Tabuları yıkan kadın!
- Özlem KARAKOYUN

- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur
“Sanayide kadın patron”
Kucağında bebeğiyle çay ocağında çalışan, 15 yıl boyunca sanayiyi hem evi hem ekmeği bilen Arzu Özmen, bugün cıvata ve hırdavat sektöründe “kadın yapamaz” algısını yıkarak, erkek egemen sanayide güven, cesaret ve alın teriyle var olmanın mutluluğunu yaşıyor. Özmen’in hikâyesi; annelikle emeğin, sabırla kararlılığın aynı bedende nasıl buluştuğunu gözler önüne seriyor.




15 yıldır Yeni Sanayi Sitesi’nde esnaflık yapan Arzu Özmen, annelikle çalışma hayatını birlikte yürütüp, bugün ise cıvata ve hırdavat sektöründe Cıvata Dünyası işletmesinde kadın emeğinin gücünü ortaya koyuyor.
Sanayi sitesi denildiğinde çoğu kişinin zihninde hâlâ erkek egemen bir çalışma alanı canlanırken, 44 yaşındaki Arzu Özmen bu algıyı yıllar içinde verdiği emekle yıkmayı başardı. Yaklaşık 15 yıldır sanayi içinde esnaflık yapan Özmen, 13 yılını çay ocağı işleterek geçirdi. Bir kız çocuğu annesi olan Özmen, annelik sorumluluğu ile çalışma hayatını aynı anda omuzlayarak sanayide var olmanın mücadelesini verdi.
Sanayiyi yalnızca bir iş alanı olarak değil, hayatının merkezinde yer alan bir yaşam alanı olarak gördüğünü ifade eden Özmen, yıllar içinde kurulan güven bağını şu sözlerle anlattı:
“Sanayi benim için sadece ekmek kazandığım bir yer olmadı. Burada büyüdüm, burada yoruldum, burada güçlendim. Esnafımızla aynı sofrayı paylaştık, aynı dertleri dinledik. Ben onları ailem gibi gördüm, onlar da beni kendi kızları, kardeşleri gibi sahiplendi. Bu güven duygusu olmasa bu kadar yıl ayakta kalamazdım.”
KENDİ İŞİNİ KURMA HAYALİYLE YOLA ÇIKTI
Uzun yıllar aynı ortamda çalıştıktan sonra kendi işini kurma hayaliyle yola çıkan Arzu Özmen, sanayiden kopmadan yeni bir başlangıç yapmak istedi.
Bu süreçte sanayi başkanı ve yönetiminin kendisine destek olduğunu dile getiren Özmen, cıvata, hırdavat ve tarım malzemeleri üzerine bir dükkan açmaya karar verdi.
Dükkanı ihale yoluyla aldığını anlatan Özmen, “Ben bildiğim yerde, tanıdığım insanlarla üretmek istedim. Sanayinin dinamiğini biliyordum. Sanayi başkanımız ve yönetimimiz, buranın cıvata ve hırdavat dükkânı olarak değerlendirilmesini istediklerini söylediler. O an hiç tereddüt etmedim. ‘Ben bu işi yaparım’ dedim. İhaleye girdim ve dükkanı aldım. Bu benim için büyük bir adımdı.” diye konuştu.
Bir kadın olarak sanayi ortamında böylesi bir güvenle karşılaşmanın kendisi için çok anlamlı olduğunu vurgulayan Özmen, destek gördüğü her anın kendisine güç verdiğini söyledi.
Özmen, “Bir kadın olarak bana güvenilmesi, ‘sen yaparsın’ denmesi çok kıymetli. Sanayi başkanımıza, yönetimimize ve tüm sanayi esnafına teşekkür ediyorum. Arkamda durduklarını bilmek beni hem motive etti hem de sorumluluğumu artırdı.” dedi.
Çalışma hayatı boyunca pek çok zorlukla karşılaştığını da dile getiren Özmen, özellikle anneliğin iş hayatını daha da zorlaştırdığını ifade etti.
Ancak hiçbir zaman vazgeçmediğini belirten Özmen, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“5 aylık bebeğimle çalıştım. Kucağımda kızım, bir elimde çaydanlık vardı. Çay döktüğüm, yetişemediğim günler oldu. Uykusuz kaldım, yoruldum ama hiç ‘bırakayım’ demedim. Çünkü ben severek çalıştım. Sevgi olunca insan her zorluğun üstesinden geliyor.”
Aşçılık üzerine eğitim aldığını ve en büyük hayalinin bir lokanta açmak olduğunu söyleyen Özmen, hayatın kendisini farklı bir noktaya taşıdığını ifade etti. Bugün yaptığı işe hâkim olduğunu vurgulayan Özmen, sanayi esnafının da bunu fark ettiğini belirterek şunları söyledi:
“Başta şaşırıyorlar. Sorular soruyorlar, detay istiyorlar. İşime hâkim olduğumu görünce bakışları değişiyor. Sonra da takdir ediyorlar. Bu benim için çok değerli çünkü emeğimin karşılığını görmek demek.”
Kadınların her alanda başarılı olabileceğini kendi yaşamıyla göstermeye çalıştığını dile getiren Özmen, özellikle çalışmak isteyen kadınlara cesaret çağrısında bulunarak, “Kadınlarımız isteyip de başaramayacağı hiçbir iş yok. Yeter ki korkmasınlar, kendilerine güvensinler. Cesur olsunlar. Sanayide daha fazla kadın görmek beni çok mutlu eder.” şeklinde konuştu.


