top of page

Trakya’yı savunacağız!

“Trakya’yı ekolojik yıkıma ve nükleer santrale teslim etmeyeceğiz”

SOL Parti, Trakya’da derinleşen ekolojik yıkıma ve Kırklareli’nde planlanan nükleer santral projesine karşı “geri adım yok” mesajı verdi. Parti yönetimi, bölgenin doğasını ve yaşam alanlarını tehdit eden politikalara karşı mücadeleyi büyüteceklerini açıkladı.

17 Ocak’ta SOL Parti tarafından gerçekleştirilen çalıştayın ardından elde edilen sonuçlar kamuoyu ile paylaşıldı.

Gazetemizi ziyaret eden SOL Parti il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, çalıştay sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

SOL Parti İl Başkanı Celal Midilli, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“SOL Parti olarak, Trakya’daki il ve ilçe örgütlerimizle birlikte, Trakya’da yıllardır sürdürülen ekolojik yıkımlara ve yapılması planlanan nükleer santral projesine karşı mücadele programımızı oluşturmak üzere gerçekleştirdiğimiz çalıştayın sonuçlarını değerli kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

“EKOLOJİK YIKIMA KARŞI TRAKYA’YI KARIŞ KARIŞ SAVUNACAĞIZ”

Celal Midilli açıklamasında, Trakya’nın çok yönlü bir ekolojik saldırı altında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Trakya’nın; Meriç Nehri suyunun Çerkezköy-Çorlu Organize Sanayi Bölgesi’ne depolanarak taşınması, Tekirdağ Ergene Derin Deniz Deşarjı’nın yarattığı kirlilik ve müsilaj, RES ve depolamalı RES projeleri, taş ocakları ve madencilik faaliyetleri, nehir ve derelerin kirletilmesi, kentlerin imar projeleriyle yağmalanması, hava kirliliği ve su kaynaklarının azalması gibi çok ciddi sorunları bulunmaktadır. Tüm bu ekolojik saldırılara karşı Trakya genelinde bütünlüklü bir ekolojik mücadele yürütülmelidir.”

“ISTRANCALARA NÜKLEER SANTRAL, TRAKYA’NIN ÖLÜM İLANIDIR”

Trakya’ya yönelik tehditlerin yalnızca mevcut çevre sorunlarıyla sınırlı olmadığını ifade eden Midilli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Trakya’ya yönelik tüm bu ekolojik saldırıların yanında, Türkiye’nin 3’üncü nükleer santral projesi Kırklareli’nin Vize ve Demirköy ilçeleri arasındaki ormanlık bölgeye, Poliçe Plajı ile Kumçakıl Sahili arasındaki kıyı hattına, Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen yanı başına yapılmak istenmektedir. İğneada Longoz Ormanları’nın hemen yanı başında planlanan bu nükleer proje, Trakya’nın nefesini, suyunu, ormanını ve geleceğini tehdit eden büyük bir ekolojik yıkım ve enerjide dışa bağımlılık projesidir.”

“BU TOPRAKLARI SERMAYEYE TESLİM ETMEYECEĞİZ”

Celal Midilli, SOL Parti’nin bu konuda net bir tutum aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“SOL Parti olarak açıkça ilan ediyoruz: Bu ülkenin ormanlarını, tarım alanlarını, su havzalarını ve halkın yaşam alanlarını sermayeye, uluslararası nükleer lobilere ve iktidarın rant iştahına teslim etmeyeceğiz. “Istrancalar, Türkiye’nin en zengin biyoçeşitlilik alanlarından biridir. Kendine özgü flora ve faunasıyla Avrupa ve Anadolu ekosistemleri arasında bir geçiş koridorudur. Longoz Ormanları, deniz çayırları, kum zambakları, içme suyu havzaları ve kıyı ekosistemleri sadece Trakya için değil, İstanbul’un hava ve su kaynağı açısından da hayati önemdedir.”

“NÜKLEER SANTRAL BU BÖLGE İÇİN FELAKETTİR”

Midilli, söz konusu projeyle yaşanacak sonuçları ise şöyle sıraladı:

“Bu bölgeye nükleer santral kurmak;• İğneada Longoz Ormanları’nı geri dönülmez biçimde etkilemek,• Bölgenin içme suyu kaynaklarını risk altına almak,• Tarım alanlarını, orman ekosistemlerini ve balıkçılığı yok etmek,• Trakya’nın iklim dengesini bozmak,• Enerjide dışa bağımlılığı artırmak,• Aynı zamanda deprem riskleri ve Karadeniz’e doğrudan etki edecek radyoaktif tehlikeler yaratmak demektir.”

“NÜKLEER ENERJİ UCUZ DEĞİL, EN PAHALI ENERJİDİR”

Nükleer enerjiye ilişkin kamuoyunda yaratılan algının gerçekleri yansıtmadığını söyleyen Celal Midilli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Ne Mersin’de ne Sinop’ta ne de İğneada’da nükleer santral için ‘enerji ihtiyacı’ bahanesi gerçeği yansıtmamaktadır. Ucuz ve istikrarlı enerji iddiası bir aldatmacadır. Nükleer enerji ucuz değildir; aksine dünyanın en pahalı elektrik üretimidir. Nükleer santral; yapım, işletme, söküm ve atık maliyetleri bakımından en pahalı enerji seçeneğidir. Teknoloji transferi iddiası bir masaldır. Nükleer santral dışa bağımlılığı azaltmaz, aksine Rusya’ya, Çin’e ve diğer ülkelere bağımlılığı kalıcılaştırır. Nükleer yakıtın tamamı yurt dışından gelecektir. Mersin ve Sinop süreçleri göstermiştir ki bu durum bir enerji politikası değil, ulusal bağımsızlık sorunudur.”

“TRAKYA’YI HEP BİRLİKTE SAVUNACAĞIZ”

Celal Midilli, açıklamasını mücadele çağrısında bulunurken, “AKP, enerji ihtiyacını bahane ederek nükleer lobilerle arka kapıdan pazarlık yürütmektedir. Oysa Türkiye’nin gerçek ihtiyacı; nükleer risk, radyoaktif atık, dışa bağımlılık ve ağır maliyetler üreten nükleer santral değil; kamucu, ekolojik ve toplum yararını gözeten bir enerji politikasıdır. Emekçilerin, çiftçilerin, balıkçıların ve orman köylülerinin yaşam alanlarını tehdit eden bu proje, ekonomik ve ekolojik bir yıkım reçetesidir. SOL Parti olarak; Trakya Platformu, çevre dernekleri, bilim insanları, hukukçular ve Trakya halkı ile birlikte topraklarımızı savunacağız. Nükleer santral projesine karşı Trakya’da, ülke genelinde ve uluslararası alanda bu felaket projesine karşı sesimizi yükselteceğiz, nükleer santrale izin vermeyeceğiz. Ekolojik yıkıma ve nükleer santrale karşı; Trakya’daki tüm siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini, sendikaları, ekoloji inisiyatiflerini, kent konseylerini ve tüm yurttaşlarımızı birleşik bir mücadele zemininde buluşmaya davet ediyoruz. Ormanlarımızın, suyumuzun ve geleceğimizin savunulması için mücadeleyi büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı.

bottom of page