top of page

Sorumlular istifa!

3 saat önce
3 dakikada okunur

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okul önünde yaşanan silahlı saldırının ardından Lüleburgaz’da Eğitim-Sen ve Eğitim-İş tarafından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi. Eğitimciler, açıklama öncesinde ellerindeki döviz ve afişlerle Öğretmenevi’nden Üçgen Park’a yürüyerek okul güvenliğine dikkat çekti. Eğitim-İş Lüleburgaz Temsilciliği Başkanı Ömer Behiç Bark, “Çocuklarımızın güvenle eğitim gördüğü okullar istiyoruz.” dedi.

Lüleburgaz’da eğitim emekçileri, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen silahlı saldırıya tepki göstermek ve okullarda güvenlik konusunda alınması gereken önlemlere dikkat çekmek amacıyla alanlara çıktı.

23 Eylül Çarşamba günü saat 17.30’da gerçekleştirilen ortak basın açıklaması öncesinde Eğitim-Sen ve Eğitim-İş üyeleri, ellerindeki afiş ve dövizlerle Öğretmenevi önünde bir araya geldi. Eğitimciler buradan Üçgen Park’a yürüyerek tepkilerini sloganlarla dile getirdi.

Üçgen Park’ta gerçekleştirilen ortak basın açıklamasını Eğitim-İş Lüleburgaz Temsilciliği Başkanı Ömer Behiç Bark okudu.

“ÇOCUKLARIMIZ OKULA ULAŞMADAN ŞİDDETLE KARŞILAŞTI”

Bark, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul önünde yaşanan silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını belirterek, çocukların eğitim için evlerinden çıktıklarında daha okul sıralarına ulaşamadan silahlı şiddetin ortasında kaldığını söyledi.

Okullarda yaşanan şiddetin yalnızca olay anına odaklanılarak çözülemeyeceğini ifade eden Bark, güvenlik taramalarında bazı okulların “1. derece riskli” olarak belirlendiğini savundu. Bu risklere karşı gerekli tedbirlerin neden alınmadığını soran Bark, okul girişinde dahi çocukların güvenliğinin sağlanamamasının ciddi bir güvenlik sorunu olduğunu dile getirdi.

Bark, geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında yaşanan saldırıların ardından iki aylık yaz tatilinin risklerin belirlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi için değerlendirilebileceğini söyledi.

“PROTOKOL SAHADA KARŞILIK BULMALI”

Okulların açılmasının ardından yedi bakanlığın güvenlik değerlendirmelerinin yapıldığı, risklerin tespit edildiği ve gerekli önlemlerin alındığı yönünde açıklama yaptığını belirten Bark, bu kapsamda bir protokol imzalandığını hatırlattı.

Bark, protokolün imzalanmasının tek başına yeterli olmadığını savunarak, “Altına kaç Bakanın imza attığı değil, o imzaların kaç çocuğu koruyabildiği önemlidir” ifadelerini kullandı.

Eğitimde şiddetin artık sistemin bir parçası haline getirildiğini ileri süren Bark, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm bakanlıkların ve siyasi iktidarın sorumluluk taşıdığını söyledi.

“ÇOCUKLAR ŞİDDETİ TOPLUMDAN ÖĞRENİR”

Şiddetin yalnızca okul kapısında başlayan bir sorun olmadığını vurgulayan Bark, çocukların okul dışında da devletin koruyucu politikalarının kapsamında olması gerektiğini ifade etti.

Bark, Milli Eğitim Bakanlığına yeterli sayıda rehberlik öğretmeni bulunmaması üzerinden eleştiriler yöneltirken; devamsızlığı artan, okuluyla bağı zayıflayan, eğitimden uzaklaşan veya davranışlarında ciddi değişiklik gözlenen çocuklara yönelik erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da çağrıda bulunan Bark, risk altındaki çocukların olay yaşanmadan önce tespit edilmesi gerektiğini belirterek çocuk koruma sisteminin yalnızca olay sonrasında psikososyal destek sunmakla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

“SİLAHLANMANIN YARATTIĞI TEHLİKEYİ GÖRMEZDEN GELMEYİN”

İçişleri Bakanlığına da seslenen Bark, Türkiye’de bireysel silahlanmanın oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti.

Bir çocuğun eline silah geçmesine ve bunun başka çocuklara yönelmesine kadar uzanan süreçte önleyici mekanizmaların neden sonuç vermediğini soran Bark, “Evlatlarımızı neden koruyamıyorsunuz?” diyerek tepki gösterdi.

“OKULLARDA ÖLMEK İSTEMİYORUZ”

Basın açıklamasında okul güvenliğinin yalnızca güvenlik görevlisi veya bahçe görevlisi bulundurulmasıyla sağlanamayacağını belirten Bark, güvenli okul anlayışının çok daha geniş kapsamlı olması gerektiğini söyledi.

Yeterli sayıda PDR uzmanı ve rehber öğretmen istihdam edilmesi, çocuk ve ergen psikologları ile sosyal hizmet uzmanlarının yer aldığı güçlü bir mekanizma kurulması gerektiğini belirten Bark; kalabalık sınıfların azaltılması, ikili eğitimin sonlandırılması, öğrencilerin ücretsiz sanat, spor, kültür ve kulüp faaliyetlerine erişiminin sağlanması ve zorbalık ile sosyal dışlanmayla mücadele edilmesi çağrısında bulundu.

Öğrencilerin okula aidiyetini güçlendirecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini de dile getiren Bark, eğitim sisteminin çocuklara gelecek vadetmesi gerektiğini ifade etti.

“SORUMLULUĞU BİRBİRİNİZİN ÜZERİNE BIRAKMAYIN”

Bark, açıklamasının devamında çocukları yalnızca sorun ortaya çıktığında hatırlayan değil, hayatlarının her aşamasında takip eden ve destekleyen bir kamu sistemi talep ettiklerini belirtti.

Çocuk eğitimden uzaklaştığında ailesiyle ve okulla bağının yeniden kurulması, ailelerin ihtiyaç duyduğunda destek alabilmesi ve şiddet riski ortaya çıktığında kurumların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Bark, önleyici politikaların önemine dikkat çekti.

Manisa’da yaralanan 11 öğrenciye acil şifalar dileyen Bark, ailelerin, öğrencilerin ve öğretmenlerin yaşadığı korku ve travmanın takipçisi olacaklarını ifade etti.

Eğitim emekçileri olarak okullarda şiddetin normalleştirilmesine karşı ülkenin farklı noktalarında alanlarda olduklarını belirten Bark, taleplerini “Güvenli Okul, Güvenli Eğitim, Sağlıklı Eğitim” sözleriyle özetledi.

SLOGANLARLA TEPKİ GÖSTERDİLER

Basın açıklaması sırasında eğitimciler sık sık slogan attı. “Güvenli okul, güvenli gelecek” sloganının yanı sıra Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i hedef alan “Yusuf Tekin istifa” sloganı da atıldı.

Ayrıca ellerinde “Çocuklarımızı koruyamayan düzenin sorumluları istifa”, “Artık yeter” Okullar güvensiz, gelecek tekinsiz” gibi dövizler ile de tepki gösterildi.

Açıklamasının sonunda sorumluluğun önemine vurgu yapan Bark, çocukların güvenliğini sağlayamayan sistemin sorumlularına yönelik istifa çağrısında bulundu.

Eğitimciler, okul güvenliğinin yalnızca saldırıların ardından gündeme gelen bir konu olmaması, risklerin önceden tespit edilerek çocuklar zarar görmeden gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayarak eylemlerini tamamladı.

bottom of page