Çocukluk filtreye sığmaz!
- Özlem KARAKOYUN

- 9 Oca
- 3 dakikada okunur
Çocuklarda makyaj masum mu?

Sosyal medyada hızla yayılan “benimle hazırlan” videoları ve dijital filtrelerle yaratılan kusursuzluk algısı, çocuklarda erken yaşta güzellik kaygısını artırıyor.
Uzmanlar, 7–8 yaşındaki çocuklar için makyajın artık bir oyun değil, kimlik inşasına dönüşmeye başladığına dikkat çekiyor.
Sosyal medya platformlarında yayınlanan ve milyonlarca kez izlenen “benimle hazırlan” içerikleri, çocukların dünyasında ciddi etkilere yol açıyor. Dijital filtreler ve görsel manipülasyonlarla sunulan kusursuz yüzler, çocuklarda erken yaşta dış görünüş odaklı bir bakış açısını besliyor.
Uzman Klinik Psikolog Yunus Emre Göçü, bu durumun masum bir oyun olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

OYUN MU, KİMLİK İNŞASI MI?
Son yıllarda çocuklarda makyaj kullanımının belirgin biçimde arttığını ifade eden Göçü, “Eskiden oyun olarak görülen makyaj, günümüzde ilkokul çağındaki çocuklar için bir kimlik inşasına dönüşebiliyor” dedi.
Sosyal medya videoları, dijital filtreler ve güzellik temalı içeriklerin, çocukların çok erken yaşlarda dış görünüşlerine odaklanmasına neden olduğunu belirten Göçü, ebeveynlerin bu durumu çoğu zaman zararsız bir oyun olarak değerlendirdiğini ancak etkilerin sanılandan daha derin olabileceğini söyledi.
ÇOCUKLAR NEDEN MAKYAJ YAPMAK İSTİYOR?
Çocukların çevrelerini gözlemleyerek öğrendiğini belirten Göçü, “Anne-babalar, büyük kardeşler ve sosyal medyada izlenen kişiler çocuklar için güçlü rol modellerdir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar ‘büyükler gibi olma’ isteğiyle makyaj yapmaya yönelebilir” ifadelerini kullandı.
Beğenilme ve onaylanma ihtiyacının da bu isteğin temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Göçü, çocuğun farkında olmadan “Güzel olursam daha çok sevilirim” düşüncesini geliştirebildiğini söyledi.
Oyun çağında rol denemelerinin doğal olduğunu vurgulayan Göçü, makyajın süreklilik kazanmasının ve çocuğun makyajsız kendini yetersiz hissetmesinin ise mutlaka ciddiyetle ele alınması gereken bir durum olduğunu belirtti.
CİLT SAĞLIĞI AÇISINDAN GÖRÜNMEYEN RİSKLER
Çocuk cildinin yetişkinlere göre çok daha hassas olduğuna dikkat çeken Göçü, “Makyaj ürünlerinin büyük çoğunluğu çocuklar için üretilmez. İçerdikleri kimyasallar alerjik reaksiyonlara, cilt tahrişlerine ve göz enfeksiyonlarına yol açabilir. Uzun vadede cilt bariyerinin zarar görmesi gibi sorunlar ortaya çıkabilir” dedi. Bu etkilerin çoğu zaman hemen fark edilmediğini, zaman içinde ortaya çıktığını da sözlerine ekledi.
PSİKOLOJİK VE GELİŞİMSEL ETKİLER
Makyajın çocuklar üzerindeki en önemli etkisinin psikolojik alanda görüldüğünü belirten Göçü, “Çocuk, doğal haliyle yeterli olmadığı düşüncesini çok erken yaşta içselleştirebilir. Bu durum beden algısının bozulmasına ve özgüvenin dış görünüşe bağlanmasına zemin hazırlar” dedi.
Ayrıca çocukluk döneminin doğal bir parçası olan oyun, keşif ve duygusal gelişimin geri planda kalabileceğini vurgulayan Göçü, erken yaşta yetişkin rollerine geçişin ilerleyen yıllarda kaygı, sürekli karşılaştırma ve görünüş odaklı stres olarak ortaya çıkabileceğini ifade etti.
“BİR KEREDEN BİR ŞEY OLMAZ” YANILGISI
Özel günlerde sık sık makyaja izin verilmesinin, makyajla övmenin ya da makyajı ödül olarak sunmanın bu davranışı normalleştirdiğini belirten Göçü, “Öte yandan tamamen yasaklamak ve nedenini açıklamamak da merakı artırabilir. Burada önemli olan sağlıklı dengeyi kurabilmektir” diye konuştu.
EBEVEYNLERE ÖNERİLER
Ebeveynlerin yasaklamak yerine açıklayıcı ve anlayıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirten Göçü, çocuğa yaşına uygun bir dille cildinin hassas olduğu ve makyajın yetişkinler için tasarlandığının anlatılabileceğini söyledi.
Ebeveynlerin kendi beden algıları ve kullandıkları dilin de çok önemli olduğuna dikkat çeken Göçü, aynaya bakarken kurulan cümlelerin çocukların kendilerini algılayışını doğrudan etkilediğini vurguladı.
Makyaj yerine yüz boyama, kostüm oyunları ve sanatsal etkinlikler gibi yaratıcı alternatiflerin sunulabileceğini belirten Göçü, çocuğun sadece dış görünüşünün değil; çabasının, davranışlarının ve duygularının da takdir edilmesi gerektiğini ifade etti.
NE ZAMAN UZMAN DESTEĞİ ALINMALI?
Çocuğun makyajsız dışarı çıkmak istememesi, aynada uzun süre vakit geçirmesi, sürekli bedenini eleştirmesi ya da sosyal ortamlardan kaçınmasının önemli uyarı işaretleri olduğunu söyleyen Göçü, bu durumlarda bir uzmandan destek alınmasının faydalı olacağını belirtti.
“Çocukların ihtiyacı kusursuz görünmek değil, oldukları haliyle değerli hissetmektir” diyen Göçü, şu ifadelerle sözlerini tamamladı: “Filtreler geçicidir, makyaj silinir; ancak çocuklukta kazanılan beden algısı ve özdeğer duygusu kalıcıdır. Çocukluk, filtrelere değil; güvene, oyuna ve koşulsuz kabule sığar.”


