Trakya’da güvenin adı!
- Özlem KARAKOYUN

- 22 Oca
- 3 dakikada okunur
“Üç kuşaktan gelen arıcılık geleneği yaşatılıyor”
Üç kuşaktan gelen arıcılık mirasını modern üretim anlayışıyla sürdüren Soyyiğit Arıcılık, Lüleburgaz’da doğal bal ve arı ürünleriyle dikkat çekiyor. Eğitimli üretim, katkısız ürünler ve toplumsal farkındalık çalışmalarıyla öne çıkan aile işletmesi, Trakya’da güvenin adı olmayı sürdürüyor.



Lüleburgaz’da 26 yıllık profesyonelleşen arıcılık tecrübesiyle arıcılık malzemeleri satışı ve doğal üretim yapan Soyyiğit Arıcılık, aileden gelen meslek mirasını bilgi, tecrübe ve modern üretim anlayışıyla geleceğe taşıyor.
Başak Soyyiğit ve eşi Fatih Soyyiğit tarafından işletilen Soyyiğit Arıcılık’ın temelleri, babaannelerinin ve kayınvalidelerinin yıllar önce yaptığı arıcılığa dayanıyor. Bugün bu köklü gelenek, sertifikalı eğitimler ve doğal üretim anlayışıyla profesyonel bir yapıya kavuşmuş durumda.
Kendi markaları olan Soyyiğit Balları’nı tamamen kendi ürettikleri arıcılık ekipmanlarıyla, katkısız ve doğal yöntemlerle ürettiklerini belirten Başak Soyyiğit, yalnızca bal değil, propolis üretiminde de iddialı olduklarını söyledi.
Ürettikleri propolisin piyasadaki birçok ürüne göre daha saf ve yoğun olduğuna dikkat çeken Soyyiğit, kullananların kısa sürede etkisini hissettiğini ve özellikle kanser tedavi sürecinde destekleyici bir takviye olarak tercih edildiğini ifade etti. Üretilen her ürün için eğitim aldığını ve gerekli sertifikalara sahip olduğunu vurgulayan Soyyiğit, Halk Eğitim arıcılık kursları kapsamında sık sık kursiyerleri işletmede ağırladıklarını ve bilgi ile tecrübelerini birebir aktardıklarını da dile getirdi.
Soyyiğit Arıcılık, üretimin yanı sıra toplumsal farkındalığa da önem veriyor. Başak Soyyiğit’in eşi Fatih Soyyiğit, zaman zaman çocuklarla bir araya gelerek arıcılık üzerine etkinlikler düzenliyor ve küçük yaşlarda doğa ve arı bilinci kazandırmayı amaçlıyor. Arıcılığa başlamak isteyenlerin önce birkaç arıyla deneme yapması gerektiğini belirten Soyyiğit, “Arıyla önce buluşmak gerekiyor. Bu işi gerçekten yapıp yapamayacağını anlamanın en doğru yolu budur” sözleriyle arıcılığın sabır ve uyum gerektirdiğine dikkat çekiyor.
İşletmede meşe balı başta olmak üzere pancar pekmezi, bahar poleni, adaçayı, kekik ve orman ıhlamuru gibi birçok doğal ürün üretilip satışa sunuluyor. Kırklareli’nin Kurudere bölgesinde yapılan üretimlerde özellikle bahar poleninin, bağırsaklardaki zararlı mikroorganizmaların vücuttan atılmasına yardımcı olduğu belirtiliyor.
Ürünlerden uzun süredir faydalanan 72 yaşındaki İsa Karakoç ise memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi:
“Ben buradan düzenli olarak polen alıp kullanıyorum. Yaşım 72. Açık söyleyeyim, aldığım polenin farkını vücudumda net bir şekilde hissettim. Sindirimimde ciddi rahatlama oldu, kendimi daha zinde hissetmeye başladım. Balını da özellikle kış aylarında kullandım. Göğüs ağrılarım vardı, öksürükten geceleri rahat uyuyamıyordum. Bu balı kullandıktan sonra öksürüğüm hafifledi, göğsüm açıldı. Doğal olduğu çok belli. Yediğin zaman boğazını yakmıyor, mideyi rahatsız etmiyor. Ben memnun kalmasam zaten bu yaştan sonra kimseye tavsiye etmem.”
Toplumda sıkça yanlış bilinen konulara da açıklık getiren Başak Soyyiğit, gerçek balın mutlaka kristalleşmiş olması gerekmediğini vurguladı. Soyyiğit, “İyi ve doğal bir balın kristalleşmemiş olması gerekir. Akışkanlığı korunmuş, tereyağı kıvamına gelmiş bal tazeliğini ve doğallığını gösterir” diyerek tüketicilerin bu konuda bilinçli olması gerektiğini ifade etti.
“ARININ ÜRETTİĞİ BALIN TAMAMININ ALINMAMASI GEREKİYOR”
İyi bir arı yetiştirmek ve kaliteli bal elde etmek için arının ürettiği balın tamamının alınmaması gerektiğini belirten Soyyiğit, arının payının bırakılmasının sonraki dönemlerde daha verimli ve sağlıklı bal üretimini sağladığını söyledi.
Arıcılıkta hijyenin ve doğru ekipman kullanımının da hayati önem taşıdığını vurgulayan Soyyiğit, “Maske, körük, eldiven ve arı sandığı gibi malzemelerin hem arıcıların sağlığı hem de balın temizliği açısından mutlaka kullanılması gerekiyor. Ayrıca arılarda kullanılan ilaçların her yıl değiştirilmesi gerekli. Aksi halde arılar bağışıklık kazanıyor. Şerbetlerin içine vitamin eklenmesi de arı gelişimi ve bal verimi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca kullanılan ilaçların doğal içerikli olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Aksi halde balda kalıntı riski oluşabiliyor” dedi.
“ARICILIĞIN YANI SIRA AHŞAP ÜRETİMİYLE DE ÖNE ÇIKIYOR”
Soyyiğit Arıcılık, arıcılığın yanı sıra ahşap üretimiyle de öne çıkıyor. İşletmede arı kovanlarından eskitme ahşap sehpa ve masalara, eski evvel zaman yayıklarından bungalov evlere, öküz arabalarından piknik masalarına kadar pek çok ürün tamamen kendi imalatlarıyla hazırlanıyor. Kişiye özel tasarım mobilyalar, mutfak dolapları, ekmek kesme tahtaları ve arıcılığa yönelik ahşap ekipmanlar da üretim yelpazesi içinde yer alıyor.
Başarılı çalışmaları kamu alanında da karşılık bulan Soyyiğit Arıcılık, 2025 yılında Babaeski’de açılan devlet ihalesini, 2024 yılında ise Pehlivanköy’de iki ayrı ihaleyi kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Aile emeğini, doğallığı ve eğitimi merkezine alan Soyyiğit Arıcılık, Lüleburgaz’dan Trakya’ya uzanan üretim hikayesiyle güven veren bir marka olarak yoluna devam ediyor.

