top of page

“Değişim için adayım”

46 dakika önce
5 dakikada okunur

Yeni Parti’de delege seçimlerinin tamamlanmasının ardından Lüleburgaz’da ilçe başkanlığı yarışı hareketlendi. Mevcut İlçe Başkanı Ali Can’ın ardından adaylığını açıklayan Seyran Yılmazoğlu, “Üyenin özgür iradesine güveniyorum. İnsanlara alternatif sunmak ve değişimin önünü açmak için adayım. Sizin kızanınız, sizin kardeşiniz, sizden biriyim” dedi.

Yeni Parti’de tamamlanan delege seçimlerinin ardından gözler ilçe başkanlığı seçimlerine çevrildi. Lüleburgaz’da mevcut İlçe Başkanı Ali Can’ın karşısına Seyran Yılmazoğlu çıktı. Gazetemize konuşan Yılmazoğlu, siyasi geçmişini, adaylık kararının gerekçelerini ve Yeni Parti’nin örgütlenme modeline ilişkin düşüncelerini anlattı.

1983 yılında Lüleburgaz’da doğduğunu belirten Yılmazoğlu, Akdeniz Üniversitesi Endüstri Elektronik Bölümü mezunu olduğunu, aynı zamanda Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü 3. sınıf öğrencisi olduğunu söyledi.

Siyasetle tanışmasının ise çok daha genç yaşlarda başladığını ifade eden Yılmazoğlu, üniversite yıllarında 17 yaşındayken Atatürkçü Düşünce Kulübü üyeliği yaptığını aktardı. Üniversitede ayrıca Fenerbahçe taraftar kulübünde üyelik yaptığını belirten Yılmazoğlu, Antalya’daki eğitim hayatının ardından bir süre otellerde muhasebe alanında çalıştığını, son olarak Rixos Tavada Otel’de muhasebe müdür yardımcılığı yaptığını anlattı.

CHP’DE GENÇLİK KOLLARINDAN BAŞLADI

Ailesinin Lüleburgaz’da olması ve şehir değişikliği nedeniyle 2006 yılında Lüleburgaz’a döndüğünü söyleyen Yılmazoğlu, siyasi yaşamına Cumhuriyet Halk Partisi’nde devam etti.

2006 yılında CHP Gençlik Kolları yöneticiliğiyle göreve başladığını belirten Yılmazoğlu, 2011 yılında seçimle göreve gelen ilk Gençlik Kolları başkanı olduğunu ifade etti.

Yaklaşık 4,5 yıl boyunca Turabi Kayan, Alaattin Güncer ve Zevcan Açar’ın ilçe başkanlığı dönemlerinde Gençlik Kolları Başkanı olarak görev yaptığını anlatan Yılmazoğlu, daha sonra bir dönem görev almadığını ancak parti çalışmalarından hiçbir zaman kopmadığını söyledi.

“Partinin emektarı, askeri, neferi olarak görev yapmaya devam ettim” diyen Yılmazoğlu, Devrim Gündüz’ün adaylık sürecinde sendikalardan ve sivil toplum kuruluşlarından sorumlu başkan yardımcılığı görevinde bulunduğunu, ardından mevcut Yeni Parti Lüleburgaz İlçe Başkanı Ali Can ile birlikte görev yaptığını belirtti.

Yılmazoğlu, o dönem yaşanan bazı iç siyasi gelişmeler nedeniyle görevinden istifa ettiğini, istifasını da kamuoyuna açıkladığını dile getirdi. Son iki yıldır ise parti içerisinde herhangi bir görev üstlenmediğini söyledi.

Atatürkçü Düşünce Derneği’nde son seçimde Disiplin Kurulu’na seçildiğini ve bu görevinin devam ettiğini belirten Yılmazoğlu, bunun dışında herhangi bir sivil toplum kuruluşunda görev almadığını ifade etti.

“YENİ PARTİ’NİN İLK ÜYELERİNDENİM”

Yılmazoğlu, son iki yılda ülkede yaşanan siyasi gelişmelerin adaylık kararında önemli rol oynadığını söyledi.

Seçilmiş belediye başkanları ve ilçe başkanlarının baskı altında olduğunu ve bazı isimlerin tutuklu bulunduğunu ileri süren Yılmazoğlu, bu süreçte CHP içerisinde siyaset yapma imkânının kendileri açısından daraldığını savundu.

