“Okullar güvenli alanlar olmalı”
- Özlem KARAKOYUN

- 6 gün önce
- 3 dakikada okunur
Lüleburgaz’da eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları, Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan okul saldırılarını protesto etmek için üçüncü kez yürüyüş düzenledi. Üçgen Park’ta yapılan basın açıklamasında eğitimde şiddetin sistematik bir sorun haline geldiği vurgulanırken, öğrencilerin de katıldığı oturma eyleminde “Güvenli eğitim” çağrısı yapıldı.







Lüleburgaz’da eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları, son günlerde Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan okul saldırılarına tepki göstermek amacıyla üçüncü kez yürüyüş düzenledi.
Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Teç-Sen öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşe çok sayıda sivil toplum kuruluşu, siyasi temsilciler ve belediyenin zabıta ekipleri de katılım sağladı.
Yürüyüş, Lüleburgaz Öğretmenevi önünden başlayarak Üçgen Park’a kadar sürdü. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüş boyunca katılımcılar sık sık sloganlar atarak tepkilerini dile getirdi. “Okullarda şiddet eğitime ihanettir”, “Laik bilimsel demokratik eğitim” ve “Mobbingi bırak güvenliğe bak” sloganları yürüyüş boyunca yankılandı.
Üçgen Park’ta toplanan kalabalık, yürüyüş sırasında attıkları sloganları burada da sürdürdü. Ardından basın açıklaması gerçekleştirildi.
Açıklamayı Hürriyetçi Eğitim Sen temsilcisi Aylin Gabralı okudu.
Basın açıklamasında, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırılara dikkat çekildi.
Açıklamada, saldırılarda bir eğitim emekçisi ve öğrencilerin hayatını kaybettiği, çok sayıda yaralının ise tedavisinin sürdüğü belirtilerek, “Acımız derin, söylenecek sözlerin tükendiği noktadayız” ifadelerine yer verildi.
Okulların güvenli alanlar olması gerektiği vurgulanan açıklamada, yaşanan olayların münferit değil sistematik olduğu öne sürüldü. Eğitimdeki yapısal sorunlar, toplumsal çelişkiler, eşitsizlik ve geleceksizlik gibi etkenlerin şiddeti beslediği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, güvenlik ve rehberlik mekanizmalarının yetersiz kaldığı savunularak, eğitim politikaları eleştirildi ve sorumluların hesap vermesi gerektiği dile getirildi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de eleştirildiği açıklamada, eğitim ortamlarının güvenli hale getirilmesi gerektiği vurgulanarak, “Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliği sağlanmadan mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.
“OTURMA EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİLER”
Basın açıklamasının ardından katılımcılar oturma eylemine geçti. Eylemde küçük çocukların da yer alması dikkat çekti. Çocukların ellerinde taşıdığı pankartlarda “Eğitimde Şiddete Dur De!”, “Ben çocuğum. Yaşama ve eğitim hakkımı elimden almayın.”, “Geleceğim için buradayım.” ve “Okullarda öldürülmek istemiyoruz.” ifadeleri yer aldı.
Oturma eylemi sırasında söz almak isteyenlere konuşma imkânı tanındı. KESK Haber-Sen Basın Yayın Eğitim Sorumlusu Duygu Sarısülük yaptığı konuşmada eğitimde psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Okullara imam değil, sosyal hizmet uzmanı atanmalıdır. Rehberlik öğretmeni sayısı artırılmalı, daha geniş yetkiler verilmelidir. Gerekli gördüğü durumda rehberlik öğretmeni, sosyal hizmet uzmanına bildirmeli. Sosyal hizmet uzmanının dahilinde sorun görülen çocukta ve ailede rehabiliteye gidilmelidir. Bu çürümenin, bu toplumsal çürümenin önüne bir nebze de olsa bu şekilde geçebiliriz. 14 yaşın altına telefon yasağı getirilmesi bile bu sorunu çözemez. Çocuklar ergin yaşa geldiğinde zorunlu psikolojik destek almalıdır. Hatta gelir seviyesi fark etmeksizin bu hizmetler ücretsiz olmalıdır. Bu da yetmez şiddetle mücadele yasası çıkarılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Bir özel eğitim öğretmeni ise yaşananların uzun yıllardır biriken sorunların sonucu olduğunu belirterek, “Bu senelerdir biriken birçok nedenin yarattığı bir atmosferin sonucu.” dedi.
Eylemde söz alan öğrenciler ise duygularını içten ifadelerle dile getirdi. Bir öğrenci, “Ben bir öğrenciyim. Her sabah okula giderken aklımda sadece derslerim, hayallerim ve geleceğim olmalı. Ama son zamanlarda yaşanan olaylar yüzünden içimde büyük bir korku taşıyorum. Okul dediğiniz yer kalemin, defterin ve bilginin olduğu yerdir. Silahın, şiddetin yeri asla olmamalı. Bizler eğitim almak, kendimizi geliştirmek ve iyi bir gelecek kurmak için o kapılardan içeri giriyoruz. Korkarak değil güvenle girmek istiyoruz. Kimsenin bir öğrencinin hayatını, umutlarını, geleceğini ve ailesini tehdit etmeye hakkı yok. Ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için daha fazla güvenlik, daha fazla önlem ve daha fazla farkındalık istiyoruz. Biz sadece okumak istiyoruz. Yaşamak istiyoruz.” dedi.
Bir başka öğrenci ise yazdığı şiiri okuyarak alanda bulunanlardan alkış aldı. Küçük öğrencilerin attığı “Sınavdan değiliz, ölümden korkuyoruz” sloganı ise eylemin en çarpıcı anlarından biri oldu.
Eylem, yapılan konuşmaların ardından bir süre daha sloganlarla devam ederken, katılımcılar eğitimde şiddetin sona erdirilmesi ve okullarda güvenliğin sağlanması için mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.


