Nükleer itiraz yükseliyor!
- Özlem KARAKOYUN

- 29 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
“Trakya’nın kalbine nükleer santral kurulamaz”
SOL Parti tarafından düzenlenen basın açıklamasında, Istrancalar ve Longoz Ormanları çevresine planlanan nükleer santral projesine sert tepki gösterildi. Açıklamada, bölge halkı birleşik mücadeleye çağrıldı.

SOL Parti tarafından, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinin de katılımıyla düzenlenen basın açıklaması gerçekleştirildi.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Üçgen Park’ta yapılan açıklamada, Trakya’nın doğal yapısını ve yaşam alanlarını tehdit eden nükleer santral projesine karşı kararlı bir duruş sergilendi.
Basın açıklamasında, Kırklareli’nin Vize ve Demirköy ilçeleri arasındaki ormanlık bölge ile Poliçe Plajı ve Kum Çakıl Sahili arasındaki kıyı hattında, Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen yanı başına nükleer santral kurulmak istendiği vurgulandı.
SOL Parti Kırklareli İl Başkanı Celal Midilli tarafından yapılan açıklamada, “Bu ülkenin ormanlarını, tarım alanlarını, madenlerini, su havzalarını ve halkın yaşam alanlarını çok uluslu emperyalist şirketler ile yerli işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.
Trakya’daki çevre mücadelesinin 1990’lı yıllarda Ergene Nehri’nin kirletilmesiyle başladığı hatırlatılan açıklamada, süreç içerisinde yüzlerce taş ocağı açıldığı, kömür ocakları kurulduğu, rüzgâr enerji santralleriyle birlikte son olarak nükleer santral projelerinin gündeme getirildiği belirtildi. Türkiye’nin bir enerji açığı olmadığı, aksine enerji fazlası bulunduğu ifade edilirken, asıl sorunun iklim krizi olduğu dile getirildi.
Nükleer enerjinin dünya genelindeki payına da değinilen açıklamada, 1996 yılında yüzde 18 olan nükleer enerji payının bugün yüzde 9’a düştüğü, sağ partilerin iktidara geldiği ülkelerde nükleere yönelim artarken, sol ve sosyal demokrat partilerin nükleer enerjiden çıkış politikaları benimsediği aktarıldı. Güneş enerjisinin en ucuz enerji kaynağı olduğu vurgulanırken, nükleer atıkların toprakta 250 bin yıla kadar kalabildiğine dikkat çekildi.
Yakın tarihte yaşanan büyük nükleer kazaların nükleer enerjiden uzak durulması için önemli örnekler olduğu belirtilen açıklamada, Çernobil kazasında 400 bin kişinin bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkede yaklaşık 200 bin kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi. Bölgedeki kanser vakalarının önemli nedenlerinden birinin de Çernobil olduğu dile getirildi. Japonya’daki Fukushima nükleer santral kazasında ise 20 bin kişinin yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.
“14 BİN DÖNÜM ARAZİYİ KAPLAYACAK”
Kıyıköy’e yapılması planlanan nükleer santralin 14 bin dönüm araziyi kaplayacağı, yollar ve enerji nakil hatlarıyla birlikte bir milyondan fazla ağacın kesileceği belirtilerek, bölgede büyük bir kıyım yaşanacağı ve canlı yaşamının yok olacağı ifade edildi.
AK Parti iktidarının Trakya’yı enerji üssü haline getirmek istediği savunulurken, zaten su fakiri olan bölgedeki su kaynaklarının da bu projelerle tükeneceği kaydedildi.
Açıklamada, Trakya’yı bekleyen felaketlerden birinin de Meriç Nehri’nden çekilmesi planlanan su olduğu belirtilerek, bu durumun tarımı ve canlı yaşamını tamamen bitireceği uyarısı yapıldı. Çin ile yapılan nükleer santral anlaşmasının 2016 yılında Meclis’ten sessiz sedasız geçirildiği de hatırlatıldı. Lüleburgaz’daki doğalgaz çevrim santralinin bölgede 1,5 derece sıcaklık artışına neden olduğu, planlanan nükleer santral ile Trakya’nın çölleşeceği ifade edildi.
SOL Parti açıklamasında, bu sorunun ancak birleşerek ve dayanışma ile aşılabileceği vurgulandı. Anayasa’nın 56. maddesi hatırlatılarak, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi korumanın devletin ve vatandaşların ortak görevi olduğu ifade edildi.
Nükleer enerjiye ilişkin temel gerçekler de sıralanarak, nükleer enerjinin temiz olmadığı, karbonsuz olmadığı, çok pahalı ve son derece tehlikeli bir teknoloji olduğu belirtildi. SOL Parti, Trakya Platformu’nun, çevre derneklerinin, bölge halkının, bilim insanlarının ve hukukçuların itirazlarının yanında olduğunu açıkladı.
Basın açıklamasının sonunda, başta Trakya olmak üzere bölge illerindeki tüm halk nükleer santral projesine karşı birleşik mücadeleye çağrıldı. Istrancalar’da, Longoz Ormanları’nda ve Karadeniz kıyısında nükleer santral kurulmasına asla izin verilmeyeceği vurgulanarak, bu projenin başlamadan durdurulması gerektiği ifade edildi. Toprağın, suyun, ormanların, havanın ve geleceğin yok edilmemesi için mücadelenin büyütülerek sürdürüleceği kaydedildi.


