Tohumda milli atılım!
- Özlem KARAKOYUN

- 3 saat önce
- 4 dakikada okunur
Türkiye’nin hibrit tohumda dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla yürütülen çalışmalar meyvelerini vermeye devam ediyor. Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda kurulan Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ‘nün geliştirdiği yüzde 100 yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumlarına bir yenisi daha eklendi. Sıcak ve kurak koşullarda da yüksek performans gösteren SUN-1734 CL çeşidi üreticilerden tam not alırken, şirket yetkilileri hedeflerinin Türkiye’nin hibrit tohumda güçlü ve rekabetçi bir ülke haline gelmesi olduğunu vurguladı.


Türkiye’nin tarımsal üretimde dışa bağımlılığını azaltacak en önemli adımlardan biri olarak görülen yerli ve milli hibrit tohum çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Trakya Kalkınma Ajansı ve Trakya Tohum A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında geliştirilen yeni nesil ayçiçeği tohumu SUN-1734 CL, özellikle sıcak ve kurak iklim koşullarındaki başarısıyla dikkat çekiyor.
Gazetemize konuşan Trakya Tohum A.Ş. Satış Pazarlama Müdürü Dinçer Kaykıoğlu, şirketin kuruluş sürecinden bugün ulaşılan noktaya kadar önemli açıklamalarda bulundu. Kaykıoğlu, yerli ve milli hibrit tohum üretiminin yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda stratejik ve milli bir mesele olduğunun altını çizdi.
43 ORTAKLI BÜYÜK GÜÇ BİRLİĞİ
Kaykıoğlu, Trakya Tohum A.Ş.‘nin 2019 yılında Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda kurulduğunu belirterek, “Namık Kemal Üniversitesi Teknoparkı, 32 tohumculuk şirketi ve 10 ticaret borsasının katılımıyla toplam 43 ortaklı güçlü bir iş birliği oluşturuldu. Amacımız Türkiye’nin hibrit tohum alanındaki dışa bağımlılığını azaltacak kalıcı çalışmalar yürütmekti.” dedi.
Kuruluşun ardından Ar-Ge yatırımlarının da Trakya Kalkınma Ajansı tarafından “Yerli ve Millî Hibrit Tohum Geliştirme” projesi kapsamında desteklendiğini anlatan Kaykıoğlu, Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile başlatılan iş birliğinin bugün önemli sonuçlar verdiğini ifade etti.
3,5 TONDAN 100 TONA ULAŞTI
Enstitünün uzun yıllar süren ıslah çalışmaları sonucunda geliştirilen SUN-2259 CL hibrit ayçiçeği tohumunun ilk kez 2021 yılında yalnızca 3,5 ton üretildiğini belirten Kaykıoğlu, üretim kapasitesinin her geçen yıl arttığını söyledi.
2025 yılı sonu itibarıyla üretimin 100 tona ulaştığını ifade eden Kaykıoğlu, “Bu artış hem üreticilerimizin güvenini hem de yerli tohumun başarısını ortaya koyuyor.” diye konuştu.
20’DEN FAZLA İLDE 130 BİN DÖNÜM ARAZİDE EKİLDİ
SUN-2259 CL çeşidinin yalnızca Trakya’da değil Türkiye’nin birçok bölgesinde tercih edilmeye başladığını söyleyen Kaykıoğlu, 2021 yılından bu yana 20’nin üzerinde ilde 130 bin dönümden fazla tarım arazisinde ekim gerçekleştirildiğini belirtti.
Saha ziyaretlerinde üreticilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını ifade eden Kaykıoğlu, “Kuraklığa ve yüksek sıcaklıklara toleransı oldukça yüksek. Aynı zamanda orobanş ve mildiyö gibi önemli hastalıklara karşı dayanıklı olması nedeniyle çiftçilerimiz ürün performansından oldukça memnun. Bu yıl yapılacak hasatta yağ oranının da yüksek olmasını bekliyoruz.” dedi.
YENİ ÇEŞİT SUN-1734 CL SAHADA BAŞARILI OLDU
Trakya Tohum A.Ş.’nin artık pazarda iki farklı hibrit ayçiçeği çeşidiyle yer aldığını belirten Kaykıoğlu, bunların SUN-2259 CL ve bu yıl üreticiyle buluşan SUN-1734 CL olduğunu söyledi.
Yeni çeşidin özellikle sıcak ve kurak geçen sezonda başarılı sonuçlar verdiğini belirten Kaykıoğlu, “Sahada mevsimin getirdiği tüm olumsuz şartlara rağmen satışlarımız her geçen yıl artıyor. Artık bölgede iki hibrit ayçiçeği çeşidimiz ve bir silajlık mısır çeşidimizle rekabetçi bir noktaya ulaştık.” ifadelerini kullandı.
