Zehire karşı tek yürek!
- Özlem KARAKOYUN

- 56 dakika önce
- 6 dakikada okunur
“4R defol bu topraklar bizimdir”
“Başka Lüleburgaz yok”
Lüleburgaz’da kurulması planlanan ve yılda 150 bin ton tehlikeli ve tehlikesiz atığın yakılacağı belirtilen atık yakma tesisi projesine karşı bölge halkı, muhtarlar, çevre örgütleri ve sivil toplum temsilcileri tek ses oldu. Şirketin talebiyle iptal edilen halkı bilgilendirme toplantısına rağmen Yenibedir köyünde bir araya gelen vatandaşlar, projenin hava kirliliği, toksik gaz emisyonları, ağır metal yayılımı, dioksin ve furan oluşumu gibi ciddi sağlık ve çevre riskleri doğuracağını savunarak tepkilerini bir kez daha dile getirdi.







4R Çevre ve Enerji San. ve Tic. A.Ş. tarafından planlanan “Tehlikeli ve Tehlikesiz Atıkların Yüksek Sıcaklıkta Gazlaştırılması ile Elektirik Üretimi - Yakma Tesisi” projesine karşı vatandaşlar Yenibedir köyünde bir araya geldi.
Bilindiği üzere Yenibedir köy muhtarlığında yapılması planlanan halkı bilgilendirme ve sürece katılım toplantısı, proje sahibi şirketin talebi doğrultusunda iptal edildi.
Ancak proje karşıtı vatandaşlar, iptal edilen toplantı öncesinde planladıkları buluşmayı gerçekleştirdi. Buluşmada Eskibedir Köyü Muhtarı Cumhur Gül basın açıklaması yaptı.
Cumhur Gül yaptığı açıklamada projenin yalnızca bir sanayi yatırımı olmadığını, bölge için ciddi çevresel riskler barındırdığını vurguladı.
Gül açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Eskibedir Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan "Tehlikeli ve Tehlikesiz Atıkların Yüksek Sıcaklıkta Gazlaştırılması ile Elektirik Üretimi - Yakma Tesisi" projesine ilişkin Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) başvuru dosyasını ilgili birimlerle inceledik ve yapılan inceleme sonunda söz konusu projenin yalnızca bir sanayi yatırımı olmadığı; Lüleburgaz'ın havasını, suyunu, toprağını, insan sağlığını ve doğal yaşamı doğrudan tehdit eden ciddi çevresel riskler barındırdığını açıkça gördük. Yaklaşık 24.472 m2 büyüklüğündeki bir alanda Tehlikeli ve Tehlikesiz atıkların yakılmasının planlandığı bu tesis, halihazırda yoğun sanayi baskısı altında bulunan Trakya ekosistemine yeni ve tehlikeli bir yük getirecektir.
Lüleburgaz sanayi atıklarının yakılacağı bir bölge değildir. Tehlikeli atıkların yakılması; Hava kirliliği, toksik gaz emisyonları, ağır metal yayılımı, dioksin ve furan oluşumu gibi ciddi çevresel ve sağlık riskleri doğurabilecek bir faaliyettir. Bir zamanlar içinde yüzdüğümüz, balık tuttuğumuz tarlalarımıza can veren Ergenemiz de kirlilikten dolayı bizden can almaktadır. Köyümüzdeki nüfus mezarlığımızda yatanlarımızdan daha az kalmıştır. ÇED başvuru dosyasında yer alan bilgilere göre proje alanı Yenibedir Köyü'ne 1500 metre Eskibedir Köyü'ne 2800 metre Yörük Deresine 230 metredir. Kepirtepe Anadolu Lisesi’ne uzaklığı 1000 metre keza Yüksek Okula ve özel bir koleje de çok yakındır. Bu tesis okullarımızda yatılı kalan öğrencilerimizin sağlığını da ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Her ne kadar köylerimizin adı ön planda olsa da yeni imar planına göre bu işletme Lüleburgaz'a artık 250 metre mesafededir. Yani sorun hepimizin sorunudur. Bu mesafeler dikkate alındığında, ortaya çıkabilecek hava kirliliği ve toksik emisyonların yerleşim yeri alanlarını etkilemeyeceği iddia etmek bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır. 2 gün önce hepimiz şahit olduk burada bir yangın çıktı bölgemizde hakim olan kuzey rüzgarlardan dolayı kapkara zehir yüklü dumanlar bir anda tüm Lüleburgaz'ı sardı. Ne soluduğumuz belli değil. Hepimiz rahatsız olduk, burada zaman zaman bu yangınlar olmaktadır, yarın olmayacağının garantisini kimse veremez. Yanında doğal gaz kuyularının da bulunan bu tesisin yeri burası değildir. Buraya kamyonlarla gelen bu atıklar çevreye geri dönüşümü olmayan tehlikelere yol açabilir. Zaten yoğun olan trafiğimizi daha da yoğunlaştırdığı ortadadır. Ergene Havzası zaten ağır sanayi baskısı altındadır. Planlanan proje Ergene Su havzası içinde yer almaktadır. Ergene havzası uzun yıllardır; tekstil sanayi kaynaklı kirlilik, ağır metal yükü, yeraltı suyu kirlenmesi, yoğun endüstriyel atık baskısı altında ciddi bir çevresel tahribatla karşı karşıyadır. Kıymetli katılımcılar biz Lüleburgaz ve tüm köyler olarak içme suyumuzu yer altı sularından, sondajlardan karşılamaktayız bu sularımızın kirlendiği an susuz kaldığımız andı. Başka alternatifimiz yok zaten kuraklık dolayısıyla sıkıntı çekiyoruz, su olmadan hayat olmaz.
