top of page

KRİTİK MİNERALLERDE DÖNÜŞÜM

Kritik minerallerde jeopolitik dönüşüm: ABD, AB ve Japonya tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor

ABD’nin ev sahipliğinde düzenlenen Kritik Mineraller Bakanlar Toplantısı’nda, AB ve Japonya ile tedarik zincirlerinin güvence altına alınması, Çin’e bağımlılığın azaltılması ve stratejik ham maddelerde yeni bir uluslararası iş birliği mimarisinin kurulması hedefi öne çıktı.

 


Kritik mineraller, elektrikli araç bataryalarından yarı iletkenlere, savunma sanayiinden temiz enerji teknolojilerine kadar birçok stratejik sektörde kullanılıyor. Ancak küresel üretim ve rafinasyonun büyük kısmı Çin tarafından kontrol edildiği için tedarik zincirlerinde önemli kırılganlıklar bulunuyor.

ABD yönetimi, kritik minerallerin tedarik zincirlerini güçlendirmek ve Çin’e olan bağımlılığı azaltmak amacıyla düzenlenen ilk “Kritik Mineraller Bakanlar Toplantısı”na ev sahipliği yaptı. Toplantıya 50’den fazla ülke ve Avrupa Birliği temsilcileri katıldı.

Toplantının ana gündem maddesi, kritik minerallerin üretim, işleme, rafinaj ve geri dönüşüm alanlarında tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi oldu. ABD Temsilcisi, ülkelerin kendi rollerine uygun iş birliği alanları belirlemeye hazır olduklarını söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı, toplantıda kritik mineraller için yeni bir uluslararası ticaret bloğu oluşturulması önerisini gündeme getirdi. Bu teklif, belirli fiyat tabanları ve standart kurallar oluşturarak, Çin’den gelen daha ucuz arzla rekabet etmekte zorlanan madencilik ve işleme projelerine yatırım çekmeyi amaçlıyor.

Yapılan çağrılar, sadece arz güvencesi sağlamakla kalmayıp, fiyat istikrarı ve yatırım teşviklerini de içeren koordineli politikalara dayanıyor.

AB ve Japonya ile ortak adımlar

Toplantıda ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Japonya ile kritik mineraller tedarikini güvence altına almak adına iş birliğini derinleştirme kararı aldı. Taraflar önümüzdeki en kısa sürede bir mutabakat zaptı imzalamayı planlıyor. Bu anlaşma, madencilikten geri dönüşüme kadar projelerin belirlenmesi ve desteklenmesini kapsayacak.

AB tarafı, bu adımı Çin’e olan bağımlılığı azaltma ve ekonomik ulusal güvenliği güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriyor. Birlik, kritik hammaddelerdeki bağımlılığın toplanan verilerle hâlâ yüksek seviyelerde olduğunu ve bunun temiz enerji hedeflerini zorladığını belirten bir rapor yayımlamıştı.

Toplantıya katılan ülkeler arasında Kanada, Japonya, Meksika, Güney Kore, Avustralya, ve Afrika ile Latin Amerika ülkeleri de yer aldı. ABD Ticaret Temsilcisi , Meksika ile bir kritik mineraller eylem planı yürürlüğe koyduklarını ve benzer planları Japonya ve AB ile koordine edeceklerini duyurdu.

Ayrıca Washington, Britanya ile de kritik mineraller konusunda bir mutabakat zaptı imzaladı; bu anlaşma maden ve işleme tedarik zincirlerinin güvenli hale getirilmesini hedefliyor.

Pekin’den sert tepki

ABD’nin müttefik ülkelerle oluşturmayı hedeflediği tercihli ticaret bloğu önerisine Çin eleştiriyle yanıt verdi. Pekin yönetimi, küçük ülke gruplarının uluslararası ticaret düzenini bozma riski taşıdığını savunarak, açık ve kapsayıcı ticaretin önemini vurguladı.

Kritik mineraller sadece yüksek teknoloji ürünleri için değil, aynı zamanda savunma, enerji dönüşümü ve yeşil ekonomi hedefleri açısından da merkezi bir rol oynuyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) riskleri, çalışma koşulları ve jeopolitik rekabet gibi faktörler bu sektörün zorluklarını artırıyor.

Uzmanlar, ABD liderliğindeki bu girişimin küresel kritik mineraller pazarını yeniden şekillendirme potansiyeli taşıdığını ancak Çin’in hâkim konumunun kolayca kırılmayacağını belirtiyor. AB’nin ve diğer müttefiklerin adımları, tedarik güvenliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olsa da, uzun vadeli stratejilerin geliştirilmesi gerekeceği ifade ediliyor.07.02.2026

bottom of page