Şemalarımız İlişkilerde Nasıl Konuşur?
- gorunumhaber

- 29 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Banu Dolaşır yazdı...
Merhaba değerli okurlar,
Geçen hafta şemaları, hayata bakarken taktığımız "görünmez gözlükler" olarak tanımlamıştık. Bugün bu gözlüklerin ilişkilerimizdeki sessiz ama güçlü dilini konuşacağız. Çünkü en çok acı çektiğimiz yer, genellikle en çok sevdiklerimizin yanı oluyor, değil mi?
Şemalar İlişkide Ne Zaman "Alarm" Verir?
Şemalar, duygusal bir yakınlık kurulduğu an tetiklenir. Yakınlık, incinebilirlik demektir; şemalarımız ise bizi o eski incinmişliklerden korumak için savunma kalkanlarını indirir.
● Terk Edilme Şeması: Partneri biraz mesafe koyduğunda panik başlar. Sürekli mesaj atma ve güvence arayışı, ironik bir şekilde partneri yorar ve korkulan sonu (ayrılığı) hazırlar.
● Kusurluluk Şeması: "Gerçekten tanınırsa sevilmeyeceği" korkusuyla kişi maske takar. Bu maske, gerçek bir yakınlık kurulmasını engeller ve kişiyi derin bir yalnızlığa iter.
İlişkileri Şekillendiren 3 Kritik Şema
İlk yazımızdaki örneklere ek olarak, çift terapilerinde sıkça karşılaştığım şu üç şemaya da göz atalım:
Haklılık: "Kurallar benim için geçerli değil" inancıdır. Bu kişiler partnerlerinden sınırsız tolerans beklerken, en küçük eleştiride "Sorun bende değil sende" diyerek duvar örerler.
Yüksek Standartlar: Hayat bir "yapılacaklar listesi" gibidir. Romantizm ve kusura yer yoktur. Partnerin en küçük hatası, büyük bir yetersizlik hissiyle cezalandırılır.
Karamsarlık: Mutlu anlarda bile "Nasılsa bir gün kötü bir şey olacak" beklentisi hakimdir. Bu şema, ilişkinin tadını çıkarmayı imkansız kılar.
Şema Çarpışmaları: İlişkilerin Gerçek Sınavı
Bazen şemalarımız birbirini zehirli bir şekilde tamamlar:
● Duyguları bastırma & Fedakârlık: Biri sürekli verir, diğeri alır. Bir süre sonra veren taraf tükenip "Beni anlamıyorsun" dediğinde, alan taraf "Buna ihtiyacın olduğunu söylememiştin" diyerek şaşırır.
● Yüksek Standartlar & Kusurluluk: Belki de en sancılı eşleşmedir. Biri sürekli "Daha iyisini yapmalısın" derken, diğeri zaten var olan "yetersizlik" inancının altında ezilir.
Görünmeyen Miras: Nesiller Boyu Aktarım
Terapi odasında bir danışanı dinlerken aslında üç nesil öncesinin hikâyesini dinlerim. "Erkekler ağlamaz" diye büyütülen bir baba veya "Kadın sabreder, sessiz kalır" öğretisiyle kimliğini unutan bir anne; şemalarını çocuklarına miras bırakır. Sizin bugün yaşadığınız "kaybetme korkusu", belki de çocukluğunuzda size aktarılan "Dünya tehlikelidir" mesajının bir yansımasıdır.
Beden Dili Yalan Söylemez
Şemalar sadece düşüncede değil, bedende de yaşar:
● Kusurluluk: Çökük omuzlar, kaçırılan bakışlar ve kısık bir ses tonu.
● Ayrıcalıklılık: Alanı kaplayan geniş hareketler ve baskın bir hitabet.
● Terk Edilme: Sürekli karşıdakinin mimiklerini kontrol eden, tetikte bekleyen bir duruş.
Son Söz: Sevgi Yetmez, Farkındalık Gerekir
İlişkilerde en çok duyduğum soru: "Onu çok seviyorum, neden yapamıyoruz?"
Sevgi bir motorun yakıtı gibidir ancak direksiyonun nereye kırılacağını farkındalık belirler. Şemalarınız sizin suçunuz değil ama onlarla ne yapacağınız sizin sorumluluğunuzdur.
Şema Terapi, bu otomatik tepkileri ve köklü alışkanlıkları dönüştürmek için güçlü bir yoldur. Kendinizi bu satırlarda bulduysanız, profesyonel bir destekle o "gözlükleri" değiştirmenin vakti gelmiş olabilir.
Haftaya görüşmek dileğiyle, hem kendinize hem sevdiklerinize iyi bakın.


