Çiftçilere milli tohum çağrısı!
- Özlem KARAKOYUN

- 4 saat önce
- 4 dakikada okunur
Çiftlikköylü üretici Gökhan Evergen, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen yerli ve milli ayçiçeği tohumu SUN-1734’ün hem verimi hem de dayanıklılığıyla beklentilerini karşıladığını söyledi. Dokuz yıldır tarımla uğraşan Evergen, son üç yıldır 2259 ve 2242 CLV çeşitli yerli tohum kullandıklarını belirterek, “Uluslararası firmaların tohumlarından geri kalmıyor. Hedefimiz gelecek yıl yerli ve milli tohum kullanımını yüzde 70-80 seviyelerine çıkarmak” dedi. Çiftçilere de yerli tohum çağrısında bulunan Evergen, “En az bir çuvalınızı mutlaka yerli çeşitlerden ekin” ifadelerini kullandı.




Türkiye’nin tarımda dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen yerli ve milli ayçiçeği çeşitleri üreticilerin tarlalarında karşılığını bulmaya devam ediyor. Son yıllarda kuraklık, artan üretim maliyetleri ve ithal girdilere bağlı fiyat dalgalanmaları nedeniyle zorlu bir süreçten geçen çiftçiler, hem yüksek verim sağlayan hem de bölge şartlarına uyum gösteren çeşitlere yönelirken, Trakya’da geliştirilen SUN-1734 çeşidi de üreticilerin dikkatini çekiyor.
Lüleburgaz’a bağlı Çiftlikköy’de dokuz yıldır üretim yapan Gökhan Evergen de bu üreticilerden biri. Tarıma 250 dönümlük araziyle başlayan Evergen, yıllar içinde üretim alanını yaklaşık bin dönüme çıkararak bölgenin önemli üreticileri arasında yer aldı. Edindiği tecrübeleri sürekli yeni uygulamalarla geliştirmeye çalışan Evergen, son üç yıldır yerli ve milli tohumları farklı parsellerde deneyerek verimlerini yakından takip ediyor.
Yaklaşık iki yıldır Trakya Tohum A.Ş. ile çalıştıklarını belirten Evergen, daha önce 2259 ve 2242 CLV çeşidini kullandıklarını, bu yıl ise ilk kez SUN-1734 çeşidini geniş ölçekte ektiklerini söyledi.
“Tarlaya baktığımızda bunu zaten gözle görmek mümkün. Hem tabla gelişimi hem de tane doluluğu gerçekten çok başarılı. Aynı bölgede 2259 çeşidimiz de bulunuyor. Farklı arazilerimizde yine ağırlıklı olarak 2259 ektik. Bu yıl ekim alanlarımızın yaklaşık yarısını yerli ve milli çeşitlere ayırdık. Sadece Trakya Tohum’un çeşitlerini değil, farklı yerli çeşitleri de deniyoruz. Üç yıldır bunların tamamını kendi arazilerimizde test ediyoruz.”
KURAK YILLARDA DA ÜRETİCİYİ YALNIZ BIRAKMADI
Son yıllarda Trakya’nın en önemli sorunlarından birinin kuraklık olduğuna dikkat çeken Evergen, yerli çeşitlerin en zor sezonlarda bile kendilerini hayal kırıklığına uğratmadığını söyledi.
Evergen, “Geçtiğimiz üç yıl yağış açısından oldukça sıkıntılı geçti. Buna rağmen yerli ve milli çeşitlerden aldığımız sonuçlar bizi memnun etti. Bu yıl yağışlar daha dengeli ilerledi. Bitkinin gelişimi de bunu açık şekilde gösteriyor. Şu anki görüntü hasat için umut veriyor. Elbette son sözü biçerdöver söyleyecek ama tarlaya baktığımızda beklentimiz oldukça yüksek.” dedi.
Yerli çeşitleri uluslararası firmaların geliştirdiği hibritlerle de karşılaştırdıklarını belirten Evergen, kendi bölgelerindeki sonuçların oldukça tatmin edici olduğunu söyledi.
“Bilinen uluslararası firmaların ürünlerinden kesinlikle geri kalmadı. Hatta bazı arazilerimizde daha dengeli bir gelişim gösterdi. Bu nedenle yerli çeşitlere olan güvenimiz her yıl biraz daha artıyor.”
FARKLI TOPRAKLARDA DA DENENİYOR
Her tarlanın aynı yapıya sahip olmadığını belirten Evergen, yalnızca tek bir parselde elde edilen sonuca göre karar vermediklerini ifade etti.