CHP’nin kendi gençliği ve çocukluğu olduğunu belirten Yılmazoğlu, parti içerisinde yıllarca görev yaptığını, zaman zaman sırtında çuval taşıdığını, bayrak ve pankart çalışmaları yaptığını anlattı.

Yeni Parti’nin kurulmasının ardından istifasını vererek yeni oluşumun ilk üyeleri arasında yer aldığını belirten Yılmazoğlu, “Örgütün içinden geliyorum. Örgüt beni iyi tanır” ifadelerini kullandı.

Yılmazoğlu, adaylık kararının temelinde Yeni Parti’nin üye bazlı seçim modelinin bulunduğunu söyledi.

Genel Başkan Özgür Özel’in ilçe ve il başkanlarının, milletvekillerinin ve genel başkanın üyelerin katılımıyla belirlenmesine ilişkin yaklaşımını uzun süredir özlediği bir siyasi model olarak gördüğünü belirten Yılmazoğlu, CHP döneminde delege sistemine karşı çıktığını anlattı.

İlçe başkanlığı için daha önce aday olmayı düşündüğünü ancak iş şartlarının buna uygun olmadığını söyleyen Yılmazoğlu, yaklaşık 10 aydır çalışma koşullarının uygun hale gelmesiyle birlikte adaylık kararını verdiğini ifade etti.

Yılmazoğlu, “Örgütün içinden, mücadelenin içinden gelen biriyim. Üye bazında seçim olması nedeniyle böyle bir yola çıkmaya karar verdim” dedi.

“DELEGE SİSTEMİNDE KAPALI KAPILAR ARKASINDA SİYASET YAPILIYORDU”

CHP’deki delege sistemine yönelik eleştirilerini de dile getiren Yılmazoğlu, bu sistemin parti içerisinde kırgınlıklara ve küskünlüklere neden olduğunu savundu.

Kendisinin de zaman zaman bu siyasi süreçlerin içerisinde bulunduğunu açıkça ifade eden Yılmazoğlu, ancak buna rağmen her zaman şeffaf olmaya çalıştığını söyledi.

Delege sisteminin bir başka zararının ise adaylık süreçlerinde ortaya çıktığını dile getiren Yılmazoğlu, desteklediği aday seçilmeyen bazı kişilerin parti çalışmalarından uzaklaştığını, hatta başka partilere oy verdiğini gördüğünü söyledi.

Bunun Lüleburgaz ve Kırklareli’nde de yaşandığını savunan Yılmazoğlu, Yeni Parti’de üyenin doğrudan söz sahibi olmasının bu açıdan önemli olduğunu belirtti.

“27 EYLÜL’DE ÜYELERİN KARŞISINA ÇIKACAĞIZ”

Lüleburgaz’daki ilçe başkanlığı seçiminin 27 Eylül’de yapılacağını belirten Yılmazoğlu, üye sayısının 3 bin 037 civarında olduğunu hatırladığını söyledi.

Yılmazoğlu, “3037 tane üyenin önüne çıkacağız 27’sinde. Ben bu bayrağı daha yukarı taşırım düşüncesiyle destek isteyeceğiz” dedi.

Adaylığını bir “mücadele” olarak değil, “bayrak yarışı” olarak tanımlayan Yılmazoğlu, asıl mücadelenin sahada, sokakta, kahvehanede, kıraathanede, fabrikada ve tarlada verildiğini söyledi.

“Bunları yapmaktan hiç gocunmadım” diyen Yılmazoğlu, şimdi ise örgüte liderlik edip edemeyeceğini kendisine sorduğunu ve üyelerin önüne bir değişim alternatifi koymak istediğini belirtti.

“ALİ CAN’I DA BORA TERZİ’Yİ DE TAKDİR EDİYORUM”

Mevcut yönetime yönelik değerlendirmelerde de bulunan Yılmazoğlu, İlçe Başkanı Ali Can, İl Başkanı Bora Terzi ve Milletvekili Fahri Özkan’ın son iki yılda verdiği mücadeleyi takdir ettiğini söyledi.

Ali Can ile daha önce birlikte görev yaptığını hatırlatan Yılmazoğlu, mevcut yöneticilerle ilgili kişisel bir sorun yaşamadığını vurguladı.

