top of page

Sol Parti’den iktidar tepkisi!

Sol Parti Lüleburgaz İlçe Başkanlığı, gerçekleştirdiği yürüyüş ve basın açıklamasıyla iktidarın politikalarını eleştirdi. Sol Parti İl Başkanı Celal Midilli, “AK Parti-MHP iktidarı emek düşmanı, gerici ve faşist bir rejim kurmak istiyor” diyerek tepsini dile getirdi.

Sol Parti Lüleburgaz İlçe Başkanlığı, Yeni Tören Alanı’nda toplanarak Kongre Meydanı’na yürüyüş düzenledi.

“Faşizme, yoksulluğa, baskılara karşı birleşelim!” çağrısının öne çıktığı yürüyüşte hükümet politikaları sert sözlerle eleştirildi.

Sol Parti Lüleburgaz İlçe Başkanlığı üyeleri, Lüleburgaz Yeni Tören Alanı’nda 27 Eylül Cumartesi günü saat 15.00’te bir araya gelerek Lüleburgaz Kongre Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi.

Yürüyüş boyunca partililer, “Katil İsrail, işbirlikçi ABD”, “Hak, hukuk, adalet”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları attı.

Kongre Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.

Basın açıklamasını Sol Parti Kırklareli İl Başkanı Celal Midilli okudu.

Midilli açıklamasında, AKP-MHP iktidarını “emek düşmanı, gerici ve faşist bir rejim kurmakla” suçladı. Açıklamada, hükümetin sermaye yanlısı politikalar izlediği, ülkenin 100 yıllık birikimini yerli ve yabancı sermayeye yok pahasına sattığı ve yandaş sermaye grupları yaratarak kamu kaynaklarını bu gruplara aktardığı vurgulandı.

"EMEK DÜŞMANI POLİTİKALAR UYGULANIYOR"

AK Parti iktidarının yenilmeye mahkum olduğunu aktaran Sol Parti Kırklareli İl Başkanı Celal Midilli; "Çeyrek asırdır iktidarda olan AKP yenilmeye mahkûmdur. ABD ve her türlü gerici gücün desteğini alarak ülkeyi İslamcılık temelinde etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinde kurgulanan seçimsiz bir rejime dönüştürmeye çalışıyor. AKP-MHP iktidarı geldiği günden bugüne sermaye yanlısı emek düşmanı politikalar uyguluyor.

Ülkenin 100 yıllık birikimi olan işletmeleri yerli ve yabancı sermayeye yok pahasına satıyor. Siyasal iktidar bu süreçte çeşitli teşviklerle büyük bir yandaş sermaye grubu yaratmıştır. Hepimizin çok iyi bildiği yasa tanımaz beşli çete bu sürecin eseridir.

Yarattığı yandaş sermayeden vergi almayan AKP- MHP iktidarı bütçeyi oluşturun vergileri çalışanlardan, yoksul halktan almıştır. Siyasal iktidar emekçilere karşı acımasızca uyguladığı politikalarla sendikal faaliyetleri engelleyip, var olan grev haklarını çeşitli bahanelerle yasaklamıştır" dedi

"ÇOCUK VE GENÇLERİMİZİ EĞİTİMDEN UZAKLAŞTIRIYORLAR"

Midilli; "Asgari ücreti ve emekli maaşlarını düşük tutarak insanlarımızı açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm etmiştir. Bu ceberut iktidar sadece emeğe değil, kadınlarımıza, gençlerimize, çocuklarımıza, doğamıza, toprağımıza, havamıza, suyumuza düşmandır.

AKP-MHP iktidarı geleceğimiz olan çocuk ve gençlerimizi uyguladığı politikalarla eğitimden uzaklaştırıyor. Ülkemizde 7 milyon çocuk açlığa mahkûm ediliyor. Öğrencilerimize günde 1 öğün yemeği çok gören bu iktidar sermayeye her gün teşvik üzerine teşvik veriyor.

Okullarımızda tarikat ve cemaatler cirit atıyor. MESEM’lerle çocuk işçilik patronlara yeni bir gelir kapısı oldu. Üniversite gençliği barınma, beslenme, okulu bitirince iş bulamama kaygısıyla eğitimler ayrılıyorlar. Laik, bilimsel, demokratik eğitim için siyasi iktidarı göndermek için birleşik mücadeleyi hayatın her alanına taşıyacağız.

Bu gerici, İslamcı, faşist yönetim kadınların sosyal yaşamdan çekilmesi için kazanılmış haklarını yok ediyor. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasından sonra, kadın cinayetlerinde artış yaşanmıştır. Ağustos ayıyla birlikte Diyanet İşleri verdiği Cuma hutbelerinde kadının yaşam, miras, giyim hakkına karışır olmuştur" ifadelerini kullandı.

"TARIM BİTME NOKTASINA GELDİ"

İktidarın tarım politikalarını yanlış uyguladığını belirten Celal Midilli; "Tarım bir ülkenin geleceğidir. Siyasal iktidar uyguladığı tarım ve hayvancılık politikalarıyla tarımı bitirme noktasına gelmiştir. Tarımın bitmesinin sebeplerinin başında; yeterli teşvik ve desteğin verilmemesi, taban fiyatının düşüklüğü ve girdi fiyatlarının yüksekliği geliyor.

AKP-MHP iktidarı, ülkemizin dağını, taşını, toprağını çok uluslu maden şirketleri ile yerli işbirlikçilerine peşkeş çekiyor. Ülkenin her tarafı, maden aramaları nedeniyle delik deşik ediliyor. Toprağımız, suyumuz, havamız kirleniyor. Istıranca dağlarında 200’e yakın taş ocağına ruhsat veriliyor.

Kıyıköy’e kurulacak nükleer santral ile ormanlarımız, toprağımız, suyumuz, havamız yok ediliyor. Bunların yanında, Tekirdağ maden arama bölgesi yapıldı. Tüm bunları yaparak çocuklarımızın geleceğini çalıyorlar. Bunlara ek olarak küresel iklim değişikliği ile kuraklık ve susuzluk en büyük sorunumuz oluyor" açıklamalarında bulundu.

"FAŞİST REJİMİ MUTLAKA YENECEĞİZ"

Celal Midilli; "ABD ve İsrail’in Büyük Ortadoğu bataklığında büyütülen baskı ve zorbalıkla; hile ve aldatmacalarla ülkemize dayatılan bu gerici rejime asla teslim olmayacağız. Bütün emekçiler ve ezilenler birleşerek bu gerici, faşist rejimi mutlaka yeneceğiz. Bu gerici rejimden ne özgürlük, ne adalet, ne demokrasi ne de barış beklenemez.

Faşizme, yoksulluğa, yolsuzluğa, baskılara, hayat pahalılığına karşı birleşelim! Laikliği, Demokrasiyi, Özgürlüğü, Adaleti bu gerici rejimi göndererek kazanabiliriz! Tek adam rejimine, ancak birleşerek son verebiliriz!

Çağrımız; emperyalistlerin ve gerici faşist ortaklarının ülkemizi sürükledikleri felaket senaryolarını boşa çıkarmak için hep beraber mücadele çağrısıdır. Çağrımız; ülkemizim yeniden kurtuluşu yolunda birleşme çağrısıdır. Yaşasın, emek, demokrasi ve özgürlük mücadelemiz" diyerek sözlerini noktaladı.

Basın açıklamasının ardından Sol Parti PM Üyesi Av. Deniz Demirdöğen de açıklamalarda bulundu.

Demirdöğen; "Türkiye şu an bir yol ayrımında. Tarikatlar devletin her kurumunda cirit atıyor. Kadınlar katlediliyor, gençler ve gelecek sömürülüyor, emekçiler üç kuruşa çalışıyor.

Seçilmiş belediye başkanları, sanatçılar, öğretmenler ve öğrenciler tutuklanıyor, muhalif isimler tutuklanıyor ve bir kayyum düzeni oturtulmaya çalışılıyor.

Şunu bilsinler ki bu iktidar artık azınlığa düştü. Bu halk onları gönderecek. Birkaç gün önce halktan, toplumdan alamadıkları meşruiyeti ABD'den almak için gittiler ve milyar dolarlarca anlaşma yaptılar, halkın parasını emperyalizme peşkeş çektiler.

Siyasal islamcılar siyasete emperyalistlerin büyüttükleri yapılar olarak ortaya çıktılar, emperyalistlerin işbirlikçileri oldular. Filistin davasına sahip çıktıklarını söylüyorlar fakat İsrail ile Türkiye'nin ticari anlaşmaları ne hikmetse son bulmadı. Filistin halkının dostu AK Parti iktidarı değil, bu toprakların emekçileri ve ilerici halkıdır" dedi.


bottom of page