TYH Tekstil’de maaş krizi!
- Özlem KARAKOYUN

- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur
Lüleburgaz’da da faaliyetlerini sürdüren TYH Tekstil’de DİSK/Tekstil Sendikası’nın 1,5 yıllık örgütlenme sürecinin ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yetki başvurusu yapılmasıyla birlikte, maaşların gecikmeli ve eksik ödenmesi, işten çıkarmalar ve mobbing iddialarıyla gerilim tırmandı. Sendika, kadın işçi temsilcisinin tazminatsız işten çıkarılmasını “gözdağı” olarak değerlendirirken, Lüleburgaz ve farklı illerdeki fabrikalarda işçilerin alkışlı ve sloganlı eylemlerini sürdürdüğü öğrenildi. İşten çıkarılan o çalışan Elif Soydal “hukuksuz şekilde kovuldum” diyerek duruma tepki gösterdi.



Lüleburgaz’da da fabrikası bulunan TYH Tekstil’de sendikalaşma sürecinin ardından işveren tarafından iddiaya göre çeşitli mobbing ve maaş gecikmeleri yaşanırken, sendika ve işçiler ile fabrika arasında gerilim arttı.
Tekstil-İş Genel Başkan Danışmanı ve örgütlenmelerden sorumlu Bahadır Derin, TYH Tekstil’de işçilerin talebiyle yaklaşık 1,5 yıldır sürdürülen sendikal örgütlenme çalışmalarının 13 Nisan tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yapılan yetki başvurusu ile yeni bir aşamaya geçtiğini açıkladı.
Derin, sürecin işçiler açısından kritik bir dönemece girdiğini belirterek, fabrikada yaşanan maaş gecikmelerinin ve işverenin tutumunun çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını öne sürdü. Açıklamaya göre 05.04.2026 tarihinde ödenmesi gereken maaşların zamanında yatırılmadığı, 16 Nisan 2026 tarihinde ise yalnızca yüzde 50’sinin ödendiği, kalan tutara ilişkin ise işçilere herhangi bir resmi bilgilendirme yapılmadığı ifade edildi.
13 ayrı lokasyonda üretim yaptığı ve uluslararası markalara tedarik sağladığı bilinen TYH Tekstil’de, yetki başvurusunun ardından gerilimin arttığı iddia edildi. Sendika temsilcileri, fabrikalarda işveren kaynaklı baskıların yoğunlaştığını, işçilerin çalışma ortamında psikolojik baskı ve mobbinge maruz kaldığını ileri sürdü.
“TAZMİNATSIZ İŞTEN ÇIKARILDI”
Lüleburgaz’daki fabrikada görev yapan kadın işçi temsilcisinin 17 Nisan tarihinde tazminatsız şekilde işten çıkarılması ise sendika tarafından “örgütlenmeye açık bir gözdağı” olarak değerlendirildi. Derin, bu adımın yalnızca ilgili işçiyi değil, tüm çalışanları hedef alan bir mesaj niteliği taşıdığını savundu.
Öte yandan Ordu, Edirne, Manisa ve Kırklareli’ndeki bazı TYH Tekstil tesislerinde işçilerin mesai bitimlerinde bir araya gelerek alkışlı ve sloganlı eylemler gerçekleştirdiği bildirildi. Eylemlerde çalışanların temel taleplerinin maaşların düzenli ödenmesi ve sendikal haklara saygı gösterilmesi olduğu ifade edildi.
Sendika cephesi ise tüm süreç boyunca diyalog ve iş barışı çağrısında bulunulduğunu vurgularken, işverenin bu çağrılara karşılık vermediğini, aksine gerilimin daha da arttığını öne sürdü. Açıklamada, “işçilerin hak arayışının bastırılmaya çalışıldığı” ve fabrikalarda baskı ortamının derinleştiği iddiaları dikkat çekti.
İŞTEN ÇIKARILAN KADIN İŞÇİ KONUŞTU!
“HAKSIZ VE HUKUKSUZ ŞEKİLDE İŞTEN ÇIKARILDIM”
Lüleburgaz Tatarköy’de çalışan işçi ve aynı zamanda sendika işçi temsilcisi Elif Soydal, maaşların geç ödenmesine karşı yürütülen eylemler sonrasında işten çıkarıldığını açıkladı. Soydal, yıllardır fabrikada baskı ve mobbing altında çalıştıklarını belirterek, işçilerin asgari ücrete mahkum edildiğini söyledi.
Aylardır maaşların gecikmesi nedeniyle sendika ile birlikte eylemler gerçekleştirdiklerini ifade eden Soydal, 17 Nisan Cuma günü “haksız ve hukuksuz” bir şekilde işten çıkarıldığını dile getirdi. Soydal, işten çıkarılma sürecine ilişkin, “Güvenliğe yönlendirilerek tazminatsız şekilde işten çıkarıldım. Özel eşyalarımı almama bile izin verilmedi. Daha sonra eşyalarım sendika karşıtı bir kişi aracılığıyla tarafıma teslim edildi” dedi.
Yaşananların ardından sendika avukatlarıyla birlikte yasal süreci başlattıklarını belirten Soydal, işten çıkarılan diğer işçilerin de benzer uygulamalarla karşı karşıya kaldığını söyledi. İşverenin bazı işçilere “Kod 22” uygulayarak işsizlik ödeneği almalarını engellediğini öne süren Soydal, bazı çalışanların alacaklarının ise taksitlere bölünerek uzun vadeye yayıldığını ifade etti.
Bu tür uygulamaların işçiler üzerinde baskı ve korku yaratmayı amaçladığını savunan Soydal, “Bu süreç bizi yıldırmayacak. Birliğimizi koruyor, sendikamıza güveniyoruz. Avukatlarımız ve sendika yöneticilerimiz her zaman yanımızda” diye konuştu.
Soydal, kendisine destek veren herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı.