‘BU YIL HİÇBİR ÜRETİCİDEN MİLDİYÖ ŞİKÂYETİ ALMADIK’
Hastalıklara karşı dayanıklılığın hibrit tohumlarda en önemli kriterlerden biri olduğunu söyleyen Kaykıoğlu, geliştirilen çeşitlerin mantar hastalıklarına karşı yüksek dayanım gösterdiğini vurguladı.
“Üç yıldır ticari olarak piyasada bulunan SUN-2259 CL ve bu yıl ekilen SUN-1734 CL çeşitlerinden hiçbir üreticimizden mildiyö şikâyeti almadık.” diyen Kaykıoğlu, şöyle devam etti:
“Bu tohumların kök çürüklüğü ve mantar hastalıklarına karşı dayanımları oldukça yüksek. Erken ekimlerde de güvenle kullanılabiliyor. Orobanşın bilinen ırklarına karşı dirençli. Çiftçilerimiz gönül rahatlığıyla bu çeşitleri tercih edebilir.”
‘YERLİ VE MİLLİ TOHUM MİLLİ GÜVENLİK KADAR ÖNEMLİ’
Hibrit tohumculuğun yalnızca ekonomik değil stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Kaykıoğlu, Türkiye’nin özellikle ayçiçeği, mısır ve kanola hibrit tohumlarında yaklaşık yüzde 95 oranında dışa bağımlı olduğunu söyledi.
“Biz istiyoruz ki yerli ve milli tohumlarımız pazarda güçlü bir paya sahip olsun.” diyen Kaykıoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Yarın bir gün herhangi bir nedenle başka ülkeler bize tohum vermediğinde arazilerimizi ekebilecek yeterli yerli tohuma sahip olmalıyız. Nasıl savunma sanayisinde yerlileşme önemliyse, gıda güvenliği açısından da yerli tohumculuk aynı derecede önemlidir. Çünkü bu toprakların ekilmesi, ürün vermesi ve insanların gıdaya ulaşabilmesi buna bağlıdır.”
DEVLET DESTEKLERİ ÜRETİCİYE ÖNEMLİ KATKI SAĞLIYOR
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yerli hibrit tohum üretimini destekleyen uygulamalarının sektöre önemli katkı sağladığını belirten Kaykıoğlu, yağlık ayçiçeği üreticilerine dekar başına 186 lira üretim desteği verildiğini hatırlattı.
Ayrıca TAKE projeleri kapsamında üreticilere yüzde 75 hibeli yerli hibrit ayçiçeği tohumu desteği sağlandığını ifade eden Kaykıoğlu, Trakya Tohum A.Ş. tarafından üretilen yüzde 100 yerli ve milli SUN-2259 CL tohumunun da bu projeler kapsamında Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlükleri aracılığıyla üreticilere ulaştırıldığını söyledi.
“Bir torba tohum yaklaşık 30 dekar alana ekiliyor. Devletimizin verdiği destek üretici açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Destek miktarları arttıkça yerli tohumların kullanım oranı da artacaktır. Üreticilerimiz bu desteklerden genel anlamda memnun.” dedi.
TOHUMUN ARKASINDA YILLARIN EMEĞİ VAR
Kaykıoğlu, geliştirilen hibrit çeşitlerin Edirne’deki Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda ortaya çıktığını belirtti.
Bir hibrit tohumun piyasaya çıkmasının sanıldığı kadar kısa olmadığını vurgulayan Kaykıoğlu, “Yaklaşık 10-12 yıllık ön çalışmalar yapılıyor. Verim, yağ oranı ve hastalık dayanımı gibi birçok kriter yıllarca test ediliyor.” ifadelerini kullandı.
‘DAHA FAZLA DESTEK VE GÜVEN BEKLİYORUZ’
2019 yılında başlayan yerli ve milli hibrit tohum hareketinin her geçen yıl daha da güçlendiğini söyleyen Kaykıoğlu, Trakya Kalkınma Ajansı, ticaret borsaları ve tohumculuk sektörünün ortak çalışmasının önemli sonuçlar verdiğini ifade etti.
Üreticilerin güveninin artmasıyla birlikte yerli tohumların pazardaki payının da büyüyeceğini belirten Kaykıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz kaliteli ve rekabetçi tohumlar üretmeye devam edeceğiz. Üreticilerimizin de bize güvenmesini istiyoruz. Yerli ve milli tohumculuk uzun soluklu bir yolculuk. Biraz zamana ihtiyacımız var ama en az bunun kadar üreticilerimizin ve ülkemizin desteğine de ihtiyacımız var. Hep birlikte hareket ettiğimiz sürece Türkiye hibrit tohumda dışa bağımlılığını azaltacak ve kendi tohumuyla kendi üretimini gerçekleştirecek güce ulaşacaktır.”


