top of page

30 yıllık sadakat!

“Harçlık için girdiği iş yerinden emekli oldu”

 

“Sigortam burada başladı, buradan emekli oldum”

“Patron değil, aile oldular”

Babasını küçük yaşta kaybettikten sonra ailesine destek olmak için çalışma hayatına atılan Taner Karabayır, çocuk yaşta girdiği Park-Et Lokantası’nda 30 yılı aşkın süredir görev yapıyor. Emekli olmasına rağmen aynı işletmede çalışmayı sürdüren Karabayır, sadakat ve vefanın örnek hikâyesini gazetemize anlattı.

Günümüzde insanların sık sık iş değiştirdiği, uzun yıllar aynı iş yerinde çalışmanın giderek azaldığı bir dönemde Lüleburgaz’da yaşayan Taner Karabayır (45), istikrarı ve bağlılığı ile dikkat çekiyor.

Henüz ortaokul çağlarında yaz tatillerinde harçlığını çıkarmak amacıyla adım attığı 62 yıllık Park-Et Lokantası’nda geçen 30 yılı aşkın çalışma hayatı boyunca komilikten aşçılığa, aşçılıktan yöneticiliğe uzanan bir yolculuk yaşayan Karabayır, bugün işletmenin personel müdürlüğü görevini yürütüyor.

Karabayır’ın Park-Et ile tanışması 1992-1993 yıllarına dayanıyor. O yıllarda ortaokul öğrencisi olan Karabayır, yaz tatillerinde lokantaya gelerek çeşitli işlerde yardım etmeye başladı. Ortaokulun ardından 1995-1996 yıllarında tam zamanlı olarak çalışma hayatına adım atan Karabayır, ilk günlerinde komi olarak görev yaptığını söyledi.

“Boş tabak kaldırıyorduk, masa siliyorduk, yer süpürüyorduk. Sonra garson olduk. Ardından mutfağa geçtim” diyen Karabayır, işletmenin eski ortakları Remzi Sevencan, Mustafa Kılıç ve bugün Lüleburgaz Lokantacılar ve Köfteciler Esnaf Odası Başkanı olan Nihat Yaman’ın yanında yetiştiğini anlattı.

Remzi Sevencan’ın yanında aşçı yardımcılığı yaparak mesleği öğrendiğini belirten Karabayır, zaman içerisinde aşçılığa kadar yükseldiğini ifade etti.

“BABAMI KAYBETTİKTEN SONRA ÇALIŞMAK ZORUNDAYDIK”

Küçük yaşta babasını kaybettiğini anlatan Karabayır, çalışma hayatına erken yaşta atılmasının en önemli nedeninin aile sorumluluğu olduğunu söyledi.

“Babamı küçük yaşta kaybettim. Ondan sonra mecbur çalışmak zorundaydık. Annemize yük olmayalım diye kardeşimle birlikte çalışmaya başladık. Yaz tatillerinde zaten buraya geliyordum. Patronlarımız bizi seviyordu, biz de onları seviyorduk. Böylece devam ettik” dedi.

Karabayır’ın Park-Et ile bağı yalnızca kendisiyle de sınırlı kalmadı. Dayısı Mahir Taylan’ın da yıllar önce işletmede çalıştığını belirten Karabayır, ağabeyinin de gençlik yıllarında burada çalıştığını ancak eğitim hayatını tercih ederek farklı bir yol çizdiğini anlattı.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra yeniden Park-Et’e döndüğünü söyleyen Karabayır, “Askere gittim geldim, yine buraya devam ettim. Çünkü burası benim için iş yerinden daha fazlasıydı” diye konuştu.

“PATRON DEĞİL, AİLEM OLDULAR”

Yaklaşık 31 yıllık sigortalı çalışma hayatının tamamını aynı işletmede geçiren Karabayır, 2023 yılının Ağustos ayında emekli olduğunu ancak iş yerinden ayrılmadığını söyledi.

“Sigortam burada başladı, buradan emekli oldum. Emekli olduktan sonra da çalışmaya devam ediyorum. Patronlarım bana güvendikleri için bütün sorumluluğu bana verdiler. Şu an işletmede müdürlük görevi gibi bir sorumluluk üstleniyorum” dedi.

İşletme sahipleriyle kurduğu bağın patron-çalışan ilişkisinin çok ötesinde olduğunu belirten Karabayır, “Biz onları patron gibi görmedik, baba gibi gördük. Onlar da bizi evlatları gibi gördüler. İyi günümüzde de kötü günümüzde de yanımızda oldular” ifadelerini kullandı.

Askerlik döneminde, nişanında ve evlilik sürecinde de destek gördüğünü anlatan Karabayır, “Kız istemeye giderken, nişan yüzüklerim olsun, evlilik yüzüklerim olsun hepsini Nihat Yaman kesti. Rahmetli amcam için ‘Amcan baba yarısıdır, ona yakışır’ diyecek kadar ince düşünceli davrandı. Hayatımın her döneminde yanımda oldular” dedi.

Park-Et’te çalışanların uzun yıllar aynı çatı altında kalmasının nedenini de aile ortamına bağlayan Karabayır, “En yeni çalışanımız bile 7-8 yıllık. 10 yıllık, 15 yıllık çalışanlarımız var. İnsanlar burada kendilerini değerli hissediyor” diye konuştu.

İş hayatındaki başarının işini sevmekten geçtiğini söyleyen Karabayır, “Ben kendimi hiçbir zaman burada işçi olarak görmedim. Bu iş yerinin bir parçası olarak gördüm. İşini severek yapan insan mutlu olur ve işine sahip çıkar” dedi.

“ÖRNEK BİR ÇALIŞAN”

Park-Et Lokantası işletme sahibi ve Lüleburgaz Lokantacılar ve Köfteciler Esnaf Odası Başkanı Nihat Yaman ise Taner Karabayır’ın örnek bir çalışan olduğunu belirterek, “Bu zamanda sebat eden birini bulmak çok zor. Taner yıllarca emek verdi, işine sahip çıktı ve emeklerinin karşılığını aldı. Ben de zamanında bu işletmede masadan tabak bardak kaldırarak işe başladım. Önemli olan işine sıkı sıkıya tutunmak ve verdiğin hizmeti hakkıyla yerine getirmektir” ifadelerini kullandı.

Çocuk yaşta harçlık kazanmak için adım attığı Park-Et Lokantası’nda hayatının büyük bölümünü geçiren Taner Karabayır’ın hikâyesi, emek, sadakat, güven ve vefanın günümüzde hâlâ mümkün olduğunun en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

bottom of page