“BAŞKA LÜLEBURGAZ YOK”
Lüleburgaz; verimli tarım alanları, yeraltı su kaynakları, doğal ekosistemleri, Istranca Longoz ormanları ile Trakya'nın en değerli çevresel bölgelerden biridir. Bu proje 1/100.000'lik Ve 1/ 25.000'lik Tarım alanları içerisinde kalmaktadır ve tarım alanları plan hükümlerine göre mutlak korunması gereken alanlardandır. Bu açıdan da çevre düzeni planlarına aykırılık teşkil etmektedir. Bu bölgenin sanayi atıklarının yakıldığı bir merkez haline getirilmesine yönelik girişimler yaşam alanlarına zarar verecektir. Lüleburgaz'ın çanak yapısı bu zararı en üst seviyelere çekecektir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Başka Lüleburgaz yok...Değerli paydaşlarımız yaşadığımız bu süreci hep birlikte takip ediyoruz, bunlar adeta uyuyan devi uyandırdılar ve Lüleburgaz halkının çevre ile ilgili ne kadar duyarlı olduğunu iliklerine kadar hissettiler. Bu ÇED raporunun iptal edilmesi halkımızın verdiği reaksiyon sonucu gerçekleşmiştir lakin bu bizi rehavete sokmasın, bundan sonra neyle karşılaşırız bilemiyoruz o yüzden birlik ve beraberliğimizi bozmadan bu işletmenin buradan tamamen gidene kadar gücümüze güç katarak davamıza devam edeceğiz. Bu vesileyle ilk günden beri bizleri yalnız bırakmayan Mahalli idareler Muhtarlar derneğimize, siyasi partilerimize tüm STK’larımıza, süreci an ve an takip eden kıymetli hukukçularımıza, basınımızın güzide çalışanlarına, Doku Derneği’ne, Kırklareli ve Lüleburgaz Kent Konseyi’ne, kadınlarımıza, bu soğuk havalarda stantlarda ve kapı kapı dolaşıp imza toplayan gönüllülerimize, görünmez kahramanlarımıza emek veren herkese saygılarımızı sunuyor ve iyi varsınız diyorum.”
Açıklama sırasında vatandaşlar sık sık sloganlar atarak Cumhur Gül’e destek verdi.
Kalabalık “4R defol bu topraklar bizimdir’, ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’, ‘Çocuklar zehir solumayacak’, ‘Susma haykır zehire hayır’, ‘Havana suyuna, toprağına sahip çık’ sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi.
“ÇED SÜRECİ BU AŞAMADA SONLANDIRILMALIDIR”
Toplantıda çevre örgütleri ve sivil toplum temsilcileri de söz aldı.
TEMA Vakfı Lüleburgaz Temsilcileri yaptıkları açıklamada tesisin çevre açısından büyük riskler barındırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Planlanan tesis yılda 150.000 ton atığın yakılacağı büyük ölçekli bir atık yakma tesisi niteliğindedir.
Bu tesis çok çeşitli tehlikeli atıkların yakılması, yılda 33.000 ton kül ve cüruf üretimi, tarım açısından korunması gereken bir bölgede kurulması, bölgesel hava kirliliği ve sağlık riskleri, iklim krizi açısından yaratacağı emisyonlar nedeniyle büyük bir çevresel yıkıma neden olacaktır. ÇED Başvuru dosyasında proje amacının atıkların “çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi” olarak yazılmıştır ancak bu şekilde bir yakma prosesisinin çevreye olan zararları, kimyasal maddelerinin yakılmasının yol açacağı emisyonların yok sayılması demektir.
Planlanan proje, Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını ve devletin çevreyi koruma yükümlülüğünü ihlal etme riski taşıdığından, çevresel ve toplumsal etkileri de dikkate alınarak ÇED süreci bu aşamada sonlandırılmalıdır.”
