MASA SAHADA!
- Tevfik İŞÇİ

- 19 Tem 2025
- 3 dakikada okunur
Ağustos ayında yapılacak olan kamu çalışanlarının Toplu İş Sözleşmesi süreci öncesinde Lüleburgaz’a gelen KESK bileşenleri sahada kamu emekçilerinden birebir talepleri dinledi. Sendika temsilcileri ayrıca gazetemizi ziyaret ederek önemli açıklamalarda bulundu.




Ağustos ayında yapılacak olan kamu çalışanlarının Toplu İş Sözleşmesi süreci öncesinde Lüleburgaz’a gelen KESK bileşenleri sahada kamu emekçilerinden birebir talepleri dinledi. Sendika temsilcileri ayrıca gazetemizi ziyaret ederek önemli açıklamalarda bulundu.
Ziyarette, KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, Tüm Bel Sen MYK üyesi Zeynep Sarıkaya Altun, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, SES MYK üyesi Eylem Kaya Eroğlu, Tüm Bel Sen Kırklareli Şube Başkanı Berkan Çavaş, Tüm Bel Sen Kırklareli Şube Hukuk Sekreteri Özgü Sert, Eğitim Sen Kırklareli Şube Başkanı Okan Balcı ve Eğitim Sen Lüleburgaz Temsilcisi Mehmet Sezgin yer aldı.
Kamu emekçileri ile yapılacak görüşmeler öncesinde gazetemizi ziyaret eden heyet kurucumuz Mesut Sarıoğlu ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Tevfik İşçi ile görüştü.
Gazetemizi ziyarette açıklamalarda bulunan KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, gerçekleştirdikleri ziyaretlerde kamu emekçileri ile birebir toplantılar yaparak taleplerini dinlediklerini söyledi.
Bu kapsamda Lüleburgaz’da ziyaretler gerçekleştireceklerini aktaran Yılmaz, alınacak talepleri resmi görüşmelerde sunacaklarını kaydetti.
AK Parti iktidarını da eleştiren Yılmaz, şöyle konuştu:
“İktidar 22 yılda işçilerden destek alarak iktidarda kaldı. Seçimlerin sonrasında çıkan sonuçlara bakınca bunu görebiliyoruz. Şimdiye kadar rıza yaratabildi fakat 22 yıl sonra ilk kez işçiler AK Parti binalarına yürüdü. 22 yıllık iktidarın bizim önümüze koyduğu hayat belli. Biz çok kötü koşullarda çalışıyoruz. Herhangi bir öğretmen, hemşire, PTT çalışanı haftada neredeyse 60 saat çalışıyor. Sağlıkçılar geçinebilmek için nöbet tutuyor, öğretmenler özel dersler veriyorlar. PTT çalışanları zaten kan ter içinde. Bütün bunlar olurken bunların kazancını toplu sözleşme masasında elde etmeye çalışıyoruz. Öncelikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a ve tüm örgütlü konfederasyonlara çağrı yapıyoruz. Grev hakkı içeren, örgütlenmenin önündeki engelleri kaldıran yeni bir yasa talep ediyoruz ve taslaklarımızı başta CHP olmak üzere tüm partilere ilettik. 1 Ağustos'a kadar bu çalışmayı yürüteceğiz. Biz kamu emekçileri ile, üyelerimizle değil bunun altını özellikle çiziyorum; tüm sendikaların üyeleri ve sendikasızlar ile oturup talepleri tartışacağız. Bu talepler tabii ki sır değil, fakat bunu yapıyoruz. Mesele şu; diğer sendikalardan farklı olarak biz taslağı direkt olarak kamu emekçileri ile birlikte hazırlayacağız ve 1 Ağustos tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın kapısına dayanacağız. İmzalamayacağını biliyoruz fakat yine de talep edeceğiz. Sonrasında 4-5-6 Ağustos tarihlerinde Ankara'da yine bir toplu sözleşme masası kurarak, geceli gündüzlü, görüşmeler devam ettiği sürece görüşmeleri tartışmaya devam edeceğiz. Bu işçilerin toplu sözleşme süreçleri ve grevleri ile çakışacak gibi görünüyor.”
Ziyarette konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise, öğretmenlerin yaşadığı sorunlara değinerek, “Bizim açımızdan, eğitim emekçileri açısından talep sadece ekonomik değil. Kamusallık, daha iyi hizmet almak ve vermek için çok önemli. Meselenin boyutunu iki taraflı görebiliyoruz. Eşitsizlikler çok var. Ücretli öğretmenlik diye bir mesele var bu ülkede, buna karşılık gelen bir söz yok. Bir öğretmeni haftada 30 saat sınıfa sokup asgari ücretin 3/2'si kadar ödeme yapmak kölelik düzeninin bile altında. AK Parti iktidarı geldiğinden beri eğitim üzerinden yeni bir rejim ve Türkiye planlanıyor. Tarikat ve cemaatler ile herşeylerini var ediyorlar. Bizim için önemli olan ülkenin geleceğini belirleyecek yeni kuşaklar ve aldıkları eğitim. Bunların topu sözleşme ile alakası şu; sistem birbirine o kadar bağlanmış ki, bu yeni sistemi oluştururken kendine göre bir sendika da oluşturmuş, herkesi için de korunaklı bir alan, üye sayıları da fazla. Bu sendika üzerinden herşey normal, çalışanların talepleri üzerinden toplu sözleşme ve müfredatlar yapılıyormuş gibi gösteriliyor. Diğer sendikaları da buna ikna etmemiz gerekiyor. Biz alternatif bir toplu sözleşme masası kuracağız, emekçilerin gerçek sorunlarını anlatacağız. Bunlar görmezden gelindiği sürece genel grev ve genel direnişi örgütleyeceğiz. Biz şimdiden işyerlerinde bunun duyurusunu yapıyoruz. Emekçiler kendi haklarına sahip çıkmaktan çekiniyor ve buna üzülüyoruz. Emekçiler arasında gelir eşitliği oluşması gerekiyor. Bu ülkede ücertli çalışanların ücretleri birbirine yakınlaşmadığı sürece hepimiz için gelecek daha karanlık ve daha kaotik.” ifadelerini kullandı.
SAHAHAYA ÇIKTILAR
KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, Tüm Bel Sen MYK üyesi Zeynep Sarıkaya Altun, Lüleburgaz Belediyesi çalışanları ile bir araya gelerek, Ağustos ayında yapılacak toplu iş sözleşmesine dair taleplerini dinledi.
Belediye çalışanları, 4688 sayılı sendikalar kanununun, grev olmadan toplu sözleşme yapmaya zorladığı, bunun çorbayı çatalla içmeye benzediğini belirttiler. Bu yasanın değişmesi gerekliliği, 3600 ek göstergenin tüm kamu çalışanlarına uygulanması gerektiği, KHK’lar ile işten atılan en başta barış akademisyenleri ve diğer kamu çalışanların iade edilmesi, kadrolu ve güvenceli istihdam edilmesi, kayyum atamaların son bulması talepleri öne çıktı.
ÖĞRETMENLER TALEPLERİNİ SIRALADI
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ve SES MYK üyesi Eylem Kaya Eroğlu da Lüleburgaz’daki öğretmenler ile görüştü.
Görüşmeden öğretmenler, vergide adaletin sağlanması, verginin ℅10 sabitlenmesi, en düşük kamu emekçisinin aylığı yoksulluk sınırı olan 85 bin liranın altında olmamasını, atamalarda mülakat değil, liyakatın geçerli olması, öğrencilere bir öğün yemek verilmesi ve temiz su verilmesi gibi taleplerini Kemal Irmak a ilettiler.
Ayrıca Lüleburgaz’da Postane çalışanları da ziyaret edilerek talepleri dinlendi.


