Toprağa adanmış 40 yıl!
Lüleburgaz’ın Ayvalı Köyü’nde yaşayan 63 yaşındaki Fatma Bayraktar, eşiyle birlikte yaklaşık 40 yıldır toprağın başında mücadele veriyor. Çocuklarını okutabilmek için yıllarca üretim yapan Bayraktar çifti, bugün kiraladıkları tarlada yetiştirdikleri sebzelerle hem geçimlerini sağlıyor hem de üretimden kopmuyor.


Haber: Ece ARSLANPAY
Lüleburgaz’ın Ayvalı Köyü’nde yaşayan 63 yaşındaki Fatma Bayraktar, yaklaşık 40 yıldır eşiyle birlikte toprağın başında emek veriyor. Genç yaşlarda başlayan tarım mücadelesini bugün de sürdüren Bayraktar çifti, tüm maddi zorluklara rağmen çocuklarını okutmak için yıllarca üretim yaptı. Şimdi ise kiraladıkları tarlada yetiştirdikleri sebzeleri vatandaşlarla buluşturarak geçimlerini sağlıyor.
Aslen Dereköylü olan Fatma Bayraktar, çocukluk yıllarından bu yana tarımla iç içe bir yaşam sürdürüyor. Domates, biber, patlıcan, taze fasulye, salatalık ve maydanoz başta olmak üzere birçok sebze yetiştiren Bayraktar, yıllardır alın teriyle ürettiği ürünleri tüketicilere ulaştırıyor.
“SIRT SIRTA VERDİK, BİRLİKTE BAŞLADIK”
Evliliklerinin ilk yıllarında büyük maddi sıkıntılar yaşadıklarını anlatan Bayraktar, eşiyle birlikte tüm zorlukların üstesinden gelmeye çalıştıklarını söyledi.
Bayraktar, “Eşimle evlendiğimizde bir tane yatağımız bile yoktu. Sırt sırta verdik ve birlikte bu işe başladık. Eşimle birbirimizi çok severiz. Birlikte başladık, birlikte devam ediyoruz.” sözleriyle yıllara yayılan birlikteliklerini ve emek mücadelesini anlattı.
Yaklaşık 40 yıldır tarımla uğraştığını belirten Bayraktar, gençlik yıllarında eşiyle birlikte pazarlarda da satış yaptıklarını söyledi. Bugün ise kiraladıkları tarlada kendi ürünlerini yetiştirerek üretmeye devam ettiklerini ifade etti.
ÇOCUKLARINI OKUTMAK İÇİN ÜRETTİLER
Bayraktar çiftinin tarım mücadelesinin en önemli amaçlarından biri ise çocuklarının eğitimine katkı sağlamak oldu.
Yıllar boyunca tarımdan elde ettikleri gelirle çocuklarının eğitim masraflarını karşılamaya çalıştıklarını anlatan Bayraktar, ilk kızının maddi imkansızlıklar nedeniyle açık öğretimde eğitim gördüğünü belirtti. İkinci kızının ise Edirne’de eğitim aldığını ve tarih öğretmeni olduğunu söyledi.
Bir oğlunun da bulunduğunu ifade eden Bayraktar, ekonomik şartlar nedeniyle oğlunu okutamadıklarını dile getirdi.
“TOPRAĞIN HER ÜRÜNÜNÜN AYRI FAYDASI VAR”
Yetiştirdikleri sebzeleri büyük bir sabır ve emekle üretmeye özen gösterdiklerini belirten Bayraktar, özellikle semizotuna dikkat çekti.
Bayraktar, semizotunun besleyici bir ürün olduğunu belirterek, “Semizotu çok faydalı bir besindir. Özellikle kan yapar, bağışıklık sistemini güçlendirir. Çiğ tüketildiğinde faydasının daha fazla olduğunu düşünüyorum. Kilo vermeye de yardımcı olur. Her bitkinin kendine özgü ayrı bir faydası vardır.” dedi.
Bölgede kavun ve karpuz yetiştiriciliğinin de bazı nedenlerle zorlaştığını ifade eden Bayraktar, bu ürünlerin daha çok Uzunköprü çevresinde yetiştirildiğini söyledi.
MEYVE YETİŞTİRİCİLİĞİNE DE İLGİSİ VAR
Meyve ağaçlarını çok sevdiğini ve meyve yetiştiriciliğine ilgi duyduğunu belirten Bayraktar, ancak bu alanın sebze üretimine göre daha fazla emek ve bakım gerektirmesi nedeniyle şimdilik bu işe yönelmediğini söyledi.
Bayraktar, “Merakım var ama çok zor olduğu için yapmıyorum. Belki bir gün meyve yetiştiriciliğini de tecrübe ederim.” ifadelerini kullandı.
TOPRAKTA GEÇEN BİR ÖMÜR
Yıllardır tarlada çalışan Fatma Bayraktar için tarım, yalnızca bir geçim kaynağı değil; eşiyle birlikte yaklaşık 40 yıldır sürdürdüğü hayat mücadelesinin de en önemli parçası.
Gençlik yıllarında pazarlarda ürün satan, çocuklarının eğitimine katkı sağlamak için toprağın başında çalışan Bayraktar, bugün 63 yaşında olmasına rağmen üretmekten vazgeçmiyor. Kiraladıkları tarlada sebze yetiştirmeye devam eden Bayraktar çifti, kendi emekleriyle büyüttükleri ürünleri vatandaşlarla buluşturmayı sürdürüyor.