“SUN-1734’ü sadece burada değil, kumsal arazilerimizde de deniyoruz. Her toprağın karakteri farklı. Hasat sonunda bütün verileri karşılaştıracağız. Hangi toprak yapısında nasıl performans gösterdiğini ayrıntılı olarak değerlendireceğiz. Eğer beklediğimiz sonuçları alırsak gelecek yıl yerli ve milli tohum kullanım oranımızı yüzde 70 hatta yüzde 80 seviyelerine çıkarmayı planlıyoruz.”
‘BU PROJEYE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKMALIYIZ’
Yerli tohum geliştirme çalışmalarının yalnızca üreticiye değil, ülke tarımına da büyük katkı sağlayacağını belirten Evergen, çiftçilerin bu sürece destek vermesi gerektiğini söyledi.
“Üç torba tohum alıyorsanız en az bir torbasını yerli ve milli çeşitlerden ekin. Çünkü bu çalışmalar desteklenmezse gelecekte yine yabancı firmaların tohumlarına bağımlı hale geliriz. Tarımda bağımsız olabilmek için önce kendi geliştirdiğimiz çeşitlere güvenmemiz gerekiyor. Üretici olarak bu sorumluluğu hep birlikte taşımalıyız.’’
Yerli ve milli tohumu geliştirme çalışmalarının yalnızca üreticiye değil ülke tarımına da katkı sağlayacağını düşündüğünü söyleyen E vergen, çiftçilerin bu sürece destek vermesi gerektiğini söyledi. Aynı zamanda devletin yerli ve milli tohum kullanan üreticilere pozitif ayrımcılık yaparak dönümüne 186 lira destek verdiğini TAKE projeleri ile yüzde 75 hibe ile ayçiçek tohumu dağıttığını ve kendisinin de bu destekten yararlandığını belirtti.
GEÇ EKİMDE DE YÜZ GÜLDÜRDÜ
Bu yıl geç ekim yapılan parsellerde de SUN-1734’ün beklentileri karşıladığını ifade eden Evergen, ekim tarihinin tek başına verimi belirlemediğini söyledi.
“Bulunduğumuz tarla Mayıs ayının 10’u gibi ekildi. Yani geç ekim sayılabilecek bir tarihti. Buna rağmen bugün bitkinin gelişimine baktığımızda oldukça sağlıklı bir tablo görüyoruz. Daha önce de erken ve geç ekim denemeleri yaptık. Yerli çeşitler her iki dönemde de başarılı sonuçlar verdi.”
ORABANŞ VE MİLDİYÖ’YE (KÖSE) KARŞI AVANTAJ SAĞLADI
Ayçiçeği üreticilerinin en önemli sorunlarından biri olan ve halk arasında “verem otu” olarak bilinen Orobanş ve Mildiyö (Köse) konusunda da olumlu sonuçlar aldıklarını söyleyen Evergen, özellikle erken ekim yapılan alanlarda herhangi bir sorun yaşamadıklarını belirtti.
“Daha önce bazı yabancı çeşitlerde hem köyümüzde hem de Trakya genelinde bu problemle karşılaştık. Yerli çeşitlerle birlikte erken ekim konusunda daha rahat hareket etmeye başladık. Bu da kuraklıkla mücadelede bize önemli avantaj sağlıyor.”
Bazı arazilerde doğrudan anıza ekim sistemini kullandıklarını belirten Evergen, modern tarım ekipmanlarının da verime önemli katkı sağladığını ifade etti.
“Kuraklık nedeniyle toprağın nemini korumaya çalışıyoruz. Bunun için bazı parsellerde doğrudan anıza ekim sistemi uyguluyoruz. Ekimleri yerli ve milli olan makine üretici firmamız İrtem’in anıza ekim makinalarını kullanarak gerçekleştirdik. Şu ana kadar gelişim oldukça başarılı. Hasatta da bunun karşılığını alacağımıza inanıyoruz.”
ÇİFTÇİLERE ARAŞTIRMA ÇAĞRISI
Tarımın artık sadece geleneksel yöntemlerle yapılmadığını belirten Evergen, üreticilerin bilimsel çalışmaları yakından takip etmeleri gerektiğini söyledi.
“Bölgemiz bu konuda çok şanslı. Edirne’de araştırma enstitümüz, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitemiz var. Yeni çeşitler, yeni teknikler ve yeni uygulamalar sürekli geliştiriliyor. Çiftçilerimiz vakit buldukça bu kurumları ziyaret etmeli, yapılan çalışmaları yerinde görmeli. Tarım artık bilgiyle yapılan bir meslek haline geldi. Araştıran, öğrenen ve yenilikleri uygulayan üretici her zaman bir adım önde olacaktır.”


