top of page

SEKİZ MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ


Kevser DOSTAGÜLER

MHP Meclis Üyesi Adayı     


Kadın aile ve toplumsal ilişkilerin direği, nirengi noktasıdır.

Kadınsız toplum, kadınsız aile, kısacası kadınsız insan ve insanlık düşünülemez.

Günümüzde kadına ne kadar değer veriliyor bir düşünmek lazım.

Hemen hemen her alanda kadın çalışanlarımızı görmek mümkün. Bunun yanı sıra, sanatta sporda ve birçok alanda eskiye göre daha fazla olduğu kesin. Eğitim alanında da yine önceki yıllara göre arttığını net söyleyebiliriz.

Fakat öyle bir şey var ki aslında hiç olmaması gereken kadın cinayetleri ve kadına şiddet maalesef bunların önüne bir türlü geçilemiyor ve her gün hatta gün geçtikçe kadına şiddet ve kadın cinayetleri artıyor.

Genel başkanımız Devlet Bahçeli: Bir kadına el uzatan, dil uzatan, kanına ve canına kast eden bir yaratığa tahammülümüz yoktur, demiştir.

Sebebi her ne olursa olsun Allah’ın verdiği canı ancak Allah alır kula düşmez.

Kadınlar gününü her sekiz mart günü düşünüyorum “acaba kadınlar günü olmalı mı? “ diye. Bende bir kadınım yılda bir kez hatırlanmak gücüme gidiyor açıkçası. Ben her gün varım 365 gün hep buradayım peki ama neden bir gün bana ayrılmış. Bana sevildiğimi hissettirmek için sekiz mart beklenmeli mi?

Hayır bence beklenmemeli.

Sonra başka bir açıdan bakıyorum evet kadınlar günü olmalı. Çünkü, en azından yılda bir gün kendimizi özel hissetmeliyiz ve kadınların sorunlarının ele alınması gündeme gelmesi gibi iyi yönleri olduğunu düşünüyorum.

Cinsiyet ayrımı yapılması özellikle kadınların bazı konularda ötekileştirilmesi, hani hep derler ya “sen anlamazsın elinin hamuruyla erkek işine karışma” diye. Bu bana göre aşağılayıcı bir söz. Kadının fikrini sormadan ve kadın fikrini söylemeden anlayıp anlamadığını kimse bilemez. Yıllardır hep bir ön yargı “sen almazsın ”Kadının eline fırsat verildiğinde yapamayacağı iş yoktur bana göre.

Kadın anadır, kardeştir, evlattır kadınsız dünya çorak bir araziye benzer. Kadının değerini öldükten sonra değil yanı başınızdayken değerini bilin.

Mustafa Kemal Atatürk, “Bizim toplumumuz için ilim ve fen lazım ise, bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın iktisap etmesi lazımdır”, diyerek kız çocuklarının da eğitim alması gerektiğini ısrarla söylemiştir.

Çok şükür eğitim alanında “kız çocuğu okumaz” tabusunu yıktık.

Kadının yükü her zaman ağır olur. Hele çalışan annelerin, işten çıkınca evde çocukların bakımı, yemek, ev işleri. Hepsi kadının üzerinde ve burada babanın evdeki işleri paylaşması kadının yükünü hafifletir ki yapılması gereken de odur.

Evinde anne, işyerinde çalışan, toplumda saygın bir fert olan kadınlarımızın ülkemizin toplumsal birliği ve dirliği için hayati rolleri olduğu ortadadır.

Gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir önemi olan ve sevgiyi, nezaketi, inceliği öğreten yine Kadınlardır.

Şehit annelerini unutmamak lazım. Onlar ki eli öpülesi mübarek annelerdir. Vatan aşkıyla edebiyle terbiyesi imanıyla evlat yetiştirip evlatlarını vatana feda etmişlerdir. Aslında kadınlar gününde ilk önce gidip eli öpülecek şehit anneleridir.

Son olarak Peygamber efendimizin “SAV” bir Hadis-i Şerif ile Yazımı noktalıyorum.

Cennet annelerin ayakları altındadır.

147 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page