“Oruç nefsi terbiye eder”
- gorunumhaber

- 18 saat önce
- 2 dakikada okunur
“Müftüden Ramazan ve oruç üzerine değerlendirme”
Lüleburgaz İlçe Müftüsü Sabri Demir, Ramazan ayının manevi ve sosyal yönlerine dikkat çekerek oruç ibadetinin hikmeti, şartları ve toplumsal dayanışmaya katkıları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Haber: Uğur BAKAR
Lüleburgaz İlçe Müftüsü Sabri Demir, Ramazan ayı ve oruç ibadetine ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulundu.
Ramazan’ın hem bireysel hem toplumsal açıdan büyük bir nimet olduğunu ifade eden Demir, “Oruç sadece aç kalmak değil, insanın kendini terbiye etmesidir” dedi.
İslam dininde ibadetlerin güneş ve ayın hareketlerine göre düzenlendiğini hatırlatan Demir, Ramazan ayının hicri takvime göre her yıl yaklaşık 10 gün önce geldiğini belirtti. Bu sayede uzun yıllar oruç tutan bir kişinin hayatı boyunca farklı mevsimlerde oruç ibadetini yerine getirmiş olduğunu ifade etti.
Ramazan ayının Kur’an-ı Kerim’de özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Demir, bu ayın Kur’an’ın indirildiği ay olduğunu ve bin aydan hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi’ni içinde barındırdığını söyledi. İnsan bedeninin olduğu kadar ruhunun da gıdaya ihtiyaç duyduğunu dile getiren Demir, bu manevi gıdanın Kur’an, namaz ve zikirle sağlandığını kaydetti.
“RAMAZAN, DAYANIŞMA VE PAYLAŞMA AYIDIR”
Oruç ibadetinin sosyal yönüne de dikkat çeken Demir, sahurdan iftara kadar yaşanan açlığın ihtiyaç sahiplerinin halini anlamaya vesile olduğunu belirtti. Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışmayı artıran bir dönem olduğunu söyleyen Demir, zekât ve fitrelerin öncelikle yakın akrabalardan başlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının önemine değindi.
Toplumsal kaynaşma açısından iftar sofralarının önemine de değinen Demir, özellikle Trakya köylerinde sürdürülen ortak iftar geleneğinin birlik ve beraberliği güçlendirdiğini ifade etti. Genç, yaşlı, kadın ve çocukların aynı sofrada buluşmasının toplumsal dayanışmayı pekiştirdiğini söyledi.
ORUÇ KİMLERE FARZ?
Demir, oruç ibadetinin şartlarına ilişkin de bilgi verdi. Ramazan orucunun; Müslüman, akıllı, ergenlik çağına ulaşmış, yolcu olmayan ve sağlığı oruç tutmaya elverişli olan her Müslümana farz olduğunu belirtti.
Hastalık, yolculuk, hamilelik ve emzirme gibi durumlarda dinin kolaylık sağladığını ifade eden Demir, bu hallerde orucun geçici olarak ertelenebileceğini ancak bu ruhsatların keyfî değil, meşru mazeretlere dayanması gerektiğini vurguladı.
NİYET VE ORUCU BOZAN DURUMLAR
Oruçta niyetin önemine dikkat çeken Demir, “Ameller niyetlere göredir” hadis-i şerifini hatırlatarak, niyet olmadan orucun sahih olmayacağını söyledi. Hanefî mezhebine göre niyetin imsaktan öğle vaktine kadar yapılabileceğini, diğer mezheplerde ise imsaktan önce niyet edilmesi gerektiğini belirten Demir, en güzelinin geceden niyet etmek olduğunu ifade etti.
Orucu bozan durumlara da açıklık getiren Demir, bilerek yemek ve içmek, cinsel ilişki, sigara kullanmak, besleyici iğneler yaptırmak ve bilerek ağız dolusu kusmanın orucu bozduğunu söyledi. Buna karşılık unutarak yiyip içmenin, az miktarda kan vermenin, göz damlası kullanmanın, koku almanın ve istem dışı kusmanın orucu bozmadığını belirtti.
Tedavi amaçlı uygulamalarda ölçünün “beslenme yerine geçip geçmemesi” olduğunu ifade eden Demir, serum ve besleyici iğnelerin orucu bozduğunu; ancak aşılar, besleyici olmayan ağrı kesici veya antibiyotik iğneler ile bazı damlaların orucu bozmadığını kaydetti.
“ORUÇ BİR KALKANDIR”
Oruç ibadetinin hikmetine de değinen Sabri Demir, orucun nefsi terbiye ettiğini, sabır ve iradeyi güçlendirdiğini, şükür bilincini artırdığını ve fakirin hâlini anlamaya vesile olduğunu söyledi. Peygamber Efendimizin “Oruç bir kalkandır” hadis-i şerifini hatırlatan Demir, bunun orucun insanı kötülüklerden koruyan bir bilinç oluşturduğunu gösterdiğini ifade etti.
Demir, Ramazan ayının yalnızca aç kalmak değil, insanın kendini değiştirmesi için bir fırsat olduğunu belirterek, Ramazan’ın kalbin Allah’a yöneldiği, sabır, merhamet ve paylaşmanın öğrenildiği bir ay olduğunu sözlerine ekledi.