“LÜLEBURGAZ BUGÜN YENİBEDİR'DE VERMESİ GEREKEN MESAJI DEMOKRATİK BİR ŞEKİLDE VERDİ”
Sürecin en başından beri takipçisi olan Lüleburgaz Kent Konseyi Başkanı Günalp Çakır ise toplumun endişelerinin kısa sürede güçlü bir kamuoyu oluşturduğunu belirterek şunları söyledi:
“15 Şubat'ta bu toplantı ilan edildiğinden bu yana açıkçası Lüleburgazlı hemşehrilerimizle birlikte büyük endişe duyduk. Gerek ilan gerekse ÇED başvuru dosyasını tüm detaylarıyla inceleme fırsatı elde ettik bu süreçte. Tabii ki bu sadece bizim kent konseyimize atfedilecek bir durum değil. Kırklareli'nin, Kırklareli Kent Konseyi'nin bu anlamda Doku Derneği'nin önemli ilk başta teknik destekleri oldu. Biz akabinde kamuoyunu hareketlendirebilmek adına aslında çalışmalarımıza başladık. Bu anlamda ben çok mutluyum ki Lüleburgaz bugün Yenibedir'de vermesi gereken mesajı demokratik bir şekilde verdi. Tabii ki dün meydana gelen gelişmeler de memnunuz. Diliyoruz ki bu iptal süreci projenin tamamen rafa kalkması şeklinde sonuçlanır. Ben Kent Konseyi adına söylüyorum, bu sürecin başından beri aslında ilgiyle takip edildiğini gördüğüm bazı Lüleburgaz vatandaşlarımız, iktidar muhalefet fark etmeksizin tüm yerel siyaset aktörleri yine yerel yönetim aktörleri, Belediye başkanımız olsun, milletvekillerimiz olsun yine Kırklareli'nde kamu kurumları ve bürokrasi olmak üzere konuya son derece sağduyulu ve sakin bir şekilde yaklaşıldı. Elbette ki bizim endişelerimiz, bazen heyecanımız da karıştı. Bu anlamda üzerimize düşeni bu aşamada gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte de projeyle ilgili endişelerimizi daha teknik yani bilimsel akıl ve bilimin rehberliğinde itirazlarımızı oluşturacağız. Ve yine kamuoyu bugün gördüğünüz gibi bu yatırımın bu bölgede olmasını istemiyor. Bizler de kamuoyunun sesi olmak adına çalışmalarımız sürdüreceğiz.”
“VAR OLAN TESİSİN DE KAPANMASINI İSTİYORUZ”
Yenibedir köyü vatandaşlarından Selma Tunazorlu ise sürecin köy halkı ve gönüllüler tarafından büyük bir dayanışmayla yürütüldüğünü belirterek şua açıklamalarda bulundu:
“Yaklaşık şubatın ortasında böyle bir haberi aldık ve haberi aldıktan sonra köy muhtarlarımız hem Eskibedir hem Yenibedir Köyü muhtarlığı, Yenibedir Köyü Yardımlaşma Derneği üyeleri, dernek başkanları, yardımcıları hep birlikte avukatlarımızla birlikte süreci takip etmeye başladık. Burada onların katkısı, desteği çok önemliydi ama sahada kadınların da katkısı çok önemliydi bizim için. Bu süreci Lüleburgaz halkını da dahil etmemiz gerekiyordu. Bunun için de tüm köy halkı olarak gerek sosyal medya, gerek yerel basını kullanarak, gerekse birçok gönüllü vatandaşımız kapı kapı gezerek süreci anlattılar. Bizim için kolay değildi, ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyorduk. Ama şu an geldiğimiz süreçte görüyoruz ki alnımızın akıyla başardık. Tabi bu bizim için bitmiş sayılmıyor. Bu mücadeleye devam edeceğiz. Özellikle şu anda var olan tesisin de kapanmasını istiyoruz aslında. Bununla ilgili de gerekli olan tüm yasal işlemleri, tüm başvuruları yapacağız. Yine bu iptal edilen proje ile ilgili de aynı şekilde süreci takip edeceğiz. Aylar sonra tekrardan önümüze gelmemesi için elimizden gelen her şeyi yapacağız.”
Bir diğer vatandaş Meltem Yakut ise oluşan kamuoyunun mücadelenin devamı için önemli olduğunu vurgulayarak, “Çok güzel bir kamuoyu oluştu şu anda. Bu şekilde devam ettireceğiz. Tabi iptal olan bir ÇED raporu var ama sürecin takipçisi olacağız. Devam edeceğiz. Bu tesis buradan kalkana gidene kadar uğraşacağız. Desteğinizi esirgemesin istiyoruz. Hiç kimse her zaman desteğinizin yanımızda olmasını istiyoruz. Teşekkürler.” dedi.


