top of page

134 kilodan 86 kiloya!

"Ya şimdi değişecektim, ya da hastalanacaktım"

Sağlık kontrolünde insülin direnciyle karşılaşan Lüleburgazlı restoran işletmecisi Birkan Barutlar, aldığı kararla hayatını baştan yazdı. Bir yıl boyunca disiplinli beslenme ve sporla 48 kilo veren Barutlar, bugün sağlıklı yaşamın savunucusu haline geldi.

Lüleburgaz’da hizmet veren Balkan Restaurant’ın genç işletmecisi Birkan Barutlar, yaklaşık bir yıl önce sağlık kontrolü için gittiği hastaneden hayatını değiştirecek bir gerçekle çıktı.

Yapılan tetkiklerde insülin direnci tespit edilen Barutlar, doktorunun ilerleyen süreçte ilaç ve iğne tedavisinin gündeme gelebileceğini söylemesi üzerine radikal bir karar aldı. O gün verdiği karar sayesinde bugün 134 kilodan 86 kiloya düşen Barutlar, sadece fiziksel görünümünü değil, yaşam tarzını, alışkanlıklarını ve geleceğe bakışını da değiştirdi.

32 yaşındaki Barutlar’ın hikayesi aslında birçok kişinin kendinden bir parça bulabileceği türden. Çünkü o da yıllarca yoğun iş temposunun, düzensiz beslenmenin ve ertelemelerin arasında kilo alan binlerce insandan biriydi. Ancak onu farklı kılan nokta, sağlık sorunlarıyla karşılaştığında bahanelerin arkasına sığınmak yerine harekete geçmesi oldu.

AŞÇILIK MESLEĞİ KİLOLARI BERABERİNDE GETİRDİ

Yedi kuşaktır yemek sektörünün içinde bulunan bir aileden gelen Birkan Barutlar, çocukluğundan beri mutfak kültürünün içinde büyüdüğünü anlattı. Bugün işletmeciliğini yaptığı Balkan Restaurant’ın yoğun temposunda geçen hayatının zamanla kilo almasına neden olduğunu belirten Barutlar, yemek sektöründe çalışmanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını söyledi.

Barutlar, “Benim işim de hobim de yemek üzerine. Sabah saatlerinden gece servisine kadar sürekli yemeklerle iç içesiniz. Yemekleri tatmak, yoğun çalışma saatleri ve düzensiz öğünler zamanla kilo aldırıyor. Bunun üzerine yeterince hareket etmeyince kilo kaçınılmaz oluyor. Yıllar içerisinde fark etmeden 134 kiloya kadar çıktım” dedi.

Bir süre fazla kilolarıyla yaşamaya alıştığını söyleyen Barutlar, asıl kırılma noktasının sağlık kontrolünde yaşandığını ifade etti.

HASTANEDE DUYDUĞU SÖZLER HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Rutin sağlık kontrolleri için hastaneye gittiğinde yapılan kan tahlillerinde insülin direnci çıktığını anlatan Barutlar, doktorun söylediklerinin kendisini ciddi anlamda etkilediğini belirtti.

“Ailemde şeker hastalığı geçmişi var. Yakınlarımın yaşadığı sıkıntıları yıllardır görüyorum. Bu nedenle doktorun insülin direnci olduğunu söylemesi beni korkuttu. Daha da önemlisi, ilerleyen süreçte iğne tedavisinin gündeme gelebileceğini söylemesiydi. O an kendime şu soruyu sordum; ‘Ya şimdi bir şeyler yapacağım ya da ileride çok daha büyük sağlık sorunlarıyla uğraşacağım.’ İşte değişim hikayem o gün başladı.”

SOSYAL MEDYADAN TAKİP ETTİĞİ ANTRENÖRLE ÇALIŞMAK İSTEDİ

Kararını verdikten sonra ilk işi bir spor salonuna yazılmak oldu. Ancak onun aklında uzun süredir takip ettiği bir isim vardı.

Kişisel antrenör Alper Efe’yi sosyal medya üzerinden takip ettiğini söyleyen Barutlar, “Alper hocanın çalışma disiplinini ve danışanlarının değişimlerini görüyordum. Ben de onunla çalışmak istedim. Fakat o dönemde çok yoğun olduğu için bir türlü sıra gelmedi. Ben de beklerken kendi başıma spor yapmaya başladım” dedi.

Bir süre bireysel olarak fitness çalıştığını ancak zamanla hareketleri doğru yapamadığını fark ettiğini anlatan Barutlar, “İnsan videolara bakınca yapabileceğini sanıyor ama işin gerçeği öyle değil. Hareketlerin doğru uygulanması çok önemli. Bir süre sonra bunun profesyonel destek olmadan olmayacağını anladım. Alper hocayla çalışmak için tekrar görüştüm ve sonunda başladık” ifadelerini kullandı.

DEĞİŞİMİN İLK AYLARI KOLAY GEÇMEDİ

Birkan Barutlar’ın dönüşümü sosyal medyada görülen hızlı değişim hikayelerinden farklıydı. Süreç sabır, disiplin ve düzenli çalışma gerektiriyordu.

İlk günlerde fiziksel olarak oldukça zorlandığını anlatan Barutlar, “Merdiven çıkarken bile nefes nefese kalıyordum. Kondisyonum çok düşüktü. İlk antrenmanlarda zorlandığım günler oldu. Ancak pes etmedim. Çünkü artık geri dönüş olmadığını biliyordum. Her geçen hafta kendimi biraz daha iyi hissetmeye başladım. Kilo verdikten sonra en son tatile gittiğimde arabamı otoparka bırakıp gezdim. Yürüyüp gezmek, keşfetmek gibisi yok.” dedi.

HİÇ AÇ KALMADAN KİLO VERDİ

Kilo verme sürecinde insanların en çok merak ettiği konunun beslenme olduğunu söyleyen Barutlar, aç kalarak değil doğru beslenerek kilo verdiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Birçok kişi kilo vermenin aç kalmak olduğunu düşünüyor. Oysa benim sürecimde tam tersi oldu. Hatta bazen öğün saatlerini kaçırmamam gerekiyordu. Beslenme programımızı Alper hocamla birlikte oluşturduk. Programa harfiyen uydum. Gazlı içecekleri tamamen bıraktım. Ekmeği hayatımdan çıkardım. Alkol zaten kullanmıyordum. En zorlandığım konu tatlı oldu. Özellikle ilk aylarda canım çok çekiyordu. Ama zamanla sağlıklı alternatiflere yöneldim. İnternetten fit tatlı tariflerini araştırdım. Onları yapıp tatlı isteğimi karşıladım. Evin içindeki mutfakta bir mutfağım daha oldu adeta. Yemek hikayem çok değişti.”

48 KİLO VERDİ, DOLABINI YENİLEDİ

Bir yılın sonunda tartıya çıktığında karşılaştığı tablo, verdiği emeğin karşılığıydı. 134 kilodan 86 kiloya düşen Barutlar tam 48 kilo verdi.

Kilo kaybının yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını belirten Barutlar, “Hayatımın her alanı değişti. Önceden 3XL beden giyiyordum. Şimdi M beden kıyafet kullanıyorum. Dolabımdaki neredeyse bütün kıyafetleri değiştirmek zorunda kaldım. Beni uzun zamandır görmeyen insanlar ilk başta tanıyamıyor. Bazen karşılaştığımızda iki kez bakıyorlar. Beni eskiden beri tanıyanlar iş yerime gelince, ‘’Birkan’a ne kadar benziyorsun. O nereye gitti?’’ diyerek şaşırıyorlar.” diye konuştu.

ÖZGÜVENİ VE YAŞAM KALİTESİ ARTTI

Verdiği kiloların ardından günlük yaşamında büyük değişimler yaşadığını anlatan Barutlar, fiziksel ve psikolojik olarak kendisini çok daha iyi hissettiğini söyledi.

“Eskiden yorulduğum birçok şeyi şimdi rahatlıkla yapabiliyorum. Daha enerjik hissediyorum. Kıyafet seçerken zorlanmıyorum. İnsanlarla iletişimimde bile değişiklik oldu. Özgüvenim arttı. Hayat kalitem ciddi anlamda yükseldi.”

“ARTIK HEDEFİM KİLO VERMEK DEĞİL”

Kilo verme hedefini başarıyla tamamladığını ifade eden Barutlar, artık hayatında yeni bir sayfa açtığını ve odağını tamamen kas kütlesini artırmaya yönelttiğini söyledi. Uzun ve zorlu bir süreçten geçerek istediği noktaya ulaştığını belirten Barutlar, bundan sonraki dönemde yalnızca tartıdaki rakamlara odaklanmayacağını vurguladı.

Amacının artık kas kütlelerini arttırmak olduğundan bahseden genç aşçı, “Şu an tartıdaki rakamla ilgilenmiyorum. Amacım daha güçlü olmak, daha sağlıklı olmak ve kas kütlemi artırmak. Daha fit, daha dayanıklı ve günlük yaşamında daha enerjik bir birey olmak istiyorum. Eskiden önceliğim kilo vermekti, ancak şimdi vücudumu daha kaliteli bir şekilde şekillendirmeyi hedefliyorum. Düzenli egzersiz yapıyor, beslenmeme dikkat ediyor ve gelişimimi sadece kilogram üzerinden değil, aynadaki değişim ve performansımdaki ilerleme üzerinden değerlendiriyorum. Bu süreç bana disiplinin ve istikrarın ne kadar önemli olduğunu öğretti. Artık spor yapmak ve sağlıklı beslenmek benim için geçici bir hedef değil; hayatımın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Kendimi her geçen gün daha iyi hissediyor, fiziksel ve mental olarak daha güçlü olduğumu görüyorum. Bu artık benim yaşam biçimim haline geldi.” diye konuştu.

ANTRENÖRÜ ALPER EFE: “MUCİZE YOK, SÜREÇ VAR”

16 yıldır sporla ilgilenen, 9 yıldır profesyonel antrenörlük yapan Alper Efe şuan 8 Kasım mahallesinde hizmet veren Us Fitness Club & Cafe’de PT olarak çalışıyor. Efe, Birkan Barutlar’ın başarısının ardında disiplin ve sabrın bulunduğunu söyledi.

Efe, “İnsanlar genellikle hızlı sonuç almak istiyor. Oysa sağlıklı kilo verme süreci zamana yayılmalı. Birkan ile çalışmaya başladığımızda öncelikle postür, eklem sağlığı ve kondisyon analizleri yaptık. İlk haftalarda sadece kardiyo ağırlıklı ilerledik. Sonrasında kuvvet çalışmalarını ekledik. Her aşama planlı şekilde ilerledi” dedi.

“SADECE DİYETLE KİLO VERMEK SAĞLIKLI DEĞİL”

Kilo verme sürecinde yalnızca tartıdaki rakamların düşmesine odaklanmanın doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Efe, asıl önemli olanın yağ kaybederken kas kütlesini koruyabilmek olduğunu söyledi. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir değişim için beslenme ile fiziksel aktivitenin birlikte yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Efe, birçok kişinin hızlı sonuç almak adına sadece diyet yapmayı tercih ettiğini ancak bunun uzun vadede çeşitli sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Efe, “Kas kütlesi korunmadan verilen kilolarda sarkmalar oluşabiliyor. Aynı zamanda metabolizma yavaşlıyor ve verilen kiloların geri alınma ihtimali yükseliyor. Vücut sadece yağ değil, kas da kaybettiği için kişi kilo verse bile istediği fit ve sağlıklı görünüme ulaşamayabiliyor. Bu nedenle kilo verme sürecinde amaç sadece daha hafif olmak değil, aynı zamanda daha güçlü ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olmaktır. Sağlıklı olan yöntem doğru antrenman ve doğru beslenmeyi birlikte yürütmektir.

Özellikle direnç antrenmanları ve yeterli protein tüketimi, kas kütlesinin korunmasına önemli katkı sağlar. Düzenli egzersiz yapan bireyler hem yağ yakımını destekler hem de vücut kompozisyonlarını daha olumlu yönde değiştirebilir. Hızlı kilo vermeyi vaat eden yöntemler kısa vadede sonuç verse de kalıcı başarı genellikle yaşam tarzı değişikliğiyle mümkündür. Bu nedenle kişilerin sabırlı olması, uzman desteği alması ve süreci bir maraton olarak görmesi gerekir. Sağlıklı kilo kaybı, dengeli beslenme, düzenli hareket ve sürdürülebilir alışkanlıkların bir araya gelmesiyle elde edilir.” dedi.

“BİLİNÇSİZ UYGULAMALARDAN UZAK DURUN”

Sosyal medyada sıkça karşılaşılan hızlı kilo verme yöntemleri ve mucize diye adlandırılan ürünlere karşı vatandaşları uyaran Efe, sağlıklı yaşamın kişiye özel planlanması gerektiğini söyledi.

Bilimsel dayanağı olmayan uygulamaların kısa vadede sonuç verse bile kalıcı fayda sağlamadığını belirten Efe, uzman desteğinin önemine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Mucize denen çaylar, internetten görülen rastgele diyetler ve bilinçsiz yapılan egzersizler kalıcı çözüm sağlamıyor. İnsanlar kısa sürede sonuç almak istese de sağlıklı ve sürdürülebilir bir değişim için doğru beslenme ve düzenli egzersiz birlikte yürütülmeli. Her bireyin ihtiyacı farklıdır. Bu nedenle profesyonel destek almak büyük önem taşıyor.”

Bir yıl önce sağlık sorunları nedeniyle yaşam tarzını değiştirmeye karar veren Birkan Barutlar ise bugün hem fiziksel hem de mental olarak kendisini çok daha iyi hissettiğini söyledi. Sürecin sabır ve istikrar gerektirdiğini vurgulayan Barutlar, başarısını şu sözlerle özetledi: “Önemli olan karar vermek. Sonrası sabır, disiplin ve sürece güvenmek.”

bottom of page