“Ne Ali Can hocanın ne Bora abinin lider olarak örgütün başında olmalarını ne de Fahri Özkan’ın milletvekilimiz olarak yaşadığımız son iki yıllık süreçte verdikleri emeği, mücadeleyi, önderliklerini ve liderliklerini yok sayıyorum. Hepsini de çok seviyorum” diyen Yılmazoğlu, buna rağmen ilçede değişimin gerekli olduğuna inandığını belirtti.

Adaylığının kişilere karşı değil, üyelere alternatif sunma amacı taşıdığını ifade eden Yılmazoğlu, “Değişime inanıyorum. İnsanlara bir alternatif sunulması gerektiğine inanıyorum” dedi.

“KİM SEÇİLİRSE SEÇİLSİN SARILACAĞIZ”

Seçim sonucuna ilişkin de dikkat çeken mesajlar veren Yılmazoğlu, 27 Eylül akşamı sandıktan kim çıkarsa çıksın parti içerisinde birlik içinde hareket edeceğini söyledi.

Ali Can’ın seçilmesi halinde kendisini ilk tebrik edecek kişilerden biri olacağını belirten Yılmazoğlu, “Ali Can hocam seçilirse Ali Can hocama sarılırım. Yarın beni arayıp ‘Seyran, hadi şuraya gidiyoruz’ dediğinde giderim” ifadelerini kullandı.

Bugüne kadar da örgütün ihtiyaç duyduğu her noktada yer aldığını söyleyen Yılmazoğlu, 19 Mart sürecinde olduğu gibi örgütün sahadaki çalışmalarına katıldığını belirtti.

Yılmazoğlu, Yeni Parti’ye geçişleri nedeniyle kendilerine yöneltilen “baba ocağını bırakma” eleştirilerine de yanıt verdi.

“Biz baba ocağını bırakmadık, baba ocağına çöküldü” diyen Yılmazoğlu, geçmişte CHP içerisinde mücadele eden insanların yeni süreçte farklı bir siyasi yapı içerisinde yer almasının nedenlerini anlattı.

Yılmazoğlu, geçmişte savunulan bazı değerlerle bugün yaşanan siyasi gelişmeler arasında gördüğü çelişkilere dikkat çekerek, bu nedenle yeni bir siyasi yapılanma içerisinde yer aldığını ifade etti.

“GENÇLERİN SESİ OLMAK İSTİYORUM”

Kendisini “yeni konjonktürde genç sayılan, eski konjonktürde orta yaşlı” olarak tanımlayan Yılmazoğlu, örgüt içerisinde yeni bir heyecana ihtiyaç olduğunu söyledi.

Uzun süredir dışarıdan gözlemlediği süreçte bazı siyasi alışkanlıkların insanları yıprattığını gördüğünü belirten Yılmazoğlu, artık bazı alışkanlıkların geride bırakılması gerektiğini savundu.

Özellikle birkaç kişinin bir araya gelerek aday belirlemesi ve binlerce üyenin daha sonra bu adayı desteklemesinin doğru olmadığını söyleyen Yılmazoğlu, karar süreçlerinin tabana yayılması gerektiğini ifade etti.

“5-6 kişinin belirleyip, 3 bin kişinin gelip bunu desteklemesi zincirini kırmak istiyorum” diyen Yılmazoğlu, ortak paydada buluşan, ortak kararların alındığı ve üyelerin sesinin duyulduğu bir örgüt yapısını hedeflediğini söyledi.

Adaylığının temelinde üyenin özgür iradesine duyduğu güvenin bulunduğunu vurgulayan Yılmazoğlu, bugüne kadar görev alsın ya da almasın mücadelenin içinde olduğunu söyledi.

Bir ismi destekleyip o isim görev alamadığında küsen ve başka bir partiye oy verilmesini isteyen kişilerden olmadığını belirten Yılmazoğlu, kendi siyasi çizgisinde bu anlayışa yer vermediğini ifade etti.

Yılmazoğlu sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

 “Karınca misali, tarafım belli olsun. Yangını söndüremezsem de su taşıdığım yer belli olsun. En azından mücadelemi vereyim diye adayım. İnsanlara bir alternatif sunmak, insanların sesi olmak için adayım. Üyenin takdirini, üyenin özgür iradesini bırakıyorum.”

Adaylık açıklamasını bugün Yeni Parti İlçe Halk Toplantısı’nda da açıklayacağını ifade eden Yılmazoğlu, tüm üyeleri parti binasına davet etti.

bottom of page