3 masadan 33 masaya!
- Özlem KARAKOYUN

- 12 Oca
- 3 dakikada okunur
Mütevazı küçük bir çay ocağı olarak kapılarını açan Limon Kafe/Restoran, açık mutfağı, sakin atmosferi ve aile dayanışmasına dayanan işletme anlayışıyla bugün kentte “Limonda buluşalım” denilen özel adreslerden biri hâline geldi.



İstanbul Caddesi’nde üç masalı bir çay ocağı olarak yola çıkan Limon Kafe/Restoran, bugün aile emeğiyle büyüyen, açık mutfağı ve sakin atmosferiyle kentte buluşmaların adresi hâline gelen bir işletme olarak öne çıkıyor.
İstanbul Caddesi’nde hizmet veren Limon Kafe/Restoran, uzun yıllara dayanan esnaflık kültürü ve aile dayanışmasıyla şekillenen bir başarı hikâyesi sunuyor. İşletme sahibi Görkem Göktan, mesleki geçmişini ve kafenin doğuş sürecini şu sözlerle dile getirdi: “1981 doğumluyum, 1993 yılından beri İstanbul Caddesi’nde esnaflık yapıyorum. Çocukluğumdan beri ticaretin içindeyim. Yaklaşık 26 yıl konfeksiyon mağazacılığı yaptım. Eskiden kafenin bulunduğu yerde bir çay ocağı vardı. Kiracımız çıkma kararı alınca burayı biz işletmek istedik ve 2017 yılında çay ocağı olarak devam ettik. İlk açıldığımızda sadece üç masamız vardı. Eşim evde yaptığı kek, kurabiye ve poğaçaları getirir, çayın yanında insanlara ikram ederdik. Talep geldikçe büyüdük, bugün 33 masalı bir mekân olduk.”
“EŞİNİN MUTFAKTAKİ BECERİSİ MENÜYÜ GENİŞLETTİ”
Zaman içinde sadece mekânın değil, menünün de büyüdüğünü belirten Göktan, mutfakta 75 kalem yiyecek, 100’ün üzerinde içecek bulunduğunu aktardı. Kahvaltı çeşitlerinden hamur işlerine, tatlılardan sandviç ve tavuk yemeklerine uzanan geniş menünün oluşmasında eşinin mutfaktaki becerisinin büyük payı olduğunu vurguladı. Kafenin bulunduğu pasajın geçmişte atıl bir alan olduğunu hatırlatan Göktan, balkon kısmının bir dönem çöplük hâlinde bulunduğunu, yapılan düzenlemelerle alanın aydınlık ve ferah bir yaşam alanına dönüştürüldüğünü ifade etti.
“MUTFAĞI HERKESE AÇIK”
Açık mutfak anlayışının bilinçli bir tercih olduğunu dile getiren Göktan, bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle aktardı: “Gıda işi yaptığımız için mutfağın açık olmasını istedik. İçeride pişirilen her şeyi herkes görebiliyor. İnsanlar çay içerken tostun, mantının, gözlemenin nasıl yapıldığını izlemeyi seviyor. Bunun artısını çok gördük. Özellikle bayan müşterilerimiz mutfağın temizliğiyle ilgili çok güzel yorumlar yapıyor. Son zamanlarda yemek zehirlenmeleri çok konuşuluyor ama biz bugüne kadar böyle bir sorun hiç yaşamadık.”
“İSMİ LİMONUN FERAHLIĞINDAN GELİYOR”
Kafenin ismi de işletmenin ruhunu yansıtan önemli bir unsur olarak dikkat çekiyor. Görkem Göktan bu tercihi, “Limon bana göre hem çok faydalı hem de kokusuyla insanın içini açan bir meyve. Ferahlığı, sadeliği ve doğallığı temsil ediyor. İsmin basit, akılda kalıcı ve söylenişinin kolay olmasını istedim. Bugün müşterilerimizin ‘Limona gidelim’, ‘Limonda buluşalım’ demesi, ismin yerini bulduğunu gösteriyor” sözleriyle anlattı. Limon Kafe, zamanla sadece bir işletme değil, İstanbul Caddesi’nde randevulaşılan ve buluşmaların yapıldığı bir adres hâline geldi.
“MÜŞTERİ PROFİLİNDE AİLELER VE KADIN GRUPLAR YER ALIYOR”
Mekânın müşteri profilinde ailelerin ve kadın gruplarının ağırlıkta olduğunu ifade eden Göktan, kadın günleri, toplantılar ve kozmetik firmalarının buluşmaları için sıkça tercih edildiklerini belirtti. Merkezi bir noktada yer almalarına rağmen diğer mekânlara göre daha izole ve sakin bir ortam sunduklarını dile getirdi.
Yerel esnafa destek vermeyi bir tercih değil, bir duruş olarak gördüklerini ifade eden Görkem Göktan, mutfakta kullanılan ürünlerin tamamına yakınının çevredeki manav ve şarküterilerden temin edildiğini dile getirdi. Kıyma, sucuk, peynir, zeytin ve tereyağı gibi temel ürünlerde marketleri tercih etmediklerini vurgulayan Göktan, yerel esnafla kurulan samimi ilişkinin hem kaliteyi hem de güveni beraberinde getirdiğini belirtti. İşletme sahibi olmasına rağmen her gün önlüğünü giyerek işin başında durduğunu söyleyen Göktan, “Burası bir aile işletmesi. Eşimle birlikte birçok yükü paylaşıyoruz, hem işin mutfağında hem de salonunda emek veriyoruz. Bu sayede hem fiyatlarımızı ulaşılabilir tutuyoruz hem de gelen misafirlerimizi evimize gelmiş gibi ağırlamaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Kitap okumayı çok seven eşinin bu alışkanlığının mekâna da yansıdığını aktaran Göktan, raflara yerleştirilen kitapların müşteriler tarafından ilgi gördüğünü, çayını ya da kahvesini içerken kitap okuyan misafirleri görmenin kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi.
Bir çay ocağı olarak başlayan Limon Kafe, bugün aile emeği, şeffaf mutfak anlayışı ve sakin atmosferiyle İstanbul Caddesi’nde kendine özgü bir yer edinmiş durumda.


