top of page

“Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız”

Lüleburgaz’da 2 Temmuz Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla düzenlenen anma programında konuşan ADD Lüleburgaz Şube Başkanı Hatice Çetinaslan, katliamın insanlık suçu olduğunu belirterek adalet çağrısında bulundu. Basın açıklamasını okuyan Özlem Çiçek ise “Katliamları unutturmamak toplumsal bir sorumluluktur” dedi.

Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler, katliamın 33. yılında Lüleburgaz’da düzenlenen programla anıldı. Emek ve Demokrasi Platformu tarafından 2 Temmuz Perşembe günü saat 17.30’da Kongre Meydanı’nda gerçekleştirilen anma programına çok sayıda vatandaş katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan ADD Lüleburgaz Şube Başkanı Hatice Çetinaslan, 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan aydın, sanatçı, yazar ve bilim insanlarının hedef alındığını söyledi.

Çetinaslan, ‘’ Kim ve ne olduğu belli olmayan bir grup tarikatçı yobazlar da Sivas'a gelerek yapacakları saldırı için güvenli yerlere yerleştirmişlerdi. Sözde güvenlikçiler de bunları fark etmemişler.

Pir Sultan Abdal Şenlikleri'nin ikinci günü 2 Temmuz'da yüzlerce gerici İslam faşist gruplar Madımak Otel'inde kalan aydın sanatçı yazar ve katılımcılara saldırmışlardır. O zamanın hükümet yetkililerine haber verilmesine rağmen saldırganlara müdahale edilmemiş otel ateşe verilmiştir. Şeriatta faşizme karanlığa geçit yok. Otelde bulunan otuz üç kişi ve iki otel görevlisi ölmüştür.

Soruşturma ve yargılamalar gelişigüzel yapılmış ve iki bin on ikide zaman aşımıyla sonuçlandırılmıştır. Saldırganların avukatları daha sonra AK Parti'den kurucu ve milletvekili olmuşlardır. İnsanlığa karşı işlenen suçlar zaman aşımına uğratılamazlar.’’ sözleriyle sert bir şekilde duygularını ifade etti.

Çetinaslan, Madımak Oteli’nde yaşananların yalnızca bir katliam değil, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ifade ederek, olay sırasında gerekli müdahalenin yapılmadığını ve 35 kişinin yaşamını yitirdiğini dile getirdi.

Yargı sürecini de eleştiren Çetinaslan, davanın zaman aşımıyla sonuçlandırıldığını hatırlatarak, insanlığa karşı işlenen suçların zaman aşımına uğratılamayacağını vurguladı.

Konuşması boyunca “Sivas’ı unutma, unutturma” çağrısını yineleyen Çetinaslan, Madımak Katliamı’nı ve sonrasında yaşanan yargı süreçlerini unutmadıklarını belirterek, adalet talebini yineledi. Açılış konuşmasının ardından katılımcılar, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu

Ardından basın açıklaması Özlem Çiçek tarafından okundu. Lüleburgaz’da Madımak Katliamı’nın 33. yılı nedeniyle düzenlenen anma programında basın açıklamasını Özlem Çiçek okudu.

Çiçek, açıklamada 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal etkinlikleri sırasında Madımak Oteli’nde yaşamını yitiren 33 aydın ile 2 otel çalışanını anarak, olayın Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade etti.

Katliamın ardından gerçek sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını ve davanın zaman aşımıyla sonuçlandığını belirten Çiçek, cezasızlık anlayışının toplum vicdanını yaraladığını dile getirdi.

Çiçek, basın açıklamasındaki ‘’ Katliamın ardından katillerden hesap sorulamadığı gibi, tıpkı diğer katliamlarda olduğu gibi üzeri örtülmeye çalışıldı. Zaman aşımına bırakıldı. Her zamanki gibi gerçekler gizlenmeye çalışılarak fatura Sivas`a giden aydınlara çıkartılmak istendi.  Olayın gerçek failleri yargı önüne çıkartılmadı, katiller serbestçe dolaştılar, zaman aşımı ile 35 canın katledilmesi cezasız kaldı. Sanık avukatları ise bugünkü iktidar partisi tarafından Bakan ve milletvekili yapıldı. Bu bile başlı başına iktidardakilerin katliama bakış açısını sergilemektedir.’’ ifadeleriyle iktidara sert eleştirilerde bulundu.

Sivas Katliamı’nın farklı düşüncelere, inançlara ve kimliklere yönelik bir insanlık suçu olduğunu vurgulayan Çiçek, ayrımcılık ve nefret söyleminin günümüzde de varlığını sürdürdüğüne dikkat çekti.

Katliamların bir daha yaşanmaması için toplumsal hafızanın diri tutulması gerektiğini belirten Çiçek, yaşanan acıların gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine değinerek, ayrımcılığı besleyen anlayışlarla mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

Basın açıklamasının sonunda Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler türkülerle saygıyla anılırken, benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadeleden vazgeçilmeyeceği vurgulandı.

bottom of page