Mucizenin sessiz kahramanları!
- Özlem KARAKOYUN

- 6 May
- 3 dakikada okunur
“Her doğumda yeniden doğuyorum”
Dünya Ebeler Günü’nde konuşan 29 yıllık deneyimli ebe Derya Yakut, ebeliğin yalnızca bir meslek değil, hayatla ölüm arasındaki en kutsal anlara tanıklık eden bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı. Yıllardır sayısız doğuma eşlik eden Yakut, “Her doğumda yeniden doğuyorum” sözleriyle mesleğinin anlamını özetledi.



Geride kalan 5 Mayıs Dünya Ebeler Günü, insan hayatının en mucizevi anlarına tanıklık eden ebelerin emeklerini ve fedakârlıklarını bir kez daha görünür kılıyor.
Bu özel gün kapsamında, uzun yıllardır mesleğini büyük bir özveriyle sürdüren Medikent Hastanesi’nin deneyimli ebelerinden Derya Yakut ile konuştuk.
Tam 29 yıllık meslek hayatına sayısız doğum, sayısız hikaye ve unutulmaz anı sığdıran Yakut, 18 yıldır Medikent’te görev yaptığını söyledi. Tekirdağ Sağlık Meslek Lisesi Ebelik Bölümü’nden mezun olduğunu belirten Yakut, mesleki yolculuğunu akademik olarak da destekleyerek Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni tamamladığını ifade etti ve ebelik mesleğinin kendisi için yalnızca bir iş değil, kalpten yapılan bir yaşam biçimi olduğunu dile getirdi.
“MUCİZENİN BİR PARÇASIYIM”
Derya Yakut, mesleğini anlatırken duygularını şu sözlerle ifade etti: “Bugün burada bir ebe olarak konuşurken, aslında sadece kelimelerle değil; yaşadığım anılarla, tuttuğum ellerle, duyduğum ilk ağlayışlarla konuşuyorum… Ben bir ebeyim… Bir kapı aralanır hayatla ölüm arasında ve biz o kapının eşiğinde dururuz. Bebeğin kalp atışlarını duymak, ilk nefes, ilk ağlayış kalbimde tarifsiz bir sevinç bırakır ve ben o mucizenin bir parçasıyım. Bir annenin gözlerinde korkuyu gördüğüm anlar oldu, elimi tuttuğunda o sessiz ‘beni bırakma’ çığlığını hissettiğim anlar oldu ve ben her defasında sadece şunu söyledim: ‘Buradayım… birlikte başaracağız.’ O an bir bebeğin ilk nefesiyle oda değişir, zaman durur ve o ilk ağlayış sanki dünyaya umut yeniden gelmiş gibi yankılanır kalbimde. Biz ebeler o ilk sesi duyan ilk insanlardanız, bir kalbin dünyaya ‘merhaba’ dediği ana şahitlik ederiz ve her seferinde aynı heyecanı, aynı gözyaşını yaşadığımızı söyleyebilirim. Bazen kimse bilmez o anları, kimse görmez arka plandaki yorgunluğu, uykusuzluğu ama biz biliriz; bir annenin ‘Allah razı olsun’ deyişi ve ailenin mutluluğu her şeye bedeldir. Biz sadece doğum yaptırmayız, bir kadının anneye dönüşmesine tanıklık ederiz ve her defasında kalbimizden bir parça bıraktığımızı söyleyebilirim. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki biz bu mesleği aklımızla değil kalbimizle yapıyoruz. Ben bir ebeyim ve her doğumda yeniden doğduğumu hissediyorum. Tüm meslektaşlarımın Ebeler Günü’nü yürekten kutladığımı söylemek isterim, iyi ki varız, iyi ki bu mucizenin içindeyiz.”
“HER DOĞUM BİR HİKÂYE, HER HİKÂYE BİR İZ BIRAKIYOR”
Meslek hayatı boyunca unutamadığı sayısız anı olduğunu söyleyen Yakut, bazı doğumların ise hafızasında derin izler bıraktığını ifade etti. Zor geçen doğumlarda hem annenin hem de ailenin umudunu ayakta tutmanın en önemli görevlerinden biri olduğunu belirten Yakut, o anlarda yalnızca bir sağlık çalışanı değil, aynı zamanda bir destekçi ve yol arkadaşı olduklarını dile getirdi.
“GENÇ EBELER İÇİN EN ÖNEMLİ ŞEY SABIR VE VİCDAN”
Genç meslektaşlarına da tavsiyelerde bulunan Yakut, ebelik mesleğinin sadece bilgiyle değil, güçlü bir empati duygusuyla yapılması gerektiğini söyledi. Özellikle doğum anında annenin duygusal olarak desteklenmesinin en az tıbbi müdahale kadar önemli olduğunu vurgulayan Yakut, “Bir annenin kendini güvende hissetmesi doğumun seyrini bile değiştirebilir” dedi.
“SAĞLIK SİSTEMİNİN GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARI”
Ebelerin sağlık sistemindeki yerinin çoğu zaman yeterince görünür olmadığını ifade eden Yakut, buna rağmen meslektaşlarının büyük bir özveriyle çalışmaya devam ettiğini söyledi. Pandemi gibi zorlu süreçlerde dahi görevlerinin başında olduklarını hatırlatan Yakut, toplumun ebelerin emeğini daha fazla fark etmesi gerektiğini dile getirdi.
Yakut’un sözleri, ebeliğin yalnızca teknik bilgiyle değil; sabır, şefkat ve insan sevgisiyle yürütülen kutsal bir meslek olduğunu ortaya koydu. Uzun yıllar boyunca sayısız doğuma eşlik ettiğini söyleyen Yakut, ebeliğin çoğu zaman perde arkasında kalan bir meslek olduğunu ifade etti ve gecesi gündüzü olmayan çalışma saatlerine rağmen bir bebeğin ilk nefesi ile bir annenin yüzündeki huzurun tüm yorgunluğu unutturduğunu dile getirdi. Sağlık sisteminin temel yapı taşlarından biri olan ebelerin, doğum sürecinde hem annenin hem de bebeğin sağlığını koruyan en önemli meslek gruplarından biri olduğunu belirten Yakut, genç meslektaşlarına da bu mesleği sevgiyle ve sabırla yapmaları tavsiyesinde bulunduğunu söyledi. Yakut, ebelik mesleğinin bir işten öte vicdan ve sorumluluk gerektirdiğini ifade ederek her doğumun yeni bir umut ve yeni bir başlangıç anlamına geldiğini sözlerine ekledi.


