıl ile bu yıl arasındaki ürün bazında yaklaşık 200 kilogramlık kayba dikkat çekilen açıklamada, aynı kaybın ayçiçeğinde yaşanmaması için yetkililere çağrıda bulunuldu.

“TALAN DEĞİL, TABAN FİYAT İSTİYORUZ”

SOL Parti Kırklareli İl Örgütü, ayçiçeği taban fiyatının üretim maliyetinin altında açıklanması durumunda üreticilerin Yağlı Tohumlar, borsalar, fabrikatörler ve tefecilerin insafına bırakılacağını savundu.

Açıklamada, artan girdi fiyatları hesaba katılmadan belirlenecek bir taban fiyatın çiftçiyi büyük oranda sefalete sürükleyeceği ileri sürüldü. Bunun gelecek yıl üreticilerin tarımdan kopmasına, tarım arazilerinin boş kalmasına ve ayçiçeği üreticilerinin topraklarının tefeciler ile bankaların eline geçmesine yol açabileceği ifade edildi.

Midilli açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Talan değil taban fiyat istiyoruz. Üreten biz, yöneten de biz olacağız… Söz, yetki, karar üretenlere.”

bottom of page