top of page

“Kulağınızı yüksek sesle yormayın”

Özellikle gençlerin günlük yaşamının bir parçası haline gelen kulaklık kullanımı, yüksek sesle birleştiğinde işitme sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Özel Medikent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Adalı, yüksek sesin iç kulaktaki hassas yapılara zarar verebildiğini belirterek vatandaşları uyardı.

Müzik dinlemek, video izlemek, telefon görüşmesi yapmak… Kulaklıklar artık günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında. Ancak kulaklık kullanımında ses seviyesinin yükseltilmesi ve uzun süre kesintisiz dinleme yapılması, işitme sağlığı açısından ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Özellikle gençlerde yaygınlaşan yüksek sesli müzik dinleme alışkanlığına dikkat çeken Lüleburgaz Özel Medikent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Adalı, yüksek sesin kulağa verdiği zararın çoğu zaman hemen fark edilmediğini söyledi.

“HASAR ZAMANLA ORTAYA ÇIKIYOR”

Yüksek sesin iç kulakta bulunan ve işitmede görev alan hassas yapılarda hasara neden olabileceğini ifade eden Adalı, bu durumun başlangıçta geçici bir işitme azalması veya kulakta çınlama şeklinde kendini gösterebildiğini belirtti.

Adalı, yüksek sese maruz kalmanın devam etmesi halinde oluşan hasarın kalıcı işitme kaybına kadar ilerleyebileceğini ifade ederek, “Kulak yüksek sese maruz kaldığında bunu her zaman hemen bir ağrı ile göstermez. Bu nedenle kişiler herhangi bir sorun yaşamadığını düşünerek aynı alışkanlığı sürdürmeye devam edebiliyor. Oysa özellikle uzun süreli ve yüksek şiddette ses maruziyeti, iç kulakta geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir” dedi.

KULAKLIĞI TAKIP SESİ AÇMAYIN

Kulaklık kullanımında yalnızca ses seviyesinin değil, kullanım süresinin de önemli olduğuna dikkat çeken Adalı, vatandaşların yüksek sesle uzun süre müzik dinlemekten kaçınması gerektiğini söyledi.

Özellikle dış ortamın gürültülü olduğu yerlerde kişilerin çevredeki sesi bastırmak için kulaklığın sesini daha fazla açabildiğini belirten Adalı, bunun kulağın maruz kaldığı ses düzeyini artırdığını ifade etti.

Adalı, mümkün olduğunca daha düşük ses seviyelerinin tercih edilmesini ve uzun süreli kullanımlarda kulağın dinlendirilmesini önerdi.

ÇINLAMA VARSA DİKKAT!

Kulakta çınlama, uğultu, dolgunluk hissi veya sesleri eskisine göre daha az duyma gibi şikayetlerin önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Adalı, özellikle yüksek sesli bir ortamdan çıktıktan sonra bu belirtilerin devam etmesi halinde KBB uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi.

İşitme kaybının yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sorun olmadığını belirten Adalı, yüksek sese maruz kalmanın gençlerde de işitme problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabildiğini ifade etti.

“ALIŞKANLIK HALİNE GELMESİN”

Adalı, özellikle gençlerin gün içerisinde saatlerce kulaklık kullanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, yüksek sesli müzik dinlemenin bir alışkanlık haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.

 

Kulak sağlığının korunması için ses seviyesinin makul düzeylerde tutulması, uzun süre kesintisiz kulaklık kullanılmaması ve çınlama gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Adalı, “İşitme kaybı çoğu zaman bir anda ortaya çıkan bir sorun değildir. Yıllar içerisinde gelişebilen hasarlar söz konusu olabilir. Bu nedenle bugün kulağımıza nasıl davrandığımız, gelecekteki işitme sağlığımız açısından büyük önem taşıyor” dedi.

bottom of page