top of page

Sahur önerisi “Pomak Böreği”

Pomak böreği, sahur sofralarında hem doyurucu hem besleyici bir alternatif sunuyor. Ustası Gülay Kayan, okuyucularımız için tarifini paylaştı. Bu geleneksel Balkan lezzeti hem kültürel mirası yaşatıyor hem de uzun süre tok tutuyor.

Kırklareli’nin Demirköy ilçesi doğumlu aşçı Gülay Kayan, sahur sofraları için geleneksel bir lezzet olan Pomak böreğini önerdi.

2017 yılından bu yana sektörün içerisinde aktif olarak yer alan Kayan, aynı zamanda Trakya Turizm ve Gastronomi Derneği başkan yardımcılığı görevini sürdürüyor.

Balkan kökenli Pomaklar mutfağına ait olan Pomak böreği, doyurucu ve besleyici yapısıyla özellikle sahur için öne çıkıyor. Uzun süre tok tutan içeriği sayesinde Ramazan ayında tercih edilen tarifler arasında yer alıyor.

BULGURLU VE EKŞİMİKLİ ÖZEL İÇ HARÇ

Aşçı Gülay Kayan böreğin yapılışını şöyle anlattı:

“Pomak böreğinin yapımında 1,5 su bardağı bulgur ve 1 çorba kaşığı pirinç birlikte yıkanıp yumuşayıncaya kadar haşlanıyor. Soğuduktan sonra içerisine 3 adet yumurta kırılıp tuz eklenerek karıştırılıyor.

Hamur için ise 3 su bardağı un, 1 adet yumurta, su ve tuz kullanılıyor. Yoğrulan hamur dinlendirildikten sonra beş bezeye ayrılıyor. Bezeler unlanarak üzeri örtülüp dinlenmeye bırakılıyor.

Yağlanan börek tepsisine açılan ilk yufka seriliyor. Üzerine bulgurlu harç ve bir çorba kasesi kadar ekşimik (lor benzeri ekşi peynir) serpiliyor. İkinci yufka açılarak üzerine kapatılıyor. Bu işlem beş beze ve iç harç bitene kadar devam ediyor. Toplamda 200 gram tereyağı ve yarım su bardağı sıvı yağ kullanılıyor. Son yufka serildikten sonra altta sarkan hamur kısımları içe doğru kapatılıyor.”

AĞIR ATEŞTE ÇEVİREREK PİŞİRME YÖNTEMİ

Kayan pişirme sürecini de anlatırken, “Geleneksel pişirme yönteminde börek ağır ateşte altı kızarana kadar pişiriliyor. Ardından bir sini yardımıyla ters çevrilerek diğer tarafı da kızartılıyor. Bu yöntem, böreğin iki yüzünün de eşit şekilde pişmesini sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

Genellikle hoşaf eşliğinde servis edilen Pomak böreği, sahur sofralarında hem kültürel bir miras hem de tok tutucu bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

Gülay Kayan, Trakya ve Balkan mutfağına ait tariflerin yaşatılmasının önemine vurgu yaparak, özellikle sahurda geleneksel ve besleyici yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.

bottom of page