KÜBA’DA GÜNEŞ ENERJİLİ ÇÖZÜM ve YENİLENEBİLİR ENERJİ
- Vicdan ALADAĞ

- 5 gün önce
- 3 dakikada okunur
Küba’daki enerji krizine Türkiye’den güneş enerjili çözüm
ABD yaptırımlarının gölgesinde derinleşen enerji kriziyle mücadele eden Küba’da, Türkiye’nin Havana Büyükelçiliği çözümü yenilenebilir enerjide buldu. Büyükelçilik binasına kurulan güneş enerjisi sistemi sayesinde, elektrik kesintilerine rağmen tam mesai düzenine yeniden geçildi.
Küba’da son aylarda artan elektrik kesintileri hem günlük yaşamı hem de diplomatik misyonların faaliyetlerini ciddi biçimde aksatırken, birçok ülkenin temsilciliği çalışma saatlerini sınırlamak zorunda kaldı. Türkiye ise sahada hızlı bir teknik çözüm uygulayarak kesintilerin etkisini minimize etti.
Türkiye’nin Havana Büyükelçisi, yaptığı açıklamada, iki hafta önce devreye alınan güneş panelleri sayesinde kesintilerden bağımsız bir çalışma düzenine geçtiklerini belirtti. Büyükelçi, “Sistemi kısa sürede kurduk ve bu sayede yeniden tam mesaiye başladık.” dedi.
Enerji krizinin arka planında ise Venezuela’dan Küba’ya yönelik petrol sevkiyatının kesilmesi yer alıyor. ABD’nin yaptırım baskısını artırması ve petrol tankerlerine el koyması, ada ülkesinde akaryakıt arzını ciddi ölçüde daralttı. Bu durum, uzun süreli elektrik kesintilerini beraberinde getirdi.
Büyükelçi, kriz nedeniyle büyükelçiliğin de başlangıçta çalışma saatlerini azaltmak zorunda kaldığını ancak Dışişleri Bakanlığı ile hızlı bir koordinasyon kurularak çözüm geliştirildiğini aktardı. Bakanlığın talebi süratle onaylanmış ve teknik ekip ile ekipmanın kısa sürede Havana’ya ulaştırılması sağlanmıştır.
“Türk hariciyesi olarak bayrağımızın dalgalandığı her yerde görevimizi sürdürmek zorundayız.” diyen Büyükelçi, mevcut koşulların Küba halkı açısından çok daha ağır olduğuna dikkat çekti.
Öte yandan enerji krizi yalnızca Türkiye’nin değil, ülkedeki diğer yabancı misyonların da çalışma düzenini etkiledi. ABD basınına yansıyan haberlere göre, başta ABD’nin Havana Büyükelçiliği olmak üzere bazı temsilcilikler personelini gruplar halinde uzaktan çalışmaya yönlendirdi, hatta zorunlu olmayan personelin ülkeden çekilmesi gündeme geldi.
Türkiye’nin Küba’ya yönelik politikası ise yaptırımlara karşı net bir tutum içeriyor. Büyükelçi, Ankara’nın, Küba’nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na sunduğu ambargonun kaldırılması yönündeki karar tasarılarını desteklediğini hatırlatarak, yaptırımların bir dış politika aracı olarak kullanılmasına ilkesel olarak karşı olduklarını vurguladı.
Enerji krizine karşı “en güçlü kalkan”: Yenilenebilir enerji
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) yeni politika tavsiyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca iklim hedefleri için değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve ekonomik istikrar için de kritik bir araç haline geldiğini ortaya koyuyor.
Küresel enerji krizine karşı en etkili yanıt yenilenebilir enerjidir. Yenilenebilir enerjinin stratejik biçimde yaygınlaştırılması, birçok ülkenin kriz karşısındaki direncini belirgin şekilde arttırmıştır.
Fosil bağımlılığı azalıyor, kapasite rekor kırıyor
Enerji Ajansının raporu, yenilenebilir enerjinin Avrupa’da İspanya ve Portekiz’den Asya’da Çin, Hindistan ve Pakistan’a kadar geniş bir coğrafyada fosil yakıt ithalatına bağımlılığı azalttığını ortaya koyuyor. Küresel ölçekte ise yenilenebilir enerji kapasitesi büyümesini sürdürüyor. 2025 yılında sisteme eklenen 692 GW’lık (GW=Gigawatt=1GW=1 milyar watt) yeni kapasite, bu alanda tarihi bir artışa işaret ediyor.
Maliyetlerdeki hızlı düşüş de dönüşümü hızlandıran temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Verilere göre, yeni kurulan yenilenebilir enerji projelerinin % 85’inden fazlası artık fosil yakıtlı alternatiflerden daha düşük maliyetle elektrik üretiyor. 2010’dan bu yana güneş enerjisi maliyetleri % 87, karasal rüzgâr enerjisi %55 ve batarya depolama maliyetleri % 93 oranında geriledi.
Öte yandan, rüzgâr veya güneş enerjisinin batarya depolama ile entegre edildiği sistemler, kesintisiz elektrik arzı sağlayarak fosil yakıtlı santrallere rekabetçi bir alternatif haline geliyor.
“Yenilenebilir enerji artık bir güvenlik meselesi”
Mevcut enerji krizi, yenilenebilir enerjinin stratejik önemini net biçimde ortaya koymuştur. Hükümetlerin yatırımları hızla bu alana yönlendirmesi gerekiyor. Özellikle elektrifikasyonun hızlandırılması kritik önemdedir.
Orta Doğu gerilimi kırılganlığı arttırıyor
Raporda, Orta Doğu’daki süregelen çatışmaların fosil yakıtlara bağımlı enerji sistemlerinin yapısal kırılganlığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Petrol ve gaz fiyatlarındaki dalgalanmalar doğrudan elektrik fiyatlarına yansıtıldığı için, ekonomik istikrar açısından risk oluşturduğu vurgulanıyor.
Bu etkilerin yalnızca enerji piyasalarıyla sınırlı kalmayacağı; enflasyon, ekonomik büyüme ve özellikle kırılgan topluluklar üzerinde ciddi baskılar yaratacağına dikkat çekiliyor.
Politika yapıcılara yol haritası
IRENA’nın önerileri, kısa, orta ve uzun vadeli adımları kapsayan kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Buna göre:
Dağıtılmış yenilenebilir enerji sistemlerinin yaygınlaştırılması ve sektörler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi
Enerji talebini azaltmaya yönelik kamu kampanyaları ve düzenleyici önlemler
Zaman bazlı elektrik tarifeleri ile tüketimin yenilenebilir üretimin yüksek olduğu saatlere kaydırılması
Elektrifikasyonu desteklemek için teşvik, vergi indirimi ve sübvansiyonlar
Şebekeden bağımsız bölgelerde güneş-batarya hibrit mini şebekelerin yaygınlaştırılması
Ulaşımda özellikle iki ve üç tekerlekli araçlar ile toplu taşımanın elektrifikasyonu
Orta vadede, şebeke altyapısının güçlendirilmesi, batarya depolama kapasitesinin artırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi ön plana çıkarken, uzun vadeli perspektifte ise, net ve öngörülebilir politika çerçeveleri oluşturulması, yerli tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve sanayide elektrifikasyonun hızlandırılması kritik başlıklar arasında yer alıyor.
IRENA’nın değerlendirmesi, yenilenebilir enerjinin yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik bir zorunluluk haline geldiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması; enerji güvenliği, fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme için en etkili çözüm olarak öne çıkıyor.


