Öğretmenlere Lüleburgaz’dan güçlü destek!
- Özlem KARAKOYUN

- 29 Haz
- 3 dakikada okunur
Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu, Ankara’da hak mücadelesi veren özel okul öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlere destek vermek amacıyla Üçgen Park’ta basın açıklaması yaptı. Açıklamada öğretmenlerin güvencesiz çalıştırılmasına, düşük ücretlere ve mülakat sistemine tepki gösterilerek “insanca çalışma koşulları ve liyakat” çağrısı yapıldı.


Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu, Ankara’da hak mücadelesi veren özel okul öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlere destek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eğitim öğretimin sonu olan 26 Haziran Cuma günü Üçgen Park’ta gerçekleşen basın açıklamasında, eğitim emekçilerinin yaşadığı hak kayıplarına dikkat çekilirken, öğretmenlerin insanca çalışma koşullarına kavuşturulması, güvenceli istihdamın sağlanması ve mülakat uygulamasının kaldırılması çağrısı yapıldı.
Basın açıklamasına Eğitim Sen, Tüm Emeklilerin Sendikası, Birleşik Emekliler Sendikası, SOL Parti, EMEP, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Cumhuriyet Halk Partisi temsilcileri katıldı. Açıklama öncesinde Tüm Emeklilerin Sendikası Lüleburgaz Temsilciliği yöneticisi söz alırken, platform adına hazırlanan ortak basın metnini Eğitim Sen Lüleburgaz yöneticisi Mehmet Sezgin okudu.
Platform üyeleri, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde günlerdir direnen özel okul öğretmenlerinin maruz kaldığı müdahaleleri hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Ankara’da en insani hakları için direnen özel okul öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler ile dayanışma sergiledik Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu olarak. Milli Eğitim Bakanlığı önünde günlerdir direnen özel okul öğretmenleri gazlandı, coplandı, sürüklendi, tutuklandı ama mücadelelerinden geri durmadılar. Bir süredir açlık grevindeler. Modern köleliği yaşamayacağız diyerek direnen özel okul öğretmenlerine Lüleburgaz’dan bin selam olsun.”
“ÖĞRETMENLER YOKSULLUĞA VE GÜVENCESİZLİĞE MAHKÛM EDİLİYOR”
Platform adına açıklamayı okuyan Mehmet Sezgin, eğitim emekçilerinin Türkiye’nin dört bir yanında hak kayıplarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, eğitim sistemindeki krizin en büyük yükünü öğretmenlerin taşıdığını söyledi.
Sezgin, yıllarca emek vererek üniversiteyi bitiren gençlerin öğretmen olarak göreve başladıklarında özellikle özel öğretim kurumlarında asgari ücret düzeyinde çalıştırıldığını ifade etti. 2014 yılında yürürlükten kaldırılan Taban Maaş Uygulaması sonrasında eğitim patronlarının öğretmenler üzerinde ağır bir sömürü düzeni oluşturduğunu savunan Sezgin, öğretmenlerin yalnızca düşük ücretlerle değil, hukuksuz uygulamalarla da karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi.
Açıklamada, bazı özel okul ve kurslarda öğretmenlere resmi kayıtlarda asgari ücret gösterildiği, maaşların bir bölümünün elden geri alındığı, eksik prim yatırıldığı ve hatta sigortasız çalıştırma uygulamalarının sürdüğü öne sürüldü. Bunun yanında öğretmenlerin resmi tatillerde ve yaz aylarında açılan kurslarda hiçbir ek ücret almadan zorunlu olarak çalıştırıldığı belirtilerek, bunun açık bir emek sömürüsü olduğu ifade edildi.
Sezgin, “Bu açık bir emek hırsızlığıdır, bu kölelik düzenidir. Kurum sahiplerinin iki dudağı arasına sıkıştırılan keyfi uygulamalara ve patron vahşetine derhal son verilmelidir.” diyerek özel sektör öğretmenlerinin en önemli güvencesi olan Taban Maaş Uygulaması’nın yeniden yasal güvence altına alınmasını ve koşulsuz uygulanmasını istedi.
“MÜLAKAT EMEĞİ DEĞİL TORPİLİ ÖDÜLLENDİRİYOR”
Basın açıklamasında kamuya atanmayı bekleyen öğretmenlerin yaşadığı mağduriyet de geniş yer buldu. KPSS’de yüksek puan almalarına rağmen mülakat sistemi nedeniyle binlerce öğretmenin atanamadığını belirten Mehmet Sezgin, mülakatın liyakati ortadan kaldıran ve emeği değersizleştiren bir uygulamaya dönüştüğünü söyledi.
Mülakat mağduru öğretmenlerin yıllardır verdikleri emeğin karşılığını alamadığını dile getiren Sezgin, yaşanan mağduriyetlerin bir an önce giderilmesi gerektiğini belirterek mülakat sisteminin kaldırılmasını ve liyakate dayalı, güvenceli atamaların yapılmasını talep etti.
Eğitimin nitelikli, bilimsel, kamusal ve parasız olmasının ön koşulunun öğretmenlerin insanca yaşayabilecek ücretlere ve iş güvencesine sahip olması olduğunu vurgulayan Sezgin, öğretmen emeğinin değersizleştirildiği bir düzende çocukların nitelikli eğitim alma hakkının da zarar gördüğünü ifade etti.
Lüleburgaz Emek ve Demokrasi Platformu açıklamasını şu taleplerle tamamladı:
“Elden maaş, sigortasız çalıştırma ve ücretsiz yaz mesaisi hırsızlıktır, suçtur. Özel sektör öğretmenlerinin gasbedilen Taban Maaş Uygulaması derhal geri getirilmelidir. Mülakat adaletsizliğine son verilmeli, tüm öğretmenlere güvenceli istihdam sağlanmalıdır. Eğitim hakkı ticarete konu edilemez, öğretmenler patronların keyfine terk edilemez.”
Platform, Ankara’da direnen özel okul öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin yanında olduklarını vurgulayarak, öğretmenler hak ettikleri çalışma koşullarına kavuşuncaya kadar mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini belirtti. “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganıyla sona eren açıklamada, eğitim emekçilerinin hak arayışının ortak mücadeleyle güçleneceği mesajı verildi.


