Kıraathanede son demler!
- Özlem KARAKOYUN

- 5 gün önce
- 3 dakikada okunur
Lüleburgaz’da 31 yıldır Cam-İş Kıraathanesi’ni işleten 56 yaşındaki Hüseyin Sarıboğa, bir yanda babasına duyduğu saygı nedeniyle vazgeçtiği futbol kariyerini, diğer yanda ise hızla yok olan kıraathane kültürünü anlattı. Artan maliyetler, değişen alışkanlıklar ve gençlerin kahvehanelerden uzaklaşmasıyla ayakta kalma mücadelesi veren Sarıboğa, “Kıraathaneler bir zamanlar bilginin, sohbetin ve paylaşımın merkezleriydi. Şimdi ise herkes telefonuna gömülmüş durumda” diyerek yaşanan dönüşüme dikkat çekti.




Lüleburgaz’da uzun yıllardır esnaflık yapan Cam-İş Kıraathanesi sahibi Hüseyin Sarıboğa, hem spor hem de esnaf kimliğiyle dikkat çekiyor. 1994 yılından bu yana kıraathane işleten Sarıboğa, aynı zamanda 17 yıl boyunca aktif futbol oynadı. Lüleburgaz, Tekirdağ, İstanbul ve İzmir’de çeşitli takımlarda forma giyen Sarıboğa, futbola olan tutkusunun hiç bitmediğini dile getirerek, “Ben futbol aşığıyım, hâlen de oynarım” dedi.
Futbol kariyerinde unutamadığı bir dönüm noktasını da paylaşan Sarıboğa, Göztepe’den teklif aldığını ancak babasının izin vermemesi nedeniyle bu fırsatı değerlendiremediğini söyledi. “İçimde hep bir ukde olarak kaldı. O dönemlerde babaya saygı çok önemliydi. Babam ne dediyse ‘tamam’ dedik, sorgulamadık. Şimdi o saygı çok az kaldı. Biz de babamızın sözünden çıkmadık ve futbolu bırakıp esnaf olduk” ifadelerini kullandı.
“İNSANLAR KAHVEYE GELİYOR AMA SOHBET ETMİYOR”
Ailede kıraathane işletmeciliğinin köklü bir geçmişe dayandığını anlatan Sarıboğa, kardeşinin 9 yaşından bu yana bu işi yaptığını, kendisinin ise 31 yıllık bir esnaflık tecrübesine sahip olduğunu belirtti. Kıraathanelerin tarihsel önemine vurgu yapan Sarıboğa, “Kıraathanelerin temeli 1800’lü yıllara dayanır. O dönemlerde buralar sadece çay içilen yerler değil, halkın bilinçlendiği, sosyalleştiği, ticaretten siyasete kadar her konunun konuşulduğu mekânlardı” dedi.
Günümüzde bu kültürün hızla yok olmaya yüz tuttuğunu söyleyen Sarıboğa, teknolojinin etkisine dikkat çekti. “Şimdi insanlar kahveye geliyor ama sohbet etmiyor. Herkesin elinde telefon, başını eğmiş ekrana bakıyor. Çayını içip vakit öldürüp gidiyor. Üstüne bir de artan kira, eleman ve diğer maliyetler eklenince Lüleburgaz’da kıraathane işi bitme noktasına geliyor. Biz yine de elimizden geldiğince bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“YÜZ YÜZE İLETİŞİM AZALDI”
Teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte yüz yüze iletişimin azaldığını belirten Sarıboğa, özellikle akıllı telefonların sohbetin önüne geçtiğini ifade etti. İnsanların aynı masada oturmasına rağmen birbirleriyle konuşmadığını söyleyen Sarıboğa, bunun sadece kıraathanelerde değil, toplumun her alanında hissedilen bir kopuşa dönüştüğünü kaydetti.
Arabesk müziğe olan ilgisiyle de bilinen Sarıboğa, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses hayranı olduğunu, işyerinde bu sanatçıların fotoğraflarına yer verdiğini söyledi. Esengül’e duyduğu hayranlığı ise duygusal sözlerle anlattı: “Esengül çok güzel şarkılar söylerdi ama maalesef zalimce katledildi. Şarkılarını dinlemeyi çok severdim, kızıma da onun adını verdim.”
“MÜDAVİMLER EMEKLİ ÖĞRETMENLER”
Cam-İş Kıraathanesi’nin müdavimleri arasında çoğunlukla emekli öğretmenlerin yer aldığını belirten Sarıboğa, onların da kahvehane kültürüne dair görüşlerini paylaştı. Emekli öğretmenler, kıraathanelerin kendileri için hâlâ önemli bir sosyalleşme alanı olduğunu vurgulayarak, “Kahve kültürü bizim açımızdan bitmiş değil. Gençler daha çok kafeleri tercih ediyor olabilir ama kıraathaneler özellikle bizim kuşak için hâlâ canlı ve anlamlı mekânlar” ifadelerini kullandı.
Kafelerle kıyaslama yapan emekli öğretmenler, “Kafelerde fiyatlar oldukça yüksek. Burada ise hem daha uygun hem de daha samimi bir ortam var. İnsanlar birbirini tanıyor, selam veriyor, hal hatır soruyor. Bu sıcaklığı kafelerde bulmak zor” diye konuştu.
Görev yaptıkları yıllardan örnekler veren öğretmenler, “Biz yıllarca köylerde görev yaptık. Çalıştığımız köylerde kâğıt ve taş oyunları yasaktı; bu durum doğuda da batıda da aynıydı. Zaten biz oyun oynamayı çok bilmeyiz. Buraya gelme amacımız oyun değil, sohbet etmek, güncel konuları konuşmak, dostlarla bir arada vakit geçirmek” sözleriyle kıraathanelerin asıl işlevinin muhabbet olduğunu dile getirdi.
Tüm zorluklara rağmen Cam-İş Kıraathanesi, Lüleburgaz’da geçmişle bugünü buluşturan, sohbetin ve hatıraların yaşatıldığı nadir mekânlardan biri olarak varlığını sürdürmeye çalışıyor